ABD’de son büyük kömür santralinin inşa edilmesinin üzerinden 13 yıl geçti. Trump yönetimi şimdi iki yeni kömür santrali daha kurmak istiyor ancak uzmanlar, federal destek olsa bile bunun fizibil olmayacağını söylüyor. Başkan Donald Trump ve yönetimi, veri merkezleri ve sanayi gibi büyük kullanıcılar tarafından tercih edilen kesintisiz elektriğin önemli bir kaynağı olduğunu savunarak kömür enerjisine verdikleri desteği gizlemiyor.
FEDERAL DESTEĞE RAĞMEN FİYAT ETİKETİ UÇUK
Yönetimin çabaları çoğunlukla mevcut kömür santrallerini daha uzun süre çalışır durumda tutmaya yönelik olsa da geçen ay Batı Virginia ve Alaska’da önerilen iki santral için 100 milyon dolardan fazla federal fon sağlanacağı duyuruldu. Projeler planlama aşamasında ve federal para ilk fizibilite çalışmaları için kullanılacak. İnşa edilmeleri halinde ABD’de kömür enerjisi için dönüm noktası niteliğinde bir gelişme yaşanacak. Ancak bu büyük bir “eğer” çünkü karbon yakalama teknolojisiyle donatılacak kömür santrallerinin maliyeti astronomik olabilir. Karbon yakalama, sera gazı emisyonlarının atmosfere kaçmasını engelleyerek depolamayı amaçlıyor. Wyoming Enerji Otoritesi için hazırlanan bağımsız analize göre, Batı Virginia’da önerilen 1,6 gigavatlık karbon yakalamalı kömür santralini inşa etmek 10 milyar dolardan fazlaya mal olacak. Aynı şekilde Alaska projesi büyüklüğündeki 1,25 gigavatlık bir tesisin maliyeti 8 milyar doları aşacak. Bu rakam, karbon yakalamalı doğal gaz santrali kurmanın iki katından, yeni güneş enerjisi tesislerinin dört katından daha yüksek. Sadece yeni bir nükleer santral inşa etmek daha pahalı. Enerji veri analisti Seth Feaster bu fiyat etiketlerini “inanılmaz derecede yüksek” olarak nitelendiriyor ve projelerin daha başlamadan durabileceğini belirtiyor.
KARBON YAKALAMA TEKNOLOJİSİ HENÜZ KANITLANMADI
Feaster, “Temel tepkim bu santrallerin asla inşa edilmeyeceği yönünde. Bu elektriğin maliyeti, doğal gaz, güneş ve rüzgar dahil diğer enerji türlerinden çok daha yüksek olacak” diyor. Mevcut kömür santralleri bile yıllardır yavaş yavaş kapanıyor; çok eski ve pahalı oldukları için daha ucuz doğal gaz ve yenilenebilir enerjiyle rekabet edemiyorlar. Yeni santraller, iki partili desteğe sahip karbon yakalama teknolojisini kullanacaklarını söylüyor. Bu teknoloji, eski Başkan Joe Biden’ın 2022 tarihli temiz enerji yasasında önemli bir vergi kredisi almıştı ve Biden’ın Çevre Koruma Ajansı da kömür santrallerinin emisyonlarını kontrol etmek için bu teknolojiyi kullanması gerektiğini belirtmişti. Yeni kömür santralleri için fon, Kongre’nin başlangıçta karbon emisyonlarını azaltma ve yakalamaya ayırdığı paradan geldi. Ancak enerji danışmanlık şirketi McCloskey by OPIS’ten Phil Wagner, teknolojinin hâlâ “kanıtlanmadığını” söylüyor. Wagner, “Eğer yapılabilirse, önce doğal gaz santrallerinde uygulanır. Onlar zaten daha düşük maliyetli ve elektrik şebekesinin yüzde 40’ını oluşturuyor. Yakalanacak daha az karbon var” diye ekliyor.
ENERJİ TALEBİ KÖMÜRÜ YENİDEN GÜNDEME GETİRDİ
Trump yönetiminin Enerji Bakanlığı sözcüsü, projelerin “rekabetçi bir şekilde seçildiğini” ancak finansman kriterleri veya projelerin dış finansman ya da alıcı bulup bulmadığına ilişkin soruları yanıtlamadı. Proje geliştiricileri de yorum talebine yanıt vermedi. Enerji Bakanlığı sözcüsü, Trump yönetiminin “Amerikan kömür endüstrisini istikrara kavuşturma, optimize etme ve büyütme ile kömürü ABD enerji karışımının temel taşı haline getirme konusunda kararlı olduğunu” ifade etti. Enerji talebi, maliyetine rağmen kömürün beklenmedik bir geri dönüş yapmasının büyük bir nedeni. Yapay zeka veri merkezlerinin sürekli güç ihtiyacıyla ABD’de elektrik talebi son yıllarda patladı. Veri merkezlerinin pazara girmesi, en sıcak yaz günleri ve en soğuk kış gecelerinde pik talebi karşılamak için şebekede yeterli enerji olduğundan emin olma yarışını da tetikledi. Kömür santrali ticaret grubu America’s Power’ın CEO’su Michelle Bloodworth, “Yenilenebilir enerji kaynaklarının aksine, kömür santralleri günün her saati ve her hava koşulunda elektrik üretebilir. Bu onları elektrik güvenilirliği için kritik hale getiriyor” dedi.
MEVCUT SANTRALLERİ AYAKTA TUTMA ÇABALARI
Trump yönetimi, şebekede güvenilir güç ihtiyacını gerekçe göstererek eski kömür santrallerinin kapanmasını önlemek için büyük çaba harcadı. En önemli adım, santrallerden kaynaklanan hava ve su kirliliğini sıkılaştıran EPA kurallarını geri çekmek oldu. Ancak Trump’ın Enerji Bakanlığı daha da ileri giderek bazı santrallerin -arızalı ve çalışamaz durumda olanlar dahil- kapanış tarihinden sonra da açık kalmasını emretti. Bu çabalar sonuç verdi; ABD’de sera gazı emisyonları geçen yıl sıçrama yaptı ve bunun büyük nedeni kömür santrallerinin daha fazla kömür yakması oldu. Ancak kömür santralleri şebekenin güvenilir direkleri olarak görülse de durum her zaman böyle olmuyor. Colorado’daki Comanche Ünite 3 ve Teksas’taki Sandy Creek gibi nispeten yeni inşa edilmiş iki kömür santrali, yüzlerce gün süren ciddi mekanik sorunlar ve kesintiler yaşadı. Sandy Creek, geçen yıl büyük bir arızanın ardından atıl durumda ve Mart 2027’ye kadar yeniden devreye alınması beklenmiyor. Comanche 3 ise mekanik sorunlar nedeniyle 40’tan fazla plansız kesinti yaşadı; en sonuncusu yaklaşık bir yıldır sürüyor. Colorado Enerji Ofisi İcra Direktörü Will Toor, Comanche Ünite 3’ün “elektrik sistemimizdeki belki de en büyük güvenilmezlik kaynağı olduğunu” söylüyor.
İKİ SORUNLU SANTRAL VE SEKTÖRÜN GÖRÜŞÜ
Colorado Enerji Ofisi Politika Direktörü Keith Hay, Comanche ünitesindeki plansız kesintilerin elektrik fiyatını artırdığını ve mekanik sorunların “kelimenin tam anlamıyla ilk inşaat dönemine dayandığını” belirtiyor. Feaster, Comanche 3 ve Sandy Creek’i “ülkedeki en sorunlu iki kömür santrali” olarak nitelendiriyor. Bloodworth ise bu iki santralin istisna olduğunu ve 2010’ların başında devreye giren diğer 18 kömür ünitesinin bu kadar sorun yaşamadığını savunarak “20 üniteden ikisinden daha geniş bir güvenilirlik sonucu çıkarmaya karşı uyarırız” dedi. Analist Wagner, Trump yönetiminin yeni inşaatlardan ziyade mevcut kömür santrallerini ayakta tutmaya yönelik kurallar ve fonlamayla daha fazla sonuç alacağını düşünüyor. Yeni projelere verilen 100 milyon doları “neredeyse kovada bir damladan az” olarak tanımlıyor.