Seçim günü yaklaşırken, federal yetkililerin seçim görevlilerine yabancı tehditleri iletme kanalları, 2016 seçimlerinden bu yana en zayıf durumda. Seçim güvenliği uzmanları, ABD istihbarat yetkililerinin Rusya, Çin ve İran’ın Amerikan seçmenlerini etkileme çabalarını izlediğini aktarıyor. Ancak, federal programlardaki kesintiler, bu bilgilerin seçim görevlilerine ulaştırılmasını zorlaştırdı. Ayrıca, İç Güvenlik Bakanlığı’nın tehdit istihbaratı paylaşımı için oluşturduğu çevrimiçi platform, önceki seçim döngülerinde olduğu gibi seçim görevlileri arasında aynı güvenilirliğe sahip değil.
TEHDİT ORTAMI
DHS’nin Siber Güvenlik ve Altyapı Güvenliği Ajansı (CISA), bu güvenlik hazırlıklarının merkezinde yer alıyor. CISA, 2020 seçimlerinde yabancı etkiler hakkında seçim görevlilerini uyararak önemli bir rol üstlenmişti. Ancak, ajans Trump’ın ikinci döneminde büyük ölçüde zayıflatıldı. Son aylarda, yönetim seçim güvenliği çalışmalarını yeniden inşa etmeye çalıştı, ancak bu çabaların etkisi sınırlı kaldı. Seçim yöneticileri, federal hükümetin siyasi motivasyonlarına dair şüpheler taşıyor ve ne yapabileceğinden emin değiller.
İLETİŞİM KOPUKLUĞU
Uzun süreli seçim güvenliği uzmanı Ryan Macias, “Seçim görevlileri ile federal hükümet arasındaki ilişki bozuldu,” diyor. “Birçok durumda, seçim görevlileri bir siber veya fiziksel olay meydana geldiğinde kiminle iletişime geçeceklerini bile bilmiyor.” Bu durum, bilgi paylaşımının azalmasına yol açtı. Diğer bir uzman David Becker ise, “Bu sefer federal hükümetle aktif olarak siber güvenlik bilgisi paylaşan tek bir seçim görevlisi tanımıyorum,” dedi.
BİLGİ PAYLAŞIMI YETERSİZ
CISA, seçim günü tehditleri iletmek ve seçim görevlilerinden bilgi toplamak için güçlü bir koordinasyon merkezi kurmuştu. Ancak, son haftalarda yeni bir bilgi paylaşım kanalı oluşturmak için çaba gösterdiği bildiriliyor. Ancak bu girişimin, seçim görevlileri arasında geçmişteki güveni sağlaması pek olası görünmüyor. CISA sözcüsü, ajansın “bilgi paylaşım aracı” başlattığını ve “yetkili federal, eyalet ve yerel hükümet ortaklarının günlük olarak erişim sağlandığını” belirtti.
YABANCI TEHDİTLER
Seçim güvenliği uzmanları, eyalet ve yerel yetkililerin, Trump yönetiminin potansiyel müdahalesine karşı hazırlık yaparken yabancı etkiler konusunda harcanan zaman ve kaynakları saptırıp saptırmadığını sorguluyor. Seçim görevlileri, Trump yönetiminin müdahale tehditlerine karşı hazırlık yaparken, yabancı müdahale ve siber tehditlerin de devam ettiğini belirtiyor. New Mexico Eyalet Sekreterliği sözcüsü Lindsey Bachman, “Ofisimiz yabancı müdahaleyi önlemek için yaklaşımında bir değişiklik yapmadı,” diyor.
RUSYA VE ÇİN’İN ETKİLERİ
Önceki seçim döngülerinde olduğu gibi, Rusya’nın Demokrat adayları karalamak için dezenformasyon kullandığı, Çin’in ise anti-Çin olarak görülen adaylara odaklandığı bildiriliyor. Ayrıca, Rusya ile bağlantılı “hacktivistler”, seçimle ilgili web sitelerine yönelik siber saldırılar düzenlemişti. Son haftalarda, şüpheli Rus operatörlerinin, Demokrat adayları hedef alan yapay zeka ile değiştirilmiş videolar paylaştığı görülüyor.
İRAN'IN YAKLAŞIMI
İran’ın siber saldırganları ve troll’leri, öngörülemeyen ve cesur bir üne sahip. 2020 yılında, Tahran’ın Trump’ın seçim şanslarını zayıflatmak için “çok yönlü gizli etki kampanyası” yürüttüğü belirtiliyor. Yabancı operatörlerin, seçim dönemlerinde müdahale etme çabalarının daha az aktif olduğu görülüyor. Ancak, İran, seçim üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu biliyor ve bu durumu kullanıyor.
SEÇİM GÜVENLİĞİNE YAKLAŞIMLAR
Seçim güvenliği uzmanları, federal seviyede uzman eksikliği yaşandığını ve bazı Trump atamaları tarafından güvenlik zayıflıkları hakkında yapılan açıklamaların, seçim süreçlerinin nasıl işlediğine dair bir anlayış eksikliği taşıdığını belirtiyor. İç Güvenlik Bakanı Markwayne Mullin, seçimlerin güvenli olacağını söylese de, seçim sistemlerindeki zayıflıklarla ilgili belirsiz iddialarda bulundu. Ancak, yerel düzeyde seçim görevlilerinin oyları saydığı ve federal yetkililerin bu süreçte rol oynamadığını vurguladı.