ABD Başkanı Donald Trump, Çin’in 2020 seçimlerinde kendisini zor durumda bırakmak için tarihin en büyük seçim verisi ihlalini yaptığını iddia etti. Çin Dışişleri Bakanlığı bu suçlamaları reddederek “hiçbir olgusal temeli olmadığını” söyledi. Ancak Trump’ın açıklamalarının ardından Çin’e yönelik herhangi bir yaptırım planlanmadığı, hatta Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in Washington’a yapacağı devlet ziyareti hazırlıklarının sürdüğü bildirildi.
TRUMP’IN 2020 SEÇİM ODAKLI SUÇLAMALARI
Trump, perşembe akşamı Beyaz Saray’da yaptığı konuşmada, Çin hükümetinin kendisinin 2020’de kaybetmesini istediğini, çünkü kendisine uyguladığı tarifeler ve güçlü ordu yatırımları nedeniyle Çin’in Trump’tan çekindiğini öne sürdü. Suçlamalar ciddi olmakla birlikte ne yeni ne de tam olarak kanıtlanmış durumda. Trump, istihbarat teşkilatlarının bu bilgileri kendisinden gizlediğini iddia ederek dört ayrı federal kuruma soruşturma emri verdi ve “örtbas edenlerin görevden alınması ve uygun görülmesi halinde suç duyurusunda bulunulması” talimatını verdi.
ÇİN İLE DENGE ARAYIŞI VE ZİYARET PLANLARI
Trump’ın bu sert söylemine rağmen, Beyaz Saray’dan bir yetkili, Şi Cinping’in iki ay içinde Washington’a yapması planlanan görkemli devlet ziyareti hazırlıklarının hız kesmeden devam ettiğini doğruladı. Trump, geçen hafta Türkiye’deki NATO zirvesinde Şi’yi övmüş ve İran savaşında Çin’in tarafsız kalmasını takdir etmişti. New York’taki bir Dünya Kupası resepsiyonunda ise ABD’nin bir sonraki turnuvayı Meksika ve Kanada yerine Çin ile ortaklaşa düzenlemesi gerektiğini söyledi. Bu tutum, Trump’ın 2020 seçim mağlubiyetine odaklanması ile Çin’le istikrarlı bir denge kurma çabası arasında gidip geldiğini gösteriyor.
İSTİHBARAT RAPORLARI VE VERİ HIRSIZLIĞI
Trump yönetiminin perşembe günü yayımladığı belgeler, Çin istihbaratının ABD’li yetkililer ve Joe Biden’ın 2020 başkanlık kampanyasına yönelik kapsamlı siber casusluk faaliyetlerini ortaya koydu. Belgelerde, bir Çinli hacker grubunun Biden kampanya çalışanlarının e-posta hesaplarını takip etmek için teknikler kullandığı, ayrıca Çin hükümetinin birçok eyalette seçmen kayıt verilerini indirdiği belirtiliyor. Ancak raporlarda, Çin’in topladığı verileri oyları değiştirmek için kullandığına dair herhangi bir kanıt bulunmuyor. Belgeler, Çin istihbaratının yüz milyonlarca Amerikalı hakkında mümkün olduğunca fazla bilgi topladığını gösteriyor; bu yeni bir tespit değil.
ABD’DEN GEÇMİŞTEKİ GİBİ BİR CEVAP GELMEDİ
ABD daha önce Çin destekli bilgisayar korsanlarına hedefli mali yaptırımlar uygulamış ve bu kişiler hakkında cezai kovuşturma başlatmıştı. Ancak Trump’ın 220 milyon ABD’li seçmen kaydının çalındığı iddiasının ardından benzer bir yaptırımın gündeme gelmediği görülüyor. Dışişleri Bakanı Antony Blinken daha önce Çin’in seçimlere “müdahale etmeye ve etkilemeye” çalıştığına dair kanıtlar olduğunu söylemiş olsa da, Trump yönetiminin bu konuda somut bir adım atmaması dikkat çekiyor.