İran’a yönelik savaşın kısa sürede rejimi devireceği düşünülüyordu, ancak ABD, dünya enerji sistemini altüst eden bir çatışmanın içinde buldu kendini. Petrol ve doğalgaz fiyatlarının artmasıyla birlikte temiz enerjiye yönelimde belirgin değişiklikler gözlemleniyor. Bu durum, Donald Trump’ı kazara bir iklim başkanı yapabilir mi sorusunu gündeme getiriyor; bu, oldukça ironik bir durum olurdu.
SAVAŞIN PETROL PİYASALARI ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
Şubat ayında ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaş, tarihin en büyük petrol şokunu meydana getirdi. İran, dünya petrol ve doğalgazının yaklaşık beşte birini taşıyan Hürmüz Boğazı’nı sıkıştırarak, petrol fiyatlarını 100 doların üzerine çıkardı. Birçok analist, bu fiyat artışının geçici olacağını öngörmüştü, ancak İran’ın boğaz üzerindeki kontrolü azalsa da fiyatlar yüksek seviyelerde kalmaya devam ediyor. Yine de, savaşın yeni cepheleri açmasıyla birlikte, talep üzerinde olumsuz etkiler görülmeye başlandı.
KÜRESEL PETROL TALEBİ VE EMİSYONLAR
Uluslararası Enerji Ajansı, Ocak ayında 2026’da küresel petrol talebinin günde 930 bin varil artacağını tahmin ediyordu. Ancak Eylül itibarıyla bu tahminler dramatik bir şekilde değişti ve günde 2.5 milyon varillik bir düşüş öngörülmeye başlandı. Bu durum, gezegenin ısınmasına neden olan kirliliğin azalmasına yol açıyor. Carbon Brief analizine göre, küresel fosil yakıt emisyonlarının 2026’da yaklaşık %0.5 azalması bekleniyor; bu, 2020’deki Covid pandemisinden bu yana ilk düşüş olacak.
Dünya genelinde elektrikli araç satışları, 2026’nın ikinci çeyreğinde %4 artış gösterdi. Ortadoğu’daki kriz, enerji güvenliği ve yakıt maliyetleri konusunda elektrikli araçların önemini artırmış durumda. Avustralya ve bazı Asya ülkelerinde elektrikli araç satışlarında büyük artışlar yaşanırken, Avrupa’da da 2026’da rekor seviyelere ulaşıldı. Ancak ABD'de satışlar, Trump yönetiminin destekleri kısıtlaması ve ucuz Çin modellerini yasaklamasıyla %30’un üzerinde bir düşüş gösterdi. DOĞAL GAZ PİYASASINDAKİ ŞOK
Savaş, dünya doğalgaz piyasalarında da büyük bir arz şoku yarattı. Uluslararası Enerji Ajansı, 2026’da küresel doğalgaz talebinin %0.5 azalacağını öngörüyor. Ülkeler, savaşın başlamasıyla birlikte fosil yakıtlardan temiz enerjiye geçiş yapmak için alternatifler aramaya başladılar.
ENERJİ GEOPOLİTİĞİ VE TEMİZ ENERJİ ÇÖZÜMLERİ
Amy Myers Jaffe, enerji ve iklim alanında temiz enerji çözümlerinin ve elektrifikasyonun yeni enerji jeopolitiği tarafından yönlendirildiğini belirtiyor. Güneydoğu Asya ülkelerinde güneş enerjisi yatırımları, bu yılın ilk iki çeyreğinde yaklaşık dört katına çıktı. Ancak bu geçişin kalıcı olup olmayacağı, çatışmanın ne kadar süreceğine bağlı.
KÖMÜR TALEBİNDEKİ ARTIŞ
Geçiş süreci yalnızca yenilenebilir enerji ile sınırlı kalmadı; bazı ülkeler en kirli fosil yakıt olan kömüre yönelmeye başladı. Küresel kömür talebinin 2026’da %1.2 artması bekleniyor. Ayrıca, petrol ve doğalgaz talebinin yeniden artabileceği yönünde endişeler mevcut.
SONUÇLAR VE GELECEK BEKLENTİLERİ
Her ay savaşın sürmesi, petrol talebinin kalıcı olarak düşme olasılığını artırıyor. DNV analizi, savaşın dört yıl sürmesi durumunda petrol talebinin 2025 seviyesine asla ulaşamayacağını gösteriyor. Bununla birlikte, enerji güvenliği ve temiz enerjiye yönelik uluslararası teşvikler, bazı kalıcı değişimlerin zaten yerleştiğini düşündürüyor. Ancak, Trump’ın iklim politikalarının bu dönüşümlerin kalıcılığı üzerindeki etkisi tartışmalı.