Robert F. Kennedy Jr., ABD’nin Covid-19 mücadelesinin tarihini yeniden yazmaya çalışırken kapanma kararlarının sorumluluğunu Dr. Anthony Fauci’ye yükledi. Sağlık Bakanı, pazar günü yaptığı açıklamalarda aşılar, RSV ve kızamık hakkında daha önce çürütülmüş iddiaları da yeniden dillendirdi. Kennedy’nin çıkışı, Fauci’nin geçen hafta Kongre’deki ifadesinin ardından geldi. Enfeksiyon hastalıkları uzmanı Fauci, Cumhuriyetçilerin salgın yönetimine yönelik eleştirileri karşısında kendini suçlamama hakkını 100’den fazla kez öne sürmüştü.
KENNEDY TRUMP'I SAVUNDU, HESAP SORUMLULUĞU TARTIŞMASI BÜYÜDÜ
Kennedy, salgının başında görevde olan ve virüsü defalarca küçümseyen Donald Trump’ın hükümetin tepkisinden sorumlu tutulamayacağını söyledi. “Trump, hatırlayacağınız gibi kapanmaları bitirmek istiyordu. Ülkeye en çok zarar veren şeyin kapanmalar olduğunu düşünüyorum” dedi. Kapanmalar ise salgının ilk dönemlerinde yoğun bakım ünitelerinin dolması ve hastanelerin yardım talebi üzerine valilikler ve yerel yönetimler tarafından uygulanmıştı. Joe Biden döneminde Beyaz Saray Covid-19 koordinatörlüğü yapan Dr. Ashish Jha, Kennedy’nin iddialarına sert tepki gösterdi. Jha, “Hesap verebilirlik bilim insanlarında değil, siyasi liderlerde olmalı. Kennedy’nin söylediği pek çok şey gerçek dışı” diye konuştu.
KIZAMIKTA SON 35 YILIN EN YÜKSEK VAKA SAYISI
Kennedy, ABD’deki kızamık salgınlarıyla ilgili eleştirilere de yanıt verdi. “Kızamıktan muzdarip toplulukların neredeyse tamamı aşı yaptırmayan dini topluluklar” ifadesini kullandı. Geçen yıl Batı Teksas’ta başlayan salgının odağında bir Mennonit topluluğu yer alsa da virüs kısa sürede bu grubun dışındaki aşısız kişilere yayıldı. Salgın, iki çocuğun ölümüne ve yaklaşık 800 vakaya yol açtıktan sonra kontrol altına alındı. Ancak 2026’da onlarca yeni salgın görüldü ve vaka sayısı 35 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Vakaların yüzde 90’ından fazlası aşı olmamış ya da aşı durumu bilinmeyen kişilerden oluştu. Güney Carolina, 2026’da en fazla kızamık vakası bildiren eyalet oldu. Ekim ayında Spartanburg County’de başlayan salgın, yaklaşık 1000 vakayla on yılların en büyük salgını haline geldi ve nisan ayında sona erdi. Sağlık yetkilileri çocukluk döneminde iki doz kızamık-kabakulak-kızamıkçık (MMR) aşısı öneriyor. İki doz aşı, kızamığa karşı yüzde 97 oranında koruma sağlıyor. Uzmanlar, oldukça bulaşıcı olan bu hastalık için kritik bağışıklık eşiği olan yüzde 95’in altında kalan bölgelerde salgın riskinin sürdüğünü vurguluyor.
AŞI ÇELİŞKİLERİ VE RSV İDDİASI
Kennedy, programda MMR aşısının etkinliğini hiç sorgulamadığını savundu ve kurumunun web sitelerinin ebeveynlere çocuklarını kızamığa karşı aşılatmalarını önerdiğini söyledi. Ancak Mart 2025’te, Teksas’taki salgın New Mexico ve Oklahoma’ya sıçradığında Fox News’ta yaptığı açıklamada kızamık salgınlarının kısmen aşının sağladığı bağışıklığın azalmasından kaynaklanabileceğini öne sürmüştü. Kennedy, “İkimiz de çocukken herkes kızamık geçirirdi ve kızamık ömür boyu koruma sağlardı. Aşı bunu yapmıyor. Aşı bazıları için ömür boyu etkili, ancak birçok kişide bağışıklık azalıyor” demişti. Kennedy ayrıca, bir mikrobun laboratuvar ortamında değiştirilerek evrim sürecinin incelendiği “gain-of-function” araştırmalarının yalnızca Covid-19’a değil başka hastalıklara da yol açtığını iddia etti. “Bugün çocukların en büyük katili olan RSV salgını bu tür deneylerden çıktı” dedi. Oysa RSV, 1950’lerin sonlarında laboratuvar şempanzelerinde ve insan çocuklarda tanımlanmıştı. Gain-of-function olarak bilinen araştırma yöntemi ise iki on yıl sonra, bilim insanlarının farklı organizmaların genlerini birleştirmeyi öğrenmesiyle başladı. 2011’de iki ekip kuş gribi virüsünü memeliler arasında havadan bulaşabilecek şekilde değiştirince ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı devreye girmiş ve bu tür araştırmalar için kurallar oluşturmuştu.
TYLENOL VE COVID AŞILARIYLA İLGİLİ ASILSIZ İDDİALAR
Kennedy, hamileliğin son döneminde ve doğum çevresinde Tylenol kullanımının otizmle bağlantısını gösteren düzinelerce çalışma olduğunu da öne sürdü. ABD’li araştırmacıların 2025’te yayımladığı ve 46 çalışmayı kapsayan inceleme, asetaminofen içeren Tylenol’e doğum öncesi maruziyet ile otizm ve dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu gibi nörogelişimsel sorunlar arasında olası bir ilişki buldu. Ancak araştırmacılar, ilacın bu durumlara yol açtığının kanıtlanmadığını vurguladı ve hamile kadınların asetaminofen kullanmaya devam etmesini, en düşük dozda ve en kısa süreyle sınırlandırmasını önerdi. Milyonlarca çocuğu onlarca yıl izleyen bazı araştırmalarda ise böyle bir bağlantıya rastlanmadı. Kennedy, Covid-19 aşılarının çocukları koruyup korumadığı konusunda da tartışma başlattı ve kendisinden aşının “yarardan çok zarar verdiğini” gösteren bir araştırma sunmasını istedi. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre ABD’de 2020’nin sonundan bu yana 700 milyondan fazla doz Covid-19 aşısı uygulandı. Araştırmacılar, aşıların 2020-2024 arasında dünya genelinde 2,5 milyon hayat kurtardığını tahmin ediyor. Aşıların kapsamlı testlerden geçtiği ve güvenlik açısından sürekli izlendiği belirtiliyor; anafilaksi veya miyokardit gibi ciddi yan etkiler görülmekle birlikte genel olarak nadir olduğu ifade ediliyor. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’nin (CDC) aralık ayında yayımladığı rapor, önceki solunum yolu virüsü sezonunda Covid-19 aşısı olan çocukların virüse bağlı acil servis ve acil bakım başvurularında “önemli ölçüde daha düşük risk” taşıdığını ortaya koymuştu.