Taylor Swift ve Travis Kelce çiftinin Madison Square Garden’da gerçekleştirdiği düğün, atari oyunları ve çekiliş gibi sıra dışı detaylarıyla dikkat çekti. Çoğu kişinin evlilik yemini etmek için hayal etmediği bu mekanda yapılan tören, aslında yeni bir düğün trendinin habercisi oldu. Uzmanlara göre çiftler artık misafirlerine görsel bir şölen sunmaktan çok, onlara unutulmaz bir his yaşatmayı hedefliyor.
DÜĞÜNLERDE DENEYİM TASARIMI DÖNEMİ
Küresel lüks düğün ve etkinlik planlama şirketi Kesh Events’in kurucusu Akeshi Akinseye, çiftlerin düğünlerdeki resmiyeti azaltıp eğlenceyi ön plana çıkarmak istediğini belirtti. Atari oyunları ve çekilişlerin, deneyim odaklı bir düğün bağlamında çok daha anlamlı olduğunu ifade eden Akinseye, bu tür unsurların misafirlerde beklenti oluşturduğunu ve onları etkinliğin bir parçası haline getirdiğini söyledi. Deneyim tasarımcısı Julie Comfort ise işini, düğünün misafirlere nasıl hissettireceğini belirleyen duygusal tasarım olarak tanımlıyor. Comfort, çiftlerin abartıya kaçmadan da etkili olabileceğini, yeter ki düşünceli, niyetli ve cömert bir ev sahipliği yapmaları gerektiğini vurguladı.
MEKAN SEÇİMİ DENEYİMİN KAPISI
Akinseye’ye göre düğünün yapıldığı mekan, tüm deneyimin ön kapısı niteliğinde. Swift ve Kelce’nin düğününde, kişisel olmayan bir mekanın nasıl dönüştürülebileceği tüm dünyaya gösterildi. Silinen bir sosyal medya paylaşımında bir misafir, Madison Square Garden’ın küçük bir bölümünün oyun veya maç izlenen bir yer olduğunu unutturacak şekilde kır bahçesine dönüştürüldüğünü ve bin kişilik kalabalığa rağmen her şeyin samimi ve küçük hissettirdiğini yazdı. Akinseye, bu düğünün çiftleri geleneksel mekanların dışına çıkmaya teşvik edebileceğini söyledi.
SWIFT-KELCE DÜĞÜNÜNDEN ÇIKARILACAK DERSLER
Swift ve Kelce’nin düğününden ilham almak isteyen çiftlere tavsiyede bulunan Akinseye, hiçbir şeyi birebir kopyalamamalarını, bunun yerine hangi anların neden etkileyici olduğunu anlayıp bu hissi kendi düğünlerine taşımalarını önerdi. Deneyim tasarımı, düğün sektöründe henüz niş bir alan olsa da çevrimiçi yorgunluğun artmasıyla birlikte çiftlerin sosyal medya odaklı içerik üreticileri yerine, bağlantı ve anı yaşatmaya odaklanan profesyonellere yöneldiği görülüyor.