Shea yağı, dünya genelinde çikolatadan dudak balsemine, saç kremlerinden cilt losyonlarına kadar pek çok üründe karşımıza çıkıyor. Ancak Batı Afrika’da bu yağ, mutfakların vazgeçilmez bir parçası ve yüzyıllardır hem yemeklerde hem de cilt bakımında nemlendirici ve iltihap önleyici özellikleriyle kullanılıyor. Dünyada shea ağaçlarının doğal olarak yetiştiği tek bölge olan Afrika’da, sektör temsilcilerini bir araya getiren Global Shea Alliance verilerine göre her yıl kıta genelinde yaklaşık 800 bin ton shea fıstığı toplanıyor. Dünyadaki yıllık shea üretiminin yaklaşık yüzde 40’ını karşılayan Nijerya’da ilk çocuğunu doğuran Valerie Obaze de bebeği için yerel mağazalardan nemlendirici krem almak istediğinde Afrika yapımı bir ürün bulmayı umuyordu. Obaze, “Kakao yağı ve shea gibi doğal ürünlerin kıtasından geldiğimizi biliyordum ve rafta bunu rafine bir şekilde sunan hiçbir Afrikalı marka göremedim. Gördüğüm tek şey ithal markalardı ve hiçbiri tamamen doğal değildi” dedi. Bu deneyim, o dönemde halkla ilişkiler alanında çalışan Obaze’ye 2010 yılında kendi kozmetik markası R&R Skincare’i kurma fikrini verdi.
BEBEK KREMI ARAYIŞI MARKAYI DOĞURDU
Merkezi Gana’nın başkenti Accra’da bulunan şirket, shea dahil Afrika kaynaklı bileşenlerle lüks cilt bakım ürünleri üretiyor. Gana ve Nijerya’daki perakende mağazalarının yanı sıra Kanada, ABD ve İngiltere’ye de ürün gönderen R&R Skincare’in bu ülkelerde depolama merkezleri bulunuyor. Obaze, “Afrikalılar olarak sheayı hafife aldık çünkü bizim için bu kadar kolay bulunabiliyordu ve iyiliğini takdir bile etmedik” diye konuştu. Obaze, “Uluslararası talepteki artışın, otantiklik ve izlenebilirliğe değer veren, daha temiz bir yaşam tarzına yönelen, sağlık ve etik odaklı tüketicilerle bağlantılı olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı. R&R Skincare ayrıca cilt ve saç sağlığını destekleyen omega-3 yağ asitleri ve vitaminler açısından zengin baobab yağı da üretiyor. Tuhaf şekilleri ve bazılarının 1000 yılı aşan ömürleri nedeniyle “yaşam ağacı” ve “ters ağaç” olarak bilinen baobab ağaçları, Afrika’nın büyük bölümünde yetişiyor.
HAM SHEA İHRACATI YASAĞI YEREL ÜRETİMİ HEDEFLİYOR
Shea ağaçlarının anavatanı olmasına rağmen küresel pazarda satılan shea yağının çok az bir kısmı Afrika’da işleniyor ve markalaşıyor. Pazar araştırma şirketi Euromonitor’da danışman olan Rubab Abdoolla, “Küresel markalar, temiz güzellik (zararlı bileşenler içermeyen ve genellikle etik kaynaklardan elde edilen cilt bakım ürünleri) büyümesinin çoğunu yönlendirdi ve genellikle bileşenleri Afrika’dan tedarik ediyor” dedi. Abdoolla, “Afrika ülkeleri hâlâ yeterli yerel üretim kapasitesinden yoksun. Yerel üretim mevcut olsa bile pahalı olabiliyor ve kalifiye profesyonel sıkıntısı yaşanabiliyor” diye ekledi. Mart ayında Nijerya, geçen yıl duyurduğu ham shea fıstığı ihracatı yasağını, tedarikçileri ticari değeri daha yüksek olan rafine shea ürünlerinin üretimine yatırım yapmaya teşvik etmek amacıyla uzattı. Dünyanın en büyük shea üreticisi olmasına rağmen Nijerya, küresel pazar değerinin yalnızca yüzde 1’ine sahip. Gana da benzer bir yasağı uygulamaya hazırlanıyor.
SHEA TEDARİKİNDE YEREL MARKALARIN ZORLUĞU
Obaze, büyük küresel markalarla rekabetin shea fıstığı tedarikini zorlaştırdığını söyledi. Obaze, “Shea, yetiştirdiğiniz bir şey değil. Vahşi doğada yetişiyor, bu yüzden sezonu var. Uluslararası alıcılar sezonunda gelip kamyonlarla shea fıstığı götürüyor. Yerel bir işletme olarak siz geride kalanlar için çabalıyorsunuz” dedi. R&R Skincare, shea sezonu öncesinde toplayıcılara ve aracılara piyasa fiyatının üzerinde ödeme yaparak kendilerine fıstık ayırmalarını sağlıyor. Şirket ayrıca kuzey Gana’da, birlikte çalıştığı kişilerin shea yağı üretmek için ihtiyaç duydukları tüm ekipmanlara tek bir yerde ulaşabilecekleri bir işleme merkezi kurdu. Daha önce bu kişiler farklı tesisler arasında kilometrelerce yürümek zorunda kalıyordu.
SHEA YAĞINDA "KADINLARIN ALTINI" ROLÜ
Afrika’nın shea sektöründe çalışanların büyük çoğunluğunu kadınlar oluşturuyor ve bu nedenle shea yağına “kadınların altını” deniyor. Kırsal Batı Afrika’da tahminen 16 milyon kadın shea meyvelerini topluyor ve işliyor. Abdoolla, “Shea yağı gibi Afrika bitkisel ürünlerine yönelik artan talep, Gana gibi ülkelerdeki kooperatifler aracılığıyla yerel topluluklara, özellikle kadınlara fayda sağladı. Bu tedarik zincirleri genellikle kadınların ekonomik katılımıyla yakından bağlantılı oldu ve bu da temiz güzellik anlatısının önemli bir parçasıydı” dedi. Ancak shea fıstığı ihracat hacimleri son 20 yılda yüzde 600 artmasına rağmen sektördeki birçok kadın yoksul durumda. Obaze, “Bu kadınlar yıllardır pazarlama kampanyalarında kullanılıyor ama biz hâlâ onları başladıkları konumda buluyoruz” dedi. R&R Skincare’in sosyal sorumluluk kolu olan Women of the Savannah Development Project, shea sektöründe çalışan kadınlara sağlık, güvenlik ve işletme eğitimlerinin yanı sıra yerel topluluklara temiz su sistemleri gibi sosyal imkanlar sağlıyor. Obaze, “Bir kadına kendine bakması için araçlar verdiğinizde, o da ailesine ve muhtemelen topluluğundaki insanlara bakar” dedi ve cilt bakımı işinin “kıtanın ekonomik güçlenmesi üzerinde bir misyona” dönüştüğünü ekledi.
AFRİKALI MARKALARIN KÜRESEL PAZARDAKİ SINAVI
R&R Skincare bu yıl Avrupa’ya ihracata başlamayı planlıyor ancak Obaze, Afrikalı firmalar için “girişte çok sayıda yüksek engel” bulunduğunu söyledi. Obaze, “Doğal bileşenler, stabilite eksikliği nedeniyle sentetik bileşenlerden daha yüksek gereksinimlere sahip. Afrika’daki test sonuçlarımız yeterli değil. Doğru sertifikayı almak için ürünlerimizi İspanya’daki bir laboratuvara göndermek zorundayız” dedi. Ürünleri Afrika’dan göndermenin “son derece pahalı” olduğunu belirten Obaze, bu nedenle ABD ve İngiltere’de depolama merkezleri kullanmak zorunda kaldıklarını ifade etti. Afrika odaklı cilt bakımı markaları başka bölgelerde de ortaya çıkıyor. Kenya’da Uncover, siyahi kadınların cildinde beyaz iz bırakmayan güneş kremi dahil Afrikalı kadınların ihtiyaçlarına yönelik bir ürün yelpazesi geliştirdi. Gana merkezli Skin Gourmet ise yerel olarak tedarik edilen yenilebilir bileşenlerden cilt bakım ürünleri üretiyor.
GELECEK İÇİN FIRSATLAR VE ENGELLER
Euromonitor, Orta Doğu ve Afrika cilt bakımı pazarının perakende değerinin 2020’deki 4,7 milyon dolardan 2025’te 6,5 milyon dolara yükseldiğini tahmin ediyor. Aynı dönemde bölgedeki güzellik ve kişisel bakım kategorisi yaklaşık 13 milyon dolar büyüdü. Abdoolla, “temiz güzellik ve içerik odaklı trendler güçlü kaldığı ve tüketiciler ürünlerinin içeriği hakkında giderek daha fazla bilgi sahibi olduğu için” Afrikalı cilt bakımı markaları için hâlâ açık fırsatlar olduğunu söyledi. Ancak küresel başarı için “enerji istikrarsızlığı, düzenleyici karmaşıklık ve lojistik kısıtlamalar gibi yapısal zorlukların” yanı sıra “markalaşma ve nihai ürünlere daha fazla yatırım” gerektiği konusunda uyardı. Tüm bu zorluklara rağmen Obaze, R&R Skincare’in ve genel olarak Afrika kozmetik sektörünün geleceği konusunda umutlu. Obaze, “Ürünlerimizi dünyanın geri kalanıyla paylaşabilmek en başından beri bir hayaldi. Araçlara sahip olmadığımız için bu biraz daha uzun sürüyor. Ama inanç, fırsat ve fon olduğunda oraya ulaşabiliriz” dedi.