İran ile ABD, Hürmüz Boğazı’nın kontrolü konusundaki karşıt iddialarını giderek sertleştirirken, gerçek durum her iki tarafın da kabul etmek istediğinden daha karmaşık. Boğazdaki gemi trafiği ciddi şekilde kısıtlanmış durumda; bu da birçok armatörün olası bir İran saldırısını göze almak istemediğini ve Tahran’ın Hürmüz üzerindeki etkisinin sürdüğünü gösteriyor. Savaş öncesi günlük yaklaşık 130 geminin geçtiği boğazdan geçen gemi sayısı bugün çift haneli rakamlara bile zor ulaşıyor. Kpler verilerine göre, 7 Temmuz’dan bu yana boğazdan günlük geçen çok büyük ham petrol taşıyıcılarının (VLCC) ortalaması yalnızca 2-3 seviyesinde. Savaş öncesinde bu rakam günde yaklaşık 8 VLCC geçişiydi. Buna karşın, artan miktarda petrolün ya boğazı tamamen baypas ettiği ya da ABD koruması ve gemiden gemiye transferlerle Basra Körfezi’nden gizlice çıkarıldığı görülüyor. “Sızdıran” bir Hürmüz, Tahran’ın yeni enerji silahını körleştirirken, ham petrol ve dolayısıyla benzin fiyatları üzerindeki baskıyı da hafifletiyor. Bu durum, ABD Başkanı Donald Trump’a, İran’ın geri adım atacağı umuduyla mevcut açmazı uzatmak için daha fazla zaman kazandırıyor.
EKONOMİK BASKI VE TRUMP'IN SERT UYARISI
ABD, askeri güçle şu ana kadar başaramadığını ekonomik baskıyla başarmayı hedefliyor: İran rejimini diz çöktürmek. Trump, çarşamba günü geç saatlerde Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda “EKONOMİK D-DAY” ilan ederek, İran’a “herhangi bir can simidi” sağlayacak ülkelere “ÇOK BÜYÜK Ekonomik Sonuçlar” yaşatılacağı tehdidinde bulundu. İran ise ekonomisi ve petrol satışları üzerindeki baskı artmasına rağmen teslim olma belirtisi göstermiyor. Ülke, bölgedeki gemilere saldırılarını sürdürerek küresel pazarlara enerji akışını kesintiye uğratıyor. Enerji danışmanlık şirketi Rystad’ın jeopolitik analiz başkanı Jorge Leon, “Artık mesele kimin önce göz kırpacağı” diyerek durumu özetliyor. Leon, “Şu an ekonomik acı İran için ABD’den daha yüksek ama önemli olan, siyasi baskının İran üzerinde çok daha düşük olması” değerlendirmesinde bulundu.
İRAN EKONOMİSİNİN KIRILGANLIĞI
İran ekonomisi savaştan büyük yara almış durumda. Uluslararası Para Fonu, ülke ekonomisinin bu yıl yüzde 5’in üzerinde küçülmesini bekliyor; bu, neredeyse kırk yılın en kötü daralması olacak. Enflasyon yüzde 80’e yaklaşırken, İran riyali dolara karşı rekor düşük seviyelerde. Birçok İranlı, temel ihtiyaçlarını bile kredili almak zorunda. Ancak Trump, İran’ın acı eşiğini hafife alıyor olabilir. Ekonomik zorluklar ülke vatandaşları için alışılmış bir durum ve şu ana kadar rejime karşı yaygın protestolar da yaşanmadı. Savaş, rejimi daha da cesaretlendirmiş görünüyor. Siyasi risk danışmanlık şirketi Eurasia Group’dan kıdemli analist Gregory Brew, “İran’da liderlik çok daha fazla ekonomik acıyı absorbe etmeye hazır. Ülke yıllardır ABD yaptırımlarına ve şimdi de uzun bir savaşa rağmen geri adım atmadı” dedi.
PETROL İHRACATINDA YAVAŞ ÇÖKÜŞ
ABD, İran limanlarına uyguladığı abluka ile Tahran’ın petrol ihracatını kısma stratejisini sıkılaştırıyor. Kpler verilerine göre, İran tankerlerine yapılan yüklemeler şubat-nisan dönemindeki seviyelerin çok altına düştü. Kpler ham petrol analizi başkanı Homayoun Falakshahi, İran’ın abluka dışında su üzerinde yaklaşık 80 milyon varil petrolünün bulunduğunu ve bunun büyük kısmının Çin’e tahsis edildiğini belirtti. Mevcut fiyatlarla bu stok, Tahran’a ayda yaklaşık 1,5 milyar dolar kazandıracak. Ancak saat işliyor: Günlük 650 bin varillik boşaltma hızıyla İran’ın yaklaşık dört aylık ihracat geliri kalmış durumda. Falakshahi, bu durumu “uçurumdan düşmekten çok yavaş bir ölüm gibi” diye nitelendirdi.
ABD İÇ SİYASETİNDE YAKAN BENZİN FİYATLARI
ABD ekonomisi ise savaştan görece korunmuş durumda. Ancak galon başına ortalama 4 doları aşan benzin fiyatları birçok Amerikalıyı etkiliyor ve kasım ayındaki ara seçimler öncesinde Trump’ın popülaritesini test ediyor. Trump’a yakın isimler, geri adım atmanın maliyetinin daha yüksek olacağı görüşünde. Oxford Economics bünyesindeki Alpine Macro’nun baş jeopolitik stratejisti Dan Alamariu, “Popüler olmayan savaş ve yüksek benzin fiyatları Trump’a pahalıya mal oldu, ancak kaotik bir Ortadoğu’dan geri çekilmek daha kötü olur” dedi. Alamariu, “Amerikalı seçmenler savaş kaybeden başkanları sevmez” değerlendirmesinde bulundu.
HÜRMÜZ'DE GİZLİ GEÇİŞLER ARTIYOR
Trump yönetimi, boğazdan gemi geçişlerini koruyabildiğini savunsa da, analistlere göre İran su yolu üzerindeki nüfuzunu sürdürüyor. Yunanistan merkezli deniz güvenliği şirketi Marisks’in CEO’su Dimitris Maniatis, “İran’ın Hürmüz Boğazı üzerinde neredeyse tam kontrolü var” diyerek bunun “saldırı tehdidiyle” sağlandığını söyledi. ABD Enerji Bakanı Chris Wright’ın verdiği bilgiye göre, savaşa rağmen Körfez’den günlük ortalama 15 milyon varil petrol akıyor; bu miktarın bir kısmı boğazdan geçiyor, bir kısmı boru hatlarıyla taşınıyor. Savaş öncesinde bölgeden günlük 20 milyon varil ihracat yapılıyordu. Kpler dahil gemi takip servisleri çok daha düşük rakamlar bildirirken, analistler geçişlerin takibinin giderek zorlaştığını kabul ediyor. Birçok tanker, tespit edilmemek için Otomatik Tanımlama Sistemlerini (AIS) kapatarak “karanlık” geçişler deniyor. Bazıları da Hürmüz dışında gemiden gemiye transferlerle hareketlerini daha da gizliyor.
İRAN'IN TUTUMU VE KONTROL TARTIŞMASI
Marisks CEO’su Maniatis, İran’ın çoğu durumda İran, Rus, Çin veya Türk çıkarları tarafından nihai olarak sahip olunan bu tankerlere göz yumduğunu belirtti. Maniatis, “AIS’ini kapatan bir gemi görünmez olmaz… Bu büyük metal kütlesi, AIS transponderinin ötesinde çok sayıda elektronik sinyal yayar” diyerek, gemideki mikrodalga fırının bile tespit edilebilir sinyaller verdiğini kaydetti. “İranlılar bir gemiye vurmak isterse ‘AIS’ine güvenmez.” ABD Enerji Bakanı Wright da İran’ın “devasa bir cephanelik kurduğunu” kabul ederek, bunun “bölgede ve dünya ekonomisi için zorluklara” yol açtığını söyledi. Wright, ancak bu yeteneğin azaldığını ve “bölgeden ürün çıkarma kabiliyetimizin giderek büyüdüğünü” savundu. Kpler verileri de bu görüşü destekliyor: 7 Temmuz’dan bu yana boğazdan geçen 84 ham petrol yüklü tankerin 72’si, yani yüzde 86’sı “karanlık” seyir yaptı ve Umman karasuları üzerinden BM tarafından yetkilendirilen rotayı kullandı. Altı gemi İran rotasını kullanırken, kalan altı gemi de Umman rotası ile savaş öncesi geçiş güzergâhı arasında dağıldı.
UZUN SAVAŞ RİSKİ VE PİYASAYA RAHAMLAMA
Kpler’den Falakshahi, “Gitgide öyle görünüyor ki İran, boğaz üzerindeki kontrolünü en azından kısmen kaybetti” dedi. Şu an Hürmüz’den geçen akış, petrol piyasasına çok ihtiyaç duyulan rahatlamayı sağlıyor. Ancak bu durum, savaşın daha da uzamasına paradoksal bir şekilde katkıda bulunabilir. Alpine Macro’dan Alamariu, “Hürmüz’den geçen variller, savaşın 2027’nin derinliklerine kadar uzama ihtimalini artırıyor” dedi. Alamariu, “Petrol akışı önemli ölçüde etkilenmezse ve İran rejimi ayakta kalacak kadar gelir elde etmeye devam ederse, hiçbir taraf aciliyet hissetmez” uyarısında bulundu.