İran, yıllarca süren yaptırımlar ve ABD ile İsrail’in sert askeri saldırıları nedeniyle zaten zor günler geçirirken, şimdi Başkan Donald Trump’ın İslam Cumhuriyeti üzerindeki ekonomik baskıları daha da artırma planıyla karşı karşıya. ABD, altı aylık savaşın sona ermesi için görüşmelerde tıkanma yaşanırken, İran’ın stratejik Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığını kesintiye uğratarak küresel ekonomiye zarar vermeye devam ettiği bir dönemde, “tarihin en sert yaptırımlarını” duyurmayı planlıyor. İran Cumhurbaşkanı Masoud Pezeshkian, devlet medyasına verdiği demeçte, “Bu sorunların varlığından dolayı özür dileriz; tam ölçekli bir ekonomik, askeri ve güvenlik savaşı içindeyiz” dedi.
İKTİSADİ KRİZİN DERİNLİĞİ
Sosyal medyada yayımlanan videolar, Tahran ve Karaj’daki boş pazarları gösteriyor; satıcılar, taze ürünlerinin alıcı bulmadığından şikayet ediyor. Tahranlı bir sakin ve bir iş sahibi, ekonomik baskıların “dayanılmaz” hale geldiğini belirtiyor. Tahran’da yaşayan 36 yaşındaki Nima, “Her şey çok pahalı ve bazı hayati ihtiyaçları bile bulamıyoruz, örneğin bazı ilaçlar” diyor. Küçük bir dükkân sahibi, ekonomik koşullar hakkında konuşmak için anonim kalmayı tercih ederek, “Yabancı ürünlerin bazıları tükeniyor. Stoklarımız sınırlı ve fiyatlar çoğu insan için çok yüksek, ama yerli ürünlerde bile fiyatları artırmak zorunda kaldım” şeklinde konuşuyor.
YAPTIRIMLARIN ETKİLERİ
Uzmanlar, Trump yönetiminin Tahran’ın gelir kaynaklarını boğmak için yeni yöntemler bulmadıkça, Washington’un yaptırım kaçakçılığı konusunda deneyimli bir rejimle karşılaşacağını belirtiyor. İslam Cumhuriyeti, yıllar içinde Batı yaptırımlarının etkisini azaltmak için karmaşık yöntemler geliştirdi. 2024 yılında, İran’ın gölge bankacılık faaliyetlerinin 9 milyar dolarının ABD muhabir hesapları aracılığıyla gerçekleştiği bildiriliyor. Hükümet, “bu öldürücü rejimin” ekonomisini “ezmek” ve İran’ın vekilleri aracılığıyla güç projeksiyonu yapma yeteneğini kısıtlamak için yeni önlemler almayı planlıyor. Ancak uzmanlar, yeni yaptırımların en büyük yükünün sıradan İranlılar üzerinde hissedileceğini vurguluyor.
HÜKÜMETİN STRATEJİSİ
Şokri, “Sıradan İranlılar en acı zararı görecek, ilave yaptırımlar riyalin değerini düşürecek, enflasyonu artıracak ve hanehalkının alım gücünü azaltacak” diyor. Hükümet, iç üretimi artırmaya çalışsa da, bu durum zaten zor durumda olan halkın yükünü artırmakla sonuçlanıyor. Hükümetin, artan maliyetler ve enflasyon karşısında halkı protesto edenlere yönelik sert bir baskı uyguladığı biliniyor.
GELECEK İÇİN ENDİŞELER
34 yaşındaki böbrek hastası Neda, ilaç bulmakta zorlandığını ve bu nedenle sadece aylık dozunun yarısını alabileceğini ifade ediyor. “İlaç olmadan gerçekten hayatta kalamam,” diyor. Ekonomik sıkıntılar, sağlık hizmetlerine erişimi de etkiliyor; diyaliz randevularına gidemeyenler olduğu belirtiliyor. Uzmanlar, Trump’ın tasarladığı yaptırımların İran’ı teslim almayacağını, bunun yerine diplomasi ve işbirliğinin gerekli olduğunu vurguluyor.