ÖLÜMÜN GİZEMİ HALA DEVAM EDİYOR
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde öğrenim gören Rojin Kabaiş’in ölümüne dair hâlâ birçok soru yanıt bekliyor. Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) gerçekleştirdiği otopsi, Kabaiş’in boğularak hayatını kaybettiğini belirtse de boğulma nedeninin kesin olarak belirlenemediği vurgulanıyor. Ölümün intihar mı yoksa bir müdahaleden mi kaynaklandığı netleşmedi. Bunun yanı sıra, Kabaiş’in vücudundaki darbeye bağlı renk değişimlerinin nasıl oluştuğu ve otopside tespit edilen iki farklı DNA’nın kimlere ait olduğu konusunda belirsizlik sürüyor. Kabaiş ailesi, kızlarının intihar etmediğini, bir cinayete kurban gittiğini savunarak faillerin bulunmasını talep ediyor.
KAMERALARDAKİ GİZEMLİ GÖRÜNTÜLER
Rojin Kabaiş, 27 Eylül’de yurttan çıkıp üniversitenin Van Gölü sahiline gitmiş. Hemen ardından kaybolması, babası Nizamettin Kabaiş’in endişelerini artırıyor. Baba Kabaiş, kaybolma anını belirleyen kamera görüntülerinden iki tanesinin kızına ait olmadığını ileri sürerek; “Kızım yurttan çıkıp sahile yürürken 5-6 kameraya takıldı. Ancak kampüs ile köyü ayıran yerdeki kamerada ve yanındaki diğer görüntülerdeki sırtı dönük yürüyen kız benim kızım değil. Son iki kamera görüntüsündeki kız kesinlikle Rojin değil” açıklamasında bulundu.
İNTİHAIR PLANLARI YAPILDI
Rojin, akşam yemeğinden sonra annesiyle görüntülü konuşmuş ve markete, ardından sahile çakıl taşı toplamaya gideceğini belirtmiş. Baba Nizamettin Kabaiş, kızının bir oda arkadaşıyla son telefon görüşmesi yaptığını ve sahile birlikte gitmeyi planladıklarını etkileyici bir şekilde aktardı: “Rojin, arkadaşıyla masa tenisi oynamayı ve telefonunu şarj etmeyi düşünmüştü. İntihar etmeyi düşünen birinin neden arkadaşlarıyla plan yapacağını sorgulamadan edemiyorum.”
DARP İZLERİ İDDİASI
Rojin’in cansız bedeni üzerinde yapılan otopsi işlemlerine aile tarafından seçilen bağımsız bir hekim de katıldı. Bu hekim, Kabaiş’in dizinin arkasında ve sırtında darp izleri tespit etti. Ancak bu izlerin nereden kaynaklandığı hala belirsizliğini koruyor. Baba Nizamettin Kabaiş, “Otopside çıkan DNA’lar, darp izleri ve suyun akıntısı gibi faktörler göz önünde bulundurulduğunda kesinlikle intihar etmediğini söyleyebilirim” dedi.
DEVLET YETKİLİLERİYLE TARTIŞMA
Baba Kabaiş, kızının otopsisi sırasında yaşadığı olaylarla ilgili olarak, otopsi sonrası yüzleştiği yetkililerle sert bir tartışma yaşadığını ifade etti: “Ben ambulansın içindeyken, kızımın intihar ettiğine inanmıyordum. Yetkililer bana ‘Niye inanmıyorsun?’ dedi. Ben de kızımın ayağındaki terliklerin bulunmadığını, darp izleri olduğunu söyledim. Bunun üzerine onlar bana sinirlendi. Vali bey bana, ‘Bundan sonra otopside ne çıktıysa onu kabul edeceksin Nizamettin Efendi’ dedi.”