New York — Başkan Donald Trump, yapay zeka teknolojisinin denetimsiz gelişimi konusunda önde gelen yöneticilerle ters düşmüş durumda. Ekonominin yavaşlamayı kaldıramayacağı düşüncesi, bu durumu tetikliyor olabilir. İki aydan az bir süre kala ara seçimler için, Amerikalıların büyük çoğunluğunun veri merkezlerinin yakınlarında inşa edilmesine karşı olduğu ve yapay zekanın kullanım alanlarına şüpheyle yaklaştığı bir dönemde bu kadar sert bir tutum sergilemek siyasi olarak riskli görünebilir. Ancak Trump’ın bu konudaki kararlı yaklaşımı, daha büyük bir sorunun peşinde olduğuna işaret ediyor: Yapay zeka çılgınlığı sona ererse, ABD ekonomisi ne durumda olacak?
YAPAY ZEKA VE EKONOMİK BAĞIMLILIK
ABD ekonomisinin yapay zeka ve ona bağlı harcamalara bağımlılığı, çeşitli ölçümlerle ortaya konuyor. ING’nin tahminlerine göre, yapay zeka ve veri merkezleri tarafından domine edilen teknoloji yatırımları, 2026 yılı itibarıyla yıllık ekonomik büyümenin üçte birini oluşturacak. Goldman Sachs’ın baş hisse stratejisti, yapay zeka yatırımlarının S&P 500’deki kar artışlarının yarısını oluşturduğunu ifade etti. Ancak ekonomistler, bu hesaplamalarda her zaman bir nüans olduğunu belirtiyor. Yapay zeka destekçileri, bu teknolojinin çağımızın belirleyici teknolojisi olduğuna inanıyor ve yarattığı astronomik hisse senedi fiyatlarının bunun sadece bir yararı olduğunu savunuyor.
OLASI DÜŞÜŞLERİN ETKİLERİ
Herhangi bir yavaşlama, bu hisse değerlerini riske atabilir, bu da hanehalkı varlıklarını zayıflatıp kurumsal yatırımları azaltabilir. Üstelik, yapay zeka ile elde edilen verimlilik artışları, Amerikan ekonomisine istikrar getiriyor. Ancak şu bir gerçek ki, yapay zeka çılgınlığı olmasaydı ekonomi çok daha zayıf bir konumda olurdu; hatta resesyona girebilirdi. Fitch Ratings’in ABD ekonomik araştırma başkanı Olu Sonola, “Müzik durursa ve büyük bir şekilde durursa, en az bir yıl boyunca duraklama veya doğrudan daralmayla karşılaşmamız muhtemel,” dedi.
VARLIK ETKİSİ VE TÜKETİM
Sonola, yapay zeka ile bağlantılı hisse portföylerine sahip olanların kendilerini zengin hissettiklerini ve cömertçe harcama yaptıklarını belirtti. Bu durum, ABD’nin tüketim odaklı ekonomisini daha da destekliyor. İnsanların teknolojiye dair kişisel inançları ne olursa olsun, bu alana yapılan yatırımlar dünyanın en büyük ekonomisini canlı tutuyor. Eğer bu yatırım akışı durursa, etkileri yalnızca Wall Street’teki teknoloji yatırımcılarıyla sınırlı kalmayacak.
RİSKLER VE UYARI IŞIKLARI
Geçtiğimiz hafta Fitch, yapay zeka ile ilgili bir durgunluk senaryosu oluşturdu ve ABD hisse senetlerinin altı ay içinde yaklaşık %35 oranında düşmesi durumunda ekonominin resesyona gireceğini öngördü. Fitch, “ABD hisse senedi fiyatlarında keskin bir düşüş bizim temel senaryomuz değil,” diye vurguladı. Ancak birçok yatırımcı ve akademisyen, daha küçük şoklara karşı hassas bir sistem olduğunu düşünüyor. Villanova Üniversitesi’nden finans profesörü John Sedunov, “Yapay zeka etrafında dönen bir ekosistemimiz var. Bir zincir halkası kırıldığında, sonuçları olacaktır,” dedi.
BOND PİYASALARI VE ENFLASYON
Tahvil piyasaları, hükümet borç yükü, bütçe açığı ve yüksek enflasyon konularında büyüyen endişeleri işaret ediyor. Bu durum, daha yüksek faiz oranları döngüsüne yol açabilir ve İran’daki savaşla birleştiğinde, yatırımcılar yapay zeka altyapısını finanse etmek için kurumsal borca yöneliyor. Sonola, “Hisse fiyatı balonu riski kesinlikle dünya ekonomisi için büyük bir tehdit,” dedi.
OPTİMİST GÖRÜŞLER
Yine de, potansiyel olumlu yönleri vurgulayan optimistler de var. Pennsylvania Üniversitesi Wharton Okulu’ndan finans profesörü Jessica Wachter, “Gördüğümüz şey çok olağandışı, bu yüzden insanların endişeli olması mantıklı,” dedi. Ancak Wachter, yapay zeka çılgınlığının 2008 düzeyinde bir spirale dönüşeceğini düşünmüyor. “Yapay zekanın, net iş yaratımını ve büyümeyi teşvik eden bir dengeleyici güç olacağını düşünüyorum. Ben bir optimistim, fakat başkalarının farklı görüşleri olduğunu biliyorum,” ifadelerini kullandı.