ABD Başkanı Donald Trump’ın Federal Rezerv (Fed) üyesi Lisa Cook’u görevden alma girişimi, Yüksek Mahkeme’nin kararıyla büyük bir darbe aldı. Mahkeme, Trump yönetiminin Cook’a yönelttiği suçlamaları yasaya uygun şekilde cevaplama fırsatı vermediğine hükmetti. Cook, karar sonrası yaptığı açıklamada, kendisini görevden alma girişiminin “uydurma bir bahaneye dayandığını” söyledi.
YÜKSEK MAHKEME’NİN KARARI VE GEREKÇESİ
Trump, geçen yıl Fed’in güçlü yönetim kurulunda görev yapan Lisa Cook’u, kanıtlanmamış ipotek dolandırıcılığı iddialarını gerekçe göstererek görevden almak istemişti. Cook hakkında herhangi bir suçlama yöneltilmedi. Yüksek Mahkeme ise 5’e 4 oyla aldığı kararda, yönetimin Cook’a bu suçlamalara yanıt verme fırsatı sunmadığını belirtti. Kararın muhafazakâr kanattan isimlerinden Yargıç Brett Kavanaugh, liberal meslektaşlarıyla aynı safta yer aldı. Kavanaugh, Ocak ayındaki sözlü duruşmada, Cook aleyhine verilecek bir kararın, Trump veya gelecekteki başkanların “çürütülmesi çok zor, önemsiz veya eski iddialar” öne sürerek herhangi bir Fed yetkilisini görevden almasına yol açabilecek tehlikeli bir emsal oluşturacağını ifade etmişti. Kavanaugh, karşı oy yazısında, “Federal Rezerv’in statüsüyle ilgili belirsizlik, siyasi çalkantıya ve ABD ile dünya ekonomilerinde kargaşaya yol açabilir” uyarısında bulundu. Başyargıç John Roberts, çoğunluk görüşünde, “Bu tür korumalar olmadan Cook, başkanın kendisine yönelttiği suçlamalara gerektiği gibi itiraz edemezdi” ifadelerini kullandı. Karar, Cook’un ipotek dolandırıcılığı iddiaları temelinde görevden alınması için yeterli neden olup olmadığı sorusuna yanıt vermedi.
COOK’A YÖNELİK SUÇLAMALAR VE HUKUKİ SÜREÇ
Trump yönetiminin Cook’a yönelik iddiası, onun Michigan’daki Ann Arbor evi ile Atlanta’daki dairesini aynı anda “birincil adres” olarak göstermesine dayanıyordu. ABD Başsavcı Vekili D. John Sauer, Ocak ayında bu durumun “oldukça büyük bir hata” olduğunu söylemişti. Birincil adres ipoteği genellikle daha avantajlı borçlanma koşulları sağlıyor, ancak kural olarak yalnızca bir mülk bu şekilde bildirilebiliyor. Cook ise herhangi bir yanlış yaptığını reddetti ve hakkında hiçbir suçlama yöneltilmedi. Federal Rezerv Yasası’na göre başkan, bir Fed yetkilisini yalnızca “geçerli neden” (genellikle görevi kötüye kullanma veya ihmal) durumunda görevden alabilir. Roberts, “Başkanın Cook’u geçerli nedenle görevden alıp alamayacağı nihai sorusu kısmen olayın esasına bağlı. Bu görüşte olayın esasını ele almadık, çünkü henüz ilgili yasal standartlar altında bulunup analiz edilmedi” dedi.
FED’İN BAĞIMSIZLIĞI VE TRUMP’IN BASKILARI
Karar, Fed’in bağımsızlığı açısından önemli bir yasal güvenceyi yeniden teyit etti. Merkez bankacıları on yıllardır faiz oranlarını başkanın taleplerine değil, ekonomik verilere göre belirliyor. Bu siyasi bağımsızlık, Fed’in kısa vadede popüler olmayabilecek ancak ABD ekonomisinin uzun vadeli çıkarlarını gözeten kararlar almasını sağlıyor. Finansal hizmetler firması Glenmede’in yatırım stratejisi başkan yardımcısı Michael Reynolds, Fed bağımsızlığının “doların itibarını ve Amerikalıların fiyat istikrarına olan uzun vadeli güvenini desteklediğini” belirtti. Trump, Cook’u görevden alamamanın yanı sıra Fed üzerinde baskı kurma çabalarında da başarısız oldu. Yeni atadığı Fed Başkanı Kevin Warsh’ın bu yıl faiz indirimi yapması beklenmiyor. Eski Fed Başkanı Jerome Powell ise vali olarak görevine devam etmeyi seçti ve böylece Trump’ın bir atama daha yapmasını engelledi. Powell’ın bu görevi potansiyel olarak 2028’e kadar sürdürebileceği belirtiliyor.
İRAN SAVAŞI ENFLASYONU TETİKLİYOR, FAİZ İNDİRİMİ RAFA KALKIYOR
Trump’ın hukuki yenilgisi tek sorunu değil. Fed yetkilileri, Warsh yönetiminde bile faizleri düşürmeyi düşünmediklerini sinyaliyor. İran savaşının başlamasının üzerinden dört aydan fazla geçmesine rağmen, dünya petrolünün yüzde 20’sinin yanı sıra alüminyum ve gübre gibi emtiaların geçtiği Hürmüz Boğazı’nda kargo gemileri hâlâ serbestçe hareket edemiyor. Bu durum ABD’de enflasyonu zaten yükseltmiş durumda. Fed’in tercih ettiği enflasyon göstergesi olan Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) fiyat endeksi Mayıs ayında yüzde 4,1’e ulaşarak Fed’in yüzde 2’lik hedefinin oldukça üzerinde gerçekleşti. İran savaşının etkileri yalnızca faiz indirimlerini potansiyel olarak 2027’ye ertelemekle kalmıyor, aynı zamanda bu yıl içinde faiz artırımı olasılığını da artırıyor. Dallas Fed Başkanı Lorie Logan, enflasyon durumu iyileşmezse Fed’in bu yılın ilerleyen dönemlerinde faiz artırması gerekebileceğini söyledi. New York Fed Başkanı John Williams ise, “Mevcut para politikası duruşu, enflasyonu sürdürülebilir bir şekilde yüzde 2 hedefine döndürmek için uygun konumda” dedi. Trump düşük faiz oranları için agresif bir şekilde baskı yapmış, hatta eski Fed Başkanı Jerome Powell’ı faizleri istediği gibi düşürmediği için defalarca eleştirmişti. Trump, Powell’ın halefi Warsh’a faiz indirimi yapmazsa dava açacağına dair şaka bile yapmıştı. Ancak ABD-İsrail savaşının ekonomik sonuçları, yeni Fed başkanının faiz indirimi için argüman oluşturmasını zorlaştıracak. Cook ise karar sonrası yaptığı açıklamada, “Bu karar için kendi adıma değil, Amerikan halkı adına minnettarım. Çünkü onların ekonomik refahı, görevine cevap veren bir merkez bankasına bağlıdır. Siyasi korkutmaya değil” ifadelerini kullandı.