YAPAY RAHİM TEKNOLOJİSİ OLUMSUZ YANLARINDAN BAHSEDİYOR
Çin’deki Guangzhou merkezli Kaiwa Technology’nin kurucusu Dr. Zhang Qifeng, yapay rahim teknolojisinin artık “olgun bir aşamaya” ulaştığını duyuruyor. Zhang, “Teknolojiyi artık robotun karnına yerleştirmemiz gerekiyor, böylece bir insanla robot etkileşime girerek hamilelik süreci gerçekleşebilir” diyor. New York Post’un haberine göre, bu teknolojinin bir parçası olarak, robotun karnında bulunacak yapay rahim, bebek tüpten aldığı besinlerle gelişmeye devam edecek ve yapay amniyotik sıvı içinde büyüyecek. Dokuz ayın sonunda ise canlı bir bebeğin doğacağının altı çiziliyor. Prototipin gelecek yıl yaklaşık 10 bin sterlin fiyatla piyasaya sürülmesi planlanıyor. Ancak, embriyonun yapay rahme nasıl yerleştirileceği ve döllenmenin nasıl gerçekleşeceği hakkında detaylar henüz verilmiyor.
TEKNOLOJİDE YENİLİKLER VE ETİK TARTIŞMALARI
Dr. Zhang, bu fikrin tamamen yeni olmadığı ve daha önce bilim insanlarının prematüre kuzuları “biyotorba” içerisinde haftalarca yaşatmayı başardığını hatırlatıyor. Bununla birlikte, bu gelişme beraberinde büyük etik ve hukuki tartışmaları da getiriyor. Guangdong eyalet yetkilileriyle konu üzerine politika ve yasa taslakları görüşmeleri yaptığını belirten Zhang, bu teknolojinin Çin’de yükselen kısırlık oranına bir çözüm olabileceğini savunuyor. 2007’de yüzde 11,9 iken 2020’de yüzde 18’e çıkan kısırlık oranları, durumu daha da önemli hale getiriyor. Ancak bazı uzmanlar, bu teknolojiyi “sorunlu” olarak nitelendiriyor. Eleştirilerin merkezinde, anne ile bebek arasındaki doğal biyolojik süreçlerin bilim tarafından kopyalanamayacağı düşüncesi yatıyor.
OLUMLU YA DA OLUMSUZ SONUÇLAR
2022 yılında Philadelphia Çocuk Hastanesi’nden araştırmacılar ise bu tür bir teknolojinin hamileliği “hastalıklı bir süreç” gibi gösterebileceği uyarısında bulunuyor. Öte yandan, başka bazı uzmanlar, yapay rahimlerin kadınları hamilelik risklerinden kurtarabileceğini ve bedensel yükü ortadan kaldırarak özgürleştirebileceğini savunuyor. Bu tartışmalar, yapay rahim teknolojisinin geleceği hakkında önemli bir sorunun ortaya çıkmasına neden oluyor: İnsan doğasının ve biyolojisinin yerini yapay bir teknoloji alabilir mi?