Bu yılın bahar aylarında benzin pompalarındaki üçüncü düğmenin üzerinde görünen fiyat birkaç gün boyunca ortalama 5,40 doları aştı. Amerikalı sürücüler yine de taleplerini azaltmadı. Premium benzin artık normale göre galon başına yaklaşık bir dolar daha pahalı; bu fark, on yıl önce sürücülerin yüksek oktanlı yakıt için ödediği “premium” fiyatından çok daha fazla. Buna rağmen premium benzine olan talep artıyor. Bunun bir nedeni, birçok yeni aracın en az 91 oktan seviyesinde premium yakıt önermesi veya talep etmesi. Ancak pek çok sürücü, yüksek oktanlı benzinin motorlarına bir tür özel bakım sunduğunu yanlış bir şekilde düşünüyor.
TALEP PATLAMASI VE FİYAT FARKININ TARİHİ
Premium benzine olan talep artışının arkasında yatan sebeplerden biri, bu yakıtı gerçekten ihtiyaç duyan lüks SUV, kamyonet ve üst sınıf araç sahiplerinin sayısının artması. Talep ne olursa olsun, benzin istasyonları son yirmi yılda premium benzin fiyatlarına yaptıkları zamları adeta turboşarj etti ve bu durum istasyon sahipleri için bir kâr motoruna dönüştü. Tarihsel olarak yüksek oktanlı benzin normale göre galon başına yalnızca 20 sent daha pahalıydı ve bu fark onlarca yıl neredeyse hiç değişmedi. Ancak bu fark 2005 yılı civarında giderek açılmaya başladı ve on yıl sonra adeta roket gibi fırladı. Enerji Bilgi İdaresi verilerine göre, fark 2015’te 40 sente, 2018’de 60 sente ve 2022’de 80 sente ulaştı. Bugün ise 1 doların hemen altında seyrediyor.
PREMIUM FİYATLARIN ARKASINDAKİ GERÇEK: KÂR MARJI
Yüksek rafinaj maliyetleri kısmen sorumlu olsa da, perakende fiyatlarındaki artışın büyük kısmı rafinaj maliyetleriyle açıklanamıyor. 2000’li yılların ortasında yürürlüğe giren federal düzenlemeler, otomobil üreticilerinin araçların kükürt emisyonunu düşürmesini gerektirdi ve bu da oktan seviyesini düşürdü. Premiumun yüksek oktan seviyesini korumak için rafineriler, daha temiz yanan, daha yüksek oktanlı ve daha pahalı olan etanol eklemeye başladı. Ancak etanol maliyeti marjinaldi ve perakende fiyatlarındaki fahiş artışı açıklamaktan çok uzaktı. EIA verilerine göre, son yirmi yılda premium ve normal benzin arasındaki fark galon başına 70 sent artarken, toptan fiyatlardaki fark 2007’den bu yana yalnızca 20 sent arttı. Bu durum, premium benzinin benzin istasyonları için saf kâra dönüştüğü anlamına geliyor.
TÜKETİCİ ALGISI VE PAZARLAMA STRATEJİLERİ
Talepteki artışın bir diğer nedeni de tüketici algısı. Bazı sürücüler, araçları ihtiyaç duymasa bile premium benzin alıyor. Bir asırlık pazarlama bu algıyı yarattı. Premium benzin ilk kez 1923’te piyasaya sürüldü ve “Ethyl” gazı, normalin üzerinde bir yükseltme ile eş anlamlı hale geldi. Zamanla benzin istasyonları oktan seviyeleri üzerinde rekabet etmeye başladı. Ancak oktan sadece yakıt stabilitesinin ve vuruntuya karşı direncin bir ölçüsüdür; aracı hızlandırmaz. Amerikan Otomobil Birliği’nin 2016 tarihli bir çalışmasına göre, premium benzin normal 87 oktanlı benzin için üretilmiş araçlara hiçbir fayda sağlamıyor. Çoğu sürücü, 91 oktanın üzerindeki seviyelerden herhangi bir performans artışı görmeyecek. Bu durum, sektör temsilcileri tarafından “bir pazarlama şeyi” olarak nitelendiriliyor.