Tibet’te Klon Yaklar Yetiştiriliyor

Tibet’in karlı dağlarla çevrili yüksek rakımlı platolarında, bilim insanları boynuzlu ve tüylü klon yaklar üretmek için yoğun çalışmalar yürütüyor. Bu proje, deniz seviyesinden 4 bin metre yükseklikteki gizli laboratuvarlarda sağlıklı ve verimli “süper yak” sürüsü oluşturmayı hedefliyor. İlk yak klonu Temmuz 2025’te doğdu ve araştırmacılar 2028 yılına kadar 100’den fazla klon yak üretmeyi planlıyor.

YABANİ VE EVCİL YAKLAR TEHDİT ALTINDA

Tibet’te iki ana yak türü bulunuyor. Yabani yaklar, nesli tükenme riskiyle karşı karşıya ve Çin yasalarıyla korunuyor. Son 30 yılda sayıları üçte birden fazla azalan bu türden yalnızca 10 bin ila 20 bin birey kaldı. Buna karşılık evcil yakların sayısı dünya genelinde yaklaşık 14 milyona ulaşıyor ve çoğu Tibet platosunda yaşıyor. Evcil yaklar, yün, süt, et ve tarım işgücü sağlayarak bölge ekonomisinin bel kemiğini oluşturuyor. Ancak her iki tür de iklim değişikliği ve habitat bozulması nedeniyle tehdit altında. Sıcaklıkların artması istilacı bitki türlerini getirirken kaynak rekabetini de artırıyor. Bir yak yünü giyim markasının kurucusu Carol Chyau, “Platolarda ekosistem çok kırılgan. İklim değişikliğiyle aşırı hava olayları tüm sürüleri yok edebilir” diyor. Ayrıca akraba evliliği ve melezleşme de genetik çeşitliliği azaltıyor. Yabani yaklar evcil yaklarla, evcil yaklar ise ineklerle çiftleşerek genetik havuzlarını daraltıyor. Baş bilim insanı Fang Shengguo, son on yılda yakların vücut boyutu, ağırlığı ve doğurganlığının düştüğünü, doğal üreme başarısının yalnızca yüzde 20 olduğunu belirtiyor.

KLONLAMA SÜRECİ VE İLK BAŞARILAR

Klonlama işlemi, en güçlü ve sağlıklı yakların DNA donörü olarak seçilmesiyle başlıyor. Bilim insanları vücut hücrelerinden çekirdeği alarak kendi çekirdeği çıkarılmış bir yumurta hücresine aktarıyor. Bu döllenmiş yumurta klon embriyosuna dönüşüyor ve taşıyıcı anneye yerleştiriliyor. İlk başarılı klon, sezaryenle doğan siyah tüylü bir evcil yak buzağısı oldu. Ardından gelen 10 klonun tamamı doğal yolla doğdu. Üniversite yetkilileri, tüm klon buzağıların sağlıklı bir şekilde büyüdüğünü açıkladı. Fang Shengguo, “Bu, teknolojinin tek seferlik başarıdan istikrarlı, kitlesel uygulamaya geçtiğini gösteriyor” dedi. Yaklar son derece yavaş ürer; dişiler ömürleri boyunca yalnızca dört veya beş yavru doğurur. Bilim insanları, en iyi genetik özelliklere sahip donörleri seçerek daha verimli, hastalıklara dirençli ve dayanıklı klonlar üretmeyi hedefliyor.

ALTIN YABANİ YAK İÇİN UMUT

Araştırmacılar, klonlama teknolojisini yabani yakların korunması için de kullanmayı planlıyor. Özellikle Tibet’te yalnızca 300 bireyi kalan altın yabani yak alt türü için çalışmalar sürüyor. Bu kadar nadir ve saygı duyulan bir hayvan, bazen “ilahi canavar” olarak tanımlanıyor. Araştırmacılar 2025’te ölen altın yabani yaklardan hücre örnekleri alarak klon embriyoları oluşturdu. Nisan ayında 200’den fazla yabani yak (altın yabani yak dahil) ve melez yavru embriyosu üretildiği açıklandı. Ancak bu aşamada henüz başarılı bir yabani yak klonunun doğduğuna dair bir bilgi bulunmuyor ve nakledilen embriyoların akıbeti bilinmiyor.

ETİK TARTIŞMALAR VE UZMAN GÖRÜŞLERİ

Klonlama projesi uluslararası uzmanlar arasında tartışma yaratıyor. Harvard Tıp Fakültesi’nden veteriner ve biyoetikçi Lisa Moses, bu tür projelerin hedeflerinin uygulanabilir olup olmadığı, sürecin etkili olup olmadığı, hayvanların nasıl etkilendiği gibi soruların sorulması gerektiğini söylüyor. Moses’a göre halk, klonlamayı tarımdan çok yaban hayatı koruma amaçlı kullanıldığında daha kabul edilebilir buluyor. Klonlama eleştirmenleri, doğaya müdahale etmenin tehlikelerine ve bu teknolojilerin insanlar üzerinde kullanılmasının kaygan zeminine dikkat çekiyor. Bazı bilim insanları, klonlamanın çevreyi koruma aciliyetini azaltabileceğini, asıl sorunun habitat restorasyonu ve karbon emisyonlarının azaltılması olduğunu savunuyor. Ancak Moses, “Geleneksel koruma çabaları başarısız oluyor. Bu teknolojileri kullanmaktan başka seçeneğimiz yok” görüşünü dile getiriyor. Singapur Ulusal Üniversitesi’nden Julian Savulescu ise klonlama ve gen seçiminin hayvanların daha sağlıklı yaşamasını sağlıyorsa ahlaki bir zorunluluk olduğunu belirtiyor. Ancak klonlamanın kusurlu bir bilim olduğunu ve genetik anormalliklere yol açabileceğini de ekliyor.

PROJENİN ŞEFFAFLIĞI VE BİLİNMEYENLER

Projeyle ilgili birçok soru yanıtsız kalıyor. 11 başarılı klon doğmadan önce kaç başarısız doğum, düşük ya da ölüm yaşandığı bilinmiyor. “Doğal doğum” tanımının ne olduğu, klon sürüsünde genetik çeşitliliğin nasıl sağlanacağı ve hangi etik düzenlemelerin uygulandığı belirsiz. SHOKAY kurucusu Carol Chyau, klon yakların çiftçilik endüstrisini canlandırmak için daha fazla süt mü, daha iyi et mi yoksa belirli yün türleri mi üreteceğinin netleşmesi gerektiğini söylüyor. Moses ise “Tarih, iyi niyetle yapılan çevre müdahalelerinin ters teptiği örneklerle dolu” uyarısında bulunuyor. Araştırmacılara ulaşma çabaları sonuçsuz kalırken, yetkililerden yanıt alınamadı.

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Fatih Tekke: Ahlaksızlığı Asla Kabul Etmem

Trendyol Süper Lig'in 2. haftasında Trabzonspor, RAMS Başakşehir'i 2-1 mağlup etti. Maç sonrasında düzenlenen basın toplantısında Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, karşılaşmayı değerlendirdi.

Gebze’de Orman Yangını: BOTAŞ Boşaltılıyor

Gebze Mollafenari Mahallesi'ndeki ormanlık alanda yangın çıktı ve kısa sürede büyüyerek tehlikeli bir boyuta ulaştı. Yangının Ballıkayalar mevkiine doğru ilerlediği bildirildi.

Merkez Bankası, Repo İhalelerine Yeniden Başlıyor

TCMB, "Türk Lirası Likidite Yönetimine İlişkin Basın Duyurusu"nda 1 Mart 2026 tarihinde ara verilen bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlanacağını açıkladı. Bu ihaleler, TCMB'nin bankacılık sistemine Türk Lirası likidite sağlamada kullandığı temel araçlardan biridir.

Beşiktaş, Alanyaspor Karşısında 7’de 7 Peşinde

Beşiktaş, 6 resmi maçını da gol yemeden kazanarak dikkat çekiyor. Siyah-beyazlılar, bu başarıyı 7'ye çıkarmak için Alanyaspor ile karşılaşıyor.

Bakan Gürlek, Alaplı’da Soruşturma Başlatıldığını Açıkladı

Zonguldak'ın Alaplı ilçesindeki Bektaşlı köyünde mevsimlik tarım işçileri ile köy sakinleri arasında bir olay yaşandı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, olayla ilgili açıklama yaptı.