ABD Başkanı Donald Trump, 28 Şubat’ta İran savaşını başlattığında füzeleri yok edip füze sanayisini yerle bir etme sözü vermişti ancak şimdi İran’la ön anlaşmaya vardığı bambaşka bir noktada duruyor. Trump o dönem yayımladığı videoda ABD ordusunun “füzelerini yok edeceğini ve füze endüstrisini yerle bir edeceğini” ilan etmiş, “Tamamen yok olacak” ifadelerini kullanmıştı. Savaşın ilk günlerinde yönetim, İran’ın bölgedeki ABD üsleri ve müttefikleri için oluşturduğu tehdit nedeniyle füze programının imhasını en büyük hedef olarak belirlemişti. Ancak Trump’ın İran’la vardığı ön anlaşma sonrasında söylemleri tamamen değişti. Fransa’daki G7 Zirvesi’nin ardından Çarşamba günü düzenlenen basın toplantısında Trump, İran’ın bir miktar füze bulundurmasının adil olduğunu söyledi. “Başkalarında olduğu için onların da birazının olması gerek” diyen Trump, “füzelerin sorun olmadığını” çünkü “gezegeni havaya uçurmadıklarını” belirtti. Başkan daha sonra bu sözlerini pekiştirerek “Göreceli oranda bence bu sorun değil” ifadesini kullandı.
FÜZE HEDEFİNDEN TAM GERİ ADIM
Trump’ın savaş için belirlediği en büyük hedeflerden biri olan füze programının imhası konusundaki bu geri adım, dikkat çekici bir dönüş oldu. Mart sonuna gelindiğinde hedef “İran’ın füze programını önemli ölçüde azaltmak” şeklinde daraltılmıştı. Oysa şu anki mutabakat zaptında füzelerden hiç söz edilmiyor; İran müzakerelerde bu konuyu kırmızı çizgi olarak ilan etmişti ve Trump Çarşamba günü İran’ın bir miktar füze bulundurmasına izin verileceğinin sinyalini verdi.
KAYITSIZ ŞARTSIZ TESLİMİYETTEN MÜZAKEREYE
Trump 6 Mart’ta sosyal medyadan yaptığı paylaşımda “İran’la kayıtsız şartsız teslimiyet olmadan anlaşma olmayacak” demişti. Ancak kısa süre sonra bu hedefinden vazgeçerek müzakereleri başlattı. Şimdi ise İran’a geniş kapsamlı tavizler veren bir ön anlaşma masada. Sağ kesimden birçok isim bu anlaşmanın İran’ın teslimiyetinden çok ABD’nin teslimiyeti olduğunu söylüyor.
REJİM DEĞİŞİKLİĞİ HEDEFİ RAFA KALKTI
Trump 28 Şubat’ta İran halkına seslenerek “Yönetiminizi devralın”, “Bu sizin için” ve “Bu anı kaçırmayın” çağrısı yapmıştı. İran halkının bu çağrıya kulak vermediği anlaşılınca rejim değişikliği hedefi hızla gündemden düştü. Başkan ara sıra savaşta İranlı liderlerin öldürülmesinin bir tür rejim değişikliği olduğunu söylese de yeni dini lider, eski dini liderin oğlu oldu. Trump Çarşamba günü “Ben bunu rejim değişikliği için yapmadım” açıklamasını yaptı.
NÜKLEER SİLAH KONUSUNDA BELİRSİZLİK
Trump savaşın başında “İran’ın nükleer silah elde etmesini engelleyeceğiz. Hiçbir zaman nükleer silahları olmayacak” demişti. Mutabakat zaptında İran’ın “nükleer silah tedarik etmeyeceğini ve geliştirmeyeceğini teyit ettiği” belirtiliyor ancak Tahran yönetimi her zaman nükleer silah peşinde olmadığını savunuyor. Tehdidin kalıcı olarak ortadan kaldırılması için hangi şartlarda anlaşmaya varılacağı ise henüz belirsiz.
URANYUM ZENGİNLEŞTİRMEDE YUMUŞAMA
Trump 8 Nisan’da sosyal medyada “Uranyum zenginleştirme olmayacak” derken 23 Mart’ta “Zenginleştirme istemiyoruz” demişti. Ancak füze konusunda olduğu gibi bu hedefinden de geri adım attı. Trump İran’ın sivil amaçlarla uranyum zenginleştirmesine izin verilebileceğini belirtti. Çarşamba günü “Diğerleri varken, komşu devletlerde varken onların elektrik ve benzeri amaçlarla kullanmasına izin vermemek biraz zor. Biraz sağduyu kullanmalısınız” ifadesini kullandı. New York Times’a daha önce verdiği demeçte İran’ın düşük seviyelerde zenginleştirme yapabileceğini ancak bunun “asla askeri amaçlarla kullanılamayacağını” söylemişti.
ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ URANYUMUN AKIBETİ
Trump 23 Mart’ta “Zenginleştirilmiş uranyumu da istiyoruz. Gidip kendimiz alacağız” demişti. Mutabakat zaptı bu hedefin gerisinde kaldı. Zapta göre taraflar “stoktaki zenginleştirilmiş malzemenin bertaraf edilmesi konusunda karşılıklı mutabık kalınacak bir mekanizmayla çözüm bulmayı” kabul etti. Ancak uranyumun ele geçirilmek yerine “düşük seviyeye dönüştürüleceği” belirtiliyor. Trump Çarşamba günü gazetecilere İran’ın nükleer stokunu yok etmenin, nükleer silaha sahip olmasını engellemekten “çok daha az önemli” olduğunu söyledi.
İRAN DONANMASI VE GÜVENLİK ALTYAPISI
Savunma Bakanı Pete Hegseth 2 Mart’ta “Operasyon Epic Fury’nin görevi… donanmalarını ve diğer güvenlik altyapılarını yok etmeyi de içeriyor” açıklamasını yapmıştı. İran Donanması savaşın ilk günlerinde büyük ölçüde imha edildi. Ancak İran, Hürmüz Boğazı’nı kontrol etmek için insansız hava araçları, mayınlar ve “süratli bot” olarak bilinen küçük saldırı botları gibi önemli asimetrik yeteneklere sahip.
TERÖR ÖRGÜTLERİNE DESTEK MADDESİ
Trump 2 Mart’ta “İran rejiminin sınırları dışındaki terör ordularını silahlandırmasını, finanse etmesini ve yönlendirmesini engelliyoruz” demişti. Yönetim bir süre bu konuyu neredeyse hiç gündeme getirmedi ve mutabakat zaptında İran’ın Hizbullah, Hamas veya diğer vekil gruplara desteğine dair herhangi bir madde yer almıyor. Hatta zaptın, İsrail’in Hizbullah’a yönelik saldırılarına son vermeyi öngörerek Lübnan’daki çatışmaları sonlandırması Hizbullah’ın işine yarıyor. Trump Çarşamba günü ilerleyen müzakerelerde “terörist vekilleri konusunda da konuşacağız” dedi. Mutabakat zaptının İran’a petrol satışını serbest bırakması da bu grupların finansmanı açısından dikkat çekici.
HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA GEÇİŞ ÜCRETİ
Trump 21 Mart’ta “Açık olmasını istiyoruz, özgür olmasını istiyoruz, geçiş ücreti istemiyoruz. Burası uluslararası bir su yolu” ifadesini kullanmış ve Pazar günü New York Times’a “kalıcı olarak ücretsiz” olması gerektiğini söylemişti. Mutabakat zaptında ise İran’ın “ticari gemilerin 60 gün süreyle ve ücretsiz olarak Basra Körfezi’nden Umman Denizi’ne ve tersi yönde güvenli geçişini sağlamak için elinden geleni yapacağı” belirtiliyor. “Sadece 60 gün” ibaresi Trump’ın hedefinin uzağında. İran ise geçiş için “ücret” talep edeceğinin sinyalini verdi. İran Meclis Başkanı ve başmüzakereci Muhammed Bakır Galibaf bu hafta yaptığı açıklamada “İran’ın Hürmüz Boğazı’nda egemenlik hakları vardır ve doğal olarak hizmetlerin karşılığını alacağız” dedi.