Fransız Cezayirli fotoğraf sanatçısı Camille Farrah Lenain, “Made of Smokeless Fire” adlı yeni fotoğraf kitabında Fransa’daki queer Müslüman yaşamını sinematik ve rüya gibi portrelerle belgeliyor. Altı yıl süren bu projede ülke genelinden yaklaşık 50 LGBTQ+ katılımcı yer alırken, çoğu kimliğini gizlemeyi tercih eden kişiler yalnızca ilk isimleri veya baş harfleriyle tanıtılıyor. Fotoğraflar, katılımcıların inanç, arzu ve anılarına dair şiirsel metin parçalarıyla birlikte sunuluyor. Lenain, projenin çıkış noktasının 2013’te hayatını kaybeden amcası Farid olduğunu söylüyor.
AMCASININ İLHAMIYLA BAŞLAYAN YOLCULUK
Lenain, projenin tohumlarının yıllar önce Marsilya’da yaşayan eşcinsel imam Ludovic-Mohamed Zahed ile yapılan bir radyo röportajını dinlemesiyle atıldığını belirtiyor. Zahed daha sonra sanatçıya portreler için katılımcı bulma konusunda yardımcı oldu. Ancak projeyi gerçek anlamda harekete geçiren kişi, Lenain’in çok sevdiği, eşcinsel ve HIV pozitif olan amcası Farid oldu. Ailenin Paris’teki kanadını bir arada tutan kişi olarak tanımlanan Farid, 2013’te hayatını kaybettikten sonra aile, Lenain’den amcasının fotoğraflarını arşivlemesini ve görsel anılarını taramasını istedi. Sanatçı, bu süreçte amcasıyla hiç yapamayacağı konuşmaların yasına tutulduğunu ifade ediyor.
İSLAMİ SEMBOLLERLE GÖRÜNMEZ KILMAK
Katılımcıların çoğu tanınmamayı tercih ettiği için Lenain, İslam’ın zengin görsel diline yöneldi: kına kaplı eller, beyaz güvercinler, Berberi özgürlük sembolü ve tekrar eden bir duman motifi. Kitabın adı Kur’an’da “dumansız ateşten yaratıldığı” anlatılan cinlerden geliyor. Lenain, queer Müslümanların cinler tarafından ele geçirildiği yönündeki yaygın inanca atıfta bulunarak, “Queer Müslümanların bu şekilde olduklarına inanılması yaygın, oysa cinler ne iyi ne de kötüdür” diyor. Sanatçı, bu terimin queer kavramı gibi yeniden sahiplenilmesi gerektiğini vurguluyor.
FRANSA’DA GÖRÜNMEZLİK VE AYRIMCILIK
Lenain, Fransa’nın Avrupa’nın en büyük Müslüman nüfuslarından birine ev sahipliği yapmasına rağmen queer Müslümanların çoğu zaman görünmez kılındığını belirtiyor. Geçen yıl Fransa’da Müslüman karşıtı eylemlerin 2024’e göre yüzde 90 arttığını hatırlatan sanatçı, “Sokakta ya da işte var olmak bile zorlu bir mücadeleyken cinsel yönelim veya cinsiyet kimliği de eklendiğinde insanlar sessizliğe zorlanıyor” ifadelerini kullanıyor.
KATILIMCILARLA İŞBİRLİĞİ VE ETİK YAKLAŞIM
Sanatçı, sergilerini LGBTQ+ ve Müslüman toplulukları destekleyen yerel örgütlerle işbirliği içinde düzenliyor. Proje sürecinde bir katılımcının, kimliği belli olmasa bile fotoğrafının kaldırılmasını talep ettiğini anlatan Lenain, “Fotoğrafladığım kişiler birlikte ürettiğimiz görsellerin nasıl kullanılacağı konusunda söz sahibi olmalı” diyor. Katılımcının daha sonra fotoğrafın kitapta yer almasına izin vermesini ise “kişinin kendini tam olarak kabul etme yolculuğunda bir ilerleme” olarak yorumluyor.
PENCERELER VE ARALIKLARIN SEMBOLİZMİ
Kitaptaki en etkileyici karelerden bazıları insansız mekanları gösteriyor. Marsilya açıklarındaki bir banliyö limanında grafiti kaplı, boş görünen bir deniz kıyısı yapısının fotoğrafı, izleyicileri hayal gücünü kullanmaya davet ediyor. Lenain, bu yapıdaki duvar açıklığının aslında su değil güneşli bir zemin parçasını çerçevelediğini söylüyor. Dizi boyunca sürekli tekrarlayan pencere ve kapı motiflerini ise “queer Müslüman deneyimlerindeki sürekli aradalık hali” olarak yorumlayan sanatçı, bu motifleri atalara, amcası Farid’e ve dünyayla ilahi olan arasındaki boşluğa açılan bir portal olarak tanımlıyor.