Serena Williams, 2022 yılında Wimbledon’ın Centre Court’unda kaybettiği maçın ardından bir daha bu turnuvaya dönüp dönmeyeceğini bilmeden ayrılmıştı. O gün 40 yaşında olan Amerikalı efsane, sakatlıklarla boğuşuyordu ve dünya sıralamasında 1204. sıraya kadar gerilemişti. Ancak aradan geçen 1000 günü aşkın sürenin ardından sorunun cevabı netleşti: Wimbledon’a veda etmemişti. Şimdi 44 yaşında olan Williams, 2022 ABD Açık’tan bu yana ilk tekler maçına çıkmak için korta adımını attığında, hem tribünler hem de ekranları başındaki milyonlar onu yeniden izlemenin heyecanını yaşıyordu.
WIMBLEDON'A MUHTEŞEM DÖNÜŞ
Kulaklıklarını takıp gözünü yere diken Williams, korta girişinde tribünlere neredeyse hiç bakmadı, sanki sıradan bir günmüş gibi davrandı. Maç sonrası yaptığı açıklamada, “Wimbledon’a geri dönmek gerçekten harikaydı. Burada olmayı asla beklemiyordum. Atmosfer inanılmazdı. Yürüyüşüm bile muhteşemdi. Kesinlikle tadını çıkardım ve anın keyfini her şeyden çok yaşadım” dedi. Karşılaşma sonunda Avustralyalı Maya Joint’a 6-3, 6-7(6), 6-3’lük setlerle kaybetse de, mücadelenin ortaya koyduğu ruh herkesin yüzünde bir gülümseme yarattı.
MAÇIN ÖYKÜSÜ
Maçın ilk anından itibaren Williams’ın niyeti belliydi. Rakibinin neredeyse raketini bile kaldıramayacağı bir sertlikte servis returnü yaptı. Kapalı çatı altında, raketinden çıkan her vuruşun sesi stadyumda yankılanırken, zaman zaman 120 mili aşan yıldırım servisleri ve imza niteliğindeki kükreyişleri yıllara meydan okudu. Ne var ki, her vuruş isabetli değildi ve zamanlama bazen aksıyordu. Bu paslılık, maçın başında doğrudan set kaybına giden yolu açtı.
REKABETÇİ RUH HALİ HALA YANIP TUTUŞUYOR
İkinci setin sonunda neler olduğu, Williams’ın bu kadar çok şampiyonluk kazanmasının nedenini bir kez daha gösterdi. Bir set ve bir break gerideyken, Wimbledon’ın kendi analizine göre kazanma şansı yüzde 5’in altına düşmüştü. Ancak bu durum onu adeta otomatiğe bağladı; vücudu duvara yaslandığında tam olarak ne yapması gerektiğini biliyordu. Maç puanıyla karşı karşıya kalmasına rağmen korkusuzca oynadı, rakibine baskı kurdu ve ikinci seti alarak karar setine taşıdı. Üçüncü sette de ham yeteneği ve büyülü anlar gözler önüne serilse de, bunlar yeterli olmadı ve zorlu bir mücadelenin ardından mağlup oldu.
ZAMANIN ÖTESİNDE BİR İLGİ
Williams’ın Wimbledon’a dönüşü, ay başında Queen’s Şampiyonası’ndaki çiftler müsabakalarına sürpriz bir şekilde katılmasıyla netleşmişti. Kariyerinde yedi tekler şampiyonluğu kazandığı bu çim kort, onunla özdeşleşmiş bir yer haline geldi. Dört yıl aradan sonra, insanlar yine dünyanın dört bir yanından onu izlemek için akın etti. Centre Court biletleri çoktan dağıtılmıştı ve elinde bilet olanlar kasabanın en sıcak biletine sahipti. Tribünlerde eşi Alexis Ohanian ve iki kızı da yerini alırken, çocukların “Haydi Serena!” ve “Seni seviyoruz Serena!” tezahüratları atmosferi zirveye taşıdı.
ÇİFTLERDE DEVAM VE SÜRPRİZ SONUÇ
Williams, bu hafta sonra kız kardeşi Venus Williams ile birlikte çiftler müsabakalarında boy gösterecek. Aynı gün, Amerikalı 4 numaralı seribaşı Ben Shelton da Finlandiyalı Otto Virtanen’e 6-4, 3-6, 6-7(8), 6-2, 7-6(9) ile beş sette kaybederek büyük bir sürprize imza attı. Stuttgart’ta final, Halle’de yarı final oynayan Shelton için bu sonuç hayal kırıklığı yarattı.