Yenilenebilir enerji kaynakları dünya genelinde artış gösteriyor; güneş panelleri ve batarya depolama sistemleri ile elektrikli araçların hızlı benimsenmesi öne çıkıyor. Ülkeler, fosil yakıtlarla kıyaslandığında daha temiz enerji kaynaklarının payını artırmaya çalışıyor, özellikle ABD dışında. Ancak temiz enerji geçişinin hızı ile iklim diplomasisinin yavaş ilerleyişi arasında bir çelişki bulunuyor. Dünyanın dört bir yanından ülkeler, 9 Kasım’da Türkiye’nin Antalya şehrinde gerçekleşecek olan bu yılki Birleşmiş Milletler iklim zirvesi COP31 için bir araya gelecek ve sanayileşmiş ülkeler (şu ana kadar küresel ısınmanın en büyük sorumluları) ile gelişmekte olan ülkeler arasındaki uzun süreli gerilimlerin etkisi altında müzakerelerde bulunacak. Uzmanlar, müzakereler ile eylemler arasındaki dengenin başlangıçta göründüğünden daha az bozuk olduğunu belirtiyor. Hem müzakere masasında hem de gerçek dünyada ilerlemeler kaydediliyor. Müzakere süreçleri, yenilenebilir enerjiye olan artan bağımlılığın temellerini atıyor ve karbondioksit ile metan emisyonlarını azaltmak için gerekli itici gücü sağlıyor.
COP'TA GÜNDEM
Bu yılki COP zirvesinin odak noktası, Paris İklim Anlaşması gibi mevcut anlaşmaların uygulanması olacak. Bu durum, müzakerecileri gelişmekte olan ülkelerin enerji geçişine finansman sağlama ve iklim zararları için tazminat verme konularında taahhütlerde bulunmaya zorlayabilir. Bu iki konu, bu toplantılarda özellikle sıkıntılı meseleler arasında yer alıyor ve önceki yıllarda üzerinde çok az ilerleme kaydedildi. Ancak COP toplantılarının önemsiz olduğu anlamına gelmiyor. Uzmanlar, bu tür zirvelerin ülkeleri sera gazı emisyonlarını azaltma planlarını belirlemeye teşvik etme açısından son derece değerli olduğunu ifade ediyor.
İLERLEME VE HIZ
Rick Duke, Biden yönetimi döneminde ABD’nin iklim değişikliği özel elçisi olarak görev yapmış bir uzman olarak, “Paris Anlaşması iki ayrı alanda ilerliyor: müzakereler ve eylem. Her iki alanda da önemli ilerlemeler sağladı” diyor. Örneğin, 2021 yılında 100’den fazla ülke Küresel Metan Taahhüdü ve ormansızlaşmayı sona erdirme deklarasyonuna katıldı. Duke, özellikle Çin ve Brezilya’nın ilerleme kaydettiğini belirtiyor. Çin artık metanı ulusal hedeflerine dahil ediyor ve yeniden seçilen Brezilya Cumhurbaşkanı Luiz Inácio Lula da Silva, Amazon ormansızlaşmasını sona erdirme planlarını ilerletiyor.
HIZ KESİCİ ÇÖZÜMLER
Duke, “Ancak süreç, ülkeleri ulusal hedeflerine karşı daha iyi bir şekilde hesap verebilir hale getirmeli ve metan ile ormanlar gibi ısınmayı en hızlı azaltabilecek ‘acil durum freni’ çözümlerine dikkat çekmeli” diyor. Berkeley Earth’te iklim bilimci olan Zeke Hausfather, temiz enerji kaynaklarının maliyetlerindeki keskin düşüşün, önümüzdeki on yıllara ilişkin beklenen ısınma şiddetini azalttığını belirtiyor. Ancak bu gelişmenin, COP toplantılarının on yıllık bir başarısı mı yoksa ekonomik faktörlerin ve ülkelerin kendi başlarına alacağı önlemlerin bir sonucu mu olduğu net değil.
SONUÇ
Sonuç olarak, ne Türkiye’deki politika tartışmaları ne de küresel yenilenebilir enerji uygulamaları, tehlikeli seviyelerde daha fazla ısınmayı önleyecek kadar hızlı ilerliyor. Geçtiğimiz ay yayımlanan bir BM raporu, dünyanın yakında Paris Anlaşması’nda belirtilen 1.5 derece Celsius ısınma hedefini aşacağını ve en iyi umudun, daha fazla ısınmayı sınırlamak, emisyonları azaltmak ve sıcaklıkları mümkün olan en kısa sürede düşürmek olduğunu uyarıyor.