ABD Başkanı Donald Trump, İran’a bir anlaşma yapma fırsatını kendisinden başka kimsenin vermediğini savundu. Trump, İran’ın bu fırsatı değerlendiremediğini söyledi. Bugün herhangi bir ülkeye karşı şimdiye kadar uygulanmış en ezici ekonomik operasyonu ilan ettiğini açıkladı. Bunun eşi benzeri görülmemiş ölçekte ekonomik savaş ve izolasyon olacağını dile getirdi.
İRAN'A YÖNELİK EKONOMİK OPERASYON SİNYALİ
Trump, İran donanmasının yok edildiğini öne sürdü. Hava kuvvetlerinin imha edildiğini ve askeri fabrikaların enkaz halinde olduğunu iddia etti. Ülkenin para biriminin değersiz olduğunu, ekonominin pamuk ipliğine bağlı durumda bulunduğunu kaydetti.
FİNANS KURULUŞLARINA SERT UYARI GELDİ
Trump, finans kuruluşlarının, şirketlerin, havalimanlarının veya devlet kurumlarının İran’a can simidi sağlayan ülkelerin muazzam ekonomik sonuçlarla karşılaşacağını duyurdu. Petrol kaçakçılığı, swap hatları, nakit transferleri, döviz büroları, gemi sicilleri ve paravan şirketlerin derhal sonlandırılması gerektiğini ifade etti. Bu yapıların tamamının durdurulması talimatını verdi.
MÜTTEFİKLERDEN DESTEK İSTENDİ
İran tehdidini izole etmek ve yenilgiye uğratmak için tüm müttefiklerin ABD’nin yanında durması gerektiğine işaret etti. İran’ın köşeye sıkıştığını öne süren Trump, bu tarihi önlemlerin ülkenin dünya genelinde terör yayma kabiliyetlerini felce uğratacağını kaydetti.
ASKERİ SEÇENEKLER SINIRLI KALDI
Trump’ın İran konusunda askeri seçenekleri sınırlı görünüyor. Bu nedenle ekonomik baskıyı artırma yolunu seçtiği değerlendiriliyor. Yayımlanan bir analizde İran’ın ekonomik baskıya ne kadar dayanabileceği incelendi. Çin gibi İran’dan petrol satın alan ülkelere yaptırım uygulanabileceğine veya finansal işlemlere ilişkin ilave cezalar getirilebileceğine dikkat çekildi.
YILLARDIR SÜREN YAPTIRIM REJİMİ
Bu önlemlerin ne kadar işe yarayacağı konusunda şüpheler bulunuyor. İran’ın 1979’dan beri ABD yaptırımları altında olduğu hatırlatılıyor. İran ekonomisinin ABD’den gelen baskıyla şekillendiğinin altı çiziliyor. İran’ın yaptırımları Çin ve Rusya’ya ucuza petrol satarak aşmaya çalıştığı vurgulanıyor.
PETROL TİCARETİNDE YENİ YÖNTEMLER DEVREYE GİRDİ
Çin’in İran’dan satın aldığı petrolü, ABD yaptırımlarının kıskacına girmeyecek küçük rafinerilerde değerlendirdiği belirtiliyor. İran’ın petrolünü satabilmek için kaçakçılık ağlarını genişleterek gölge bir filo oluşturduğu hatırlatılıyor. Petrolü mal karşılığında takas eden İran’ın sanayi sektörünü geliştirdiği ifade ediliyor. Bu sayede ithalatını ve dolar kullanımını büyük ölçüde azalttığı kaydediliyor.
KARA VE DEMİRYOLU İLE NAKLİYAT SÜRÜYOR
Savaş ve Amerikan ablukasından bu yana İran’ın petrolünün bir kısmını kara ve demir yoluyla naklettiğine dikkat çekiliyor. İran’ın Haziran ayında ABD ile mutabakat zaptı imzalandıktan sonraki sakin dönemi titizlikle değerlendirdiği belirtiliyor. Abluka öncesinde boğazın dışında satmaya hazır bekletilen petrolün bulunduğu aktarılıyor.
PETROL SATIŞI BEKLENTİLERİ AŞTI
Mutabakat zaptının hemen ardından İran’ın 80 milyon varil petrol ihraç ettiği vurgulanıyor. Bu ihracat depolama üzerindeki baskıyı hafifletti. İran’ın yükselen petrol fiyatları sayesinde bu yıl öngörülenden daha çok gelir elde ettiğinin altı çiziliyor. Bu veriler dikkate alındığında İran’ın ekonomik çöküş nedeniyle teslim olmasının zor olduğu değerlendiriliyor.
İRAN İÇİN İKİ FARKLI SEÇENEK ÖNE ÇIKIYOR
İran uzmanı Veli Nasr’a göre İran için seçenekler tam teslimiyet ile sonuna kadar mücadele arasında değişiyor. Nasr, İran’ın daha iyi bir anlaşma elde etmenin tek yolunun şimdiki bedelleri göze almak olduğuna inandığını söyledi. Bu kapsamda küresel ekonomiyi ve Trump’ı köşeye sıkıştırmayı hedeflediği belirtildi.
MUTABAKAT ZAPTI SÜRESİ DOLDU
İran ile ABD arasında savaşı sona erdirmek amacıyla 17 Haziran’da mutabakat zaptı imzalanmıştı. Taraflara nihai bir barış anlaşmasına varabilmeleri için 60 gün süre tanınmıştı. Mutabakat, İran’ın nükleer programı ve ABD yaptırımlarını kapsayacak daha geniş bir anlaşma için müzakere süreci öngörüyordu.
HÜRMÜZ BOĞAZI ANLAŞMAZLIĞI GÜNDEMDE
Anlaşma, küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticareti açısından kritik önemdeki Hürmüz Boğazı’nın kontrolü konusunda yaşanan anlaşmazlık nedeniyle kısa sürede çözülmeye başlamıştı. Sürenin sona ermesinin ardından ABD, geçici ateşkes anlaşmasının süresini uzatmayacaklarını duyurmuştu.