Türkiye’de otomobil almak isteyen tüketiciler, banka kredilerinin yetersiz kalması nedeniyle “evim” sistemi olarak bilinen tasarruf finansmanı şirketlerine yöneldi. Bankaların taşıt kredisi limitleri dört yılı aşkın süredir güncellenmiyor. Belirli bir peşinatla eşit taksitlerle araç almak isteyen tüketiciler hızla bu sisteme yöneldi.
TASARRUF FİNANSMANININ PAYI YÜZDE 60’I AŞTI
TCMB verilerine göre Mart 2026 itibarıyla taşıt kredileri 170 milyar TL’ye yaklaştı. Bunun yaklaşık 100 milyar TL’si tasarruf finansmanı şirketlerinden geldi. Bankaların sağladığı taşıt kredileri ise 55-60 milyar TL seviyesinde kaldı. Böylece tasarruf finansmanının payı yüzde 60’ı aşarken bankaların payı yüzde 35’lere geriledi.
TAŞIT FİNANSMANINDAKİ DENGE 2025 YAZINDA DEĞİŞTİ
2025 yılının başına kadar taşıt kredilerinin yüzde 80’i bankalar tarafından sağlanıyordu. Kırılma 2025 yazında başladı. Bu dönemde tasarruf finansmanı şirketleri otomobil finansmanına yöneldi. Eylül 2025’te ilk kez bu şirketlerin payı bankaları geçti. Konut tarafında ise pay yalnızca yüzde 10 seviyesinde kaldı.
135 MİLYAR TL’YE ULAŞAN OTOMOTİV BÜYÜKLÜĞÜ
Sektör temsilcileri Haziran 2026 itibarıyla toplam taşıt kredilerinin 200 milyar TL’yi aştığını belirtiyor. Tasarruf finansmanı şirketlerinin payının yüzde 65’e yaklaştığı ifade ediliyor. Otomotiv tarafındaki büyüklüğün 135 milyar TL bandına ulaştığı tahmin ediliyor.
TASARRUF FİNANSMAN SİSTEMİNİN İŞLEYİŞİ
Bu sistem banka kredisine erişemeyen tüketiciye faizsiz ve sabit taksitli bir alternatif sunuyor. Son zamanlarda bu sistemi finansman aracı olarak kullananlar da var. Sistemde sıfır kilometre ve ikinci el otomobil için farklı seçenekler bulunuyor. Peşinatın büyüklüğüne göre araç en erken 180 gün veya çekilişle teslim alınabiliyor. Hemen teslim modelinde tüketici bedelin yüzde 45’ini peşin ödüyor. Normalde en erken 180 günde teslim alınabiliyor ancak kiralama yöntemiyle hemen araç teslim ediliyor. Bazı şirketler yüzde 7 civarında dosya masrafına ek kiralama bedeli alıyor. Bazıları yüzde 10-12 dosya masrafı uygulayıp kiralama ücreti yansıtmıyor. 180 günün sonunda satış gerçekleşiyor ve ruhsata “satılamaz” şerhi konuluyor. Kalan tutar genellikle 12 veya 24 ay vadeyle ödeniyor. Taksitler bitince şerh kaldırılıyor.
BDDK’DAN SERMAYE GÜÇLENDİRİCİ KURALLAR
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tasarruf finansman şirketlerinin sermayelerini güçlendirmek için yeni kurallar getirdi. Azami erken teslim oranı yüzde 40’tan yüzde 45’e yükseltildi. En erken teslim süresi 150 günden 180 güne çıkarıldı. Sözleşmelerde en düşük taksit tutarı en yüksek taksitin üçte birinden az olmayacak. 1 milyon TL’lik bir otomobil için yüzde 45 peşinatın 6 ayda ödenmesi şartı bulunmuyor. Taksitler isteğe bağlı olarak 24 veya 36 ayda tamamlanabiliyor.
SİSTEMİN AVANTAJLARI VE RİSKLERİ
Tasarruf finansmanı sistemi faizsiz ve sabit taksitli bir alternatif sunuyor. Tüketici belirli peşinat ve ödeme planıyla sıfır ya da ikinci el araç alabiliyor. Faiz yerine dosya ücreti ve bazı modellerde kiralama bedeli uygulanıyor. Peşinat arttıkça teslimat süresi kısalıyor. Düşük peşinatlı modellerde araç çekilişle teslim ediliyor. Teslimat tarihi toplam maliyet ve sözleşmeden çıkış koşulları kritik önem taşıyor. Sıfır araçta şirket aracı filo alımıyla daha uygun maliyetle temin ediyor. Kiralama sürecinden sonra aracı tüketiciye ikinci el olarak satıyor. Bu durum daha yüksek maliyetlere yol açıyor. Taksitler bitene kadar ruhsata “satılamaz” şerhi konulabiliyor. Sistemin riski müşteri girişleriyle doğru orantılı. Müşteri girişi yavaşlar veya nakit akışı bozulursa teslimatlar gecikebilir. BDDK düzenlemeleri ve sıkı denetimler bu riski azaltıyor.