Su molaları, 2026 Dünya Kupası’nda ilk kez uygulanan bir kural haline geldi ve futbolseverleri ikiye böldü. Turnuvada hakemler her iki devrede de oyunu bir kez durduruyor. Sıcak havalar gerekçe gösterilerek bu aralara su molası adı veriliyor. Molalar 22’nci ve 67’nci dakikalarda yapılıyor. Sporcuların sıvı ihtiyacını karşılaması hedefleniyor. Aynı zamanda yayıncı kuruluşlar için önemli bir gelir kapısı oluşuyor. Üçer dakikalık molalarda 30 saniyelik reklam alanları, grup aşamasında 200 bin dolara satılıyor. ABD’de yayıncı, milli maçlarda bu fiyatı 750 bin dolara çıkarıyor. Reklam alanlarından toplam gelir 333 milyon dolar olarak hesaplanıyor.
SPOR EKONOMİSİNE TEPKİ BÜYÜYOR
Spor ekonomisini büyüten bu uygulamaya eleştiriler de var. Teknik direktör Jurgen Klopp, yeni kuralı samimi bulmuyor. Klopp, futbolun klimalı ofislerde oturan yöneticilerin elinde rehin tutulduğunu söylüyor. Su molalarının oyuncu sağlığı için bir kalkan olarak sunulduğunu belirtiyor. Ancak bunun sponsorlar için inşa edilmiş altın kaplama bir kafes olduğunu ifade ediyor. Hollanda Kaptanı Virgil van Dijk da sıcak olmayan maçlarda mola verilmesini garipsiyor. A Milli Takım kalecisi Uğurcan Çakır, su molalarının tempo düşürdüğünü söylüyor. Maçın soğuduğunu ve konsantrasyonun dağıldığını belirtiyor.
MAÇ TEMPOSUNA ETKİSİ GRAFİKLERE YANSIDI
Su molalarının oyun temposuna etkisi FIFA raporlarına da yansıdı. Örnek gösterilen dört maçta momentumun değiştiği grafiklerde görüldü. Futbol dünyasını ikiye bölen uygulamanın devam edip etmeyeceği henüz belli değil. UEFA ve FIFA yeni bir değişikliğe gitmezse üçer dakikalık aralar turnuvadan sonra rafa kalkacak.