Trump, MMR Aşısını Üçe Bölmek İstiyor

ABD Başkanı Donald Trump, bu hafta imzaladığı başkanlık kararnamesiyle ülkedeki aşı politikasını köklü şekilde değiştirmeyi hedefliyor. Kararnamede, kızamık, kabakulak ve kızamıkçığa karşı koruyan KKK aşısının üç ayrı tek doz halinde uygulanması ve tüm çocukluk aşılarının farklı sağlık ziyaretlerinde yapılması öneriliyor. Ancak immünologlar ve aşı uzmanları, bu düzenlemenin bilimsel hiçbir geçerliliği olmadığını savunuyor. Aşıların bölünmesi ve zamana yayılması, aileler için büyük bir değişim yaratacağı gibi ülke genelinde önlenebilir hastalıklara karşı savunmasız nüfusu artıracak karmaşık ve maliyetli bir süreç olarak değerlendiriliyor.

BİLİMSEL VERİLER KOMBİNE AŞIYI DESTEKLİYOR

Amerika Birleşik Devletleri’nde kombineli KKK aşısı 50 yılı aşkın süredir kullanılıyor. Bilimsel çalışmalar, KKK gibi kombineli aşıların aşı kapsamını ve aşı güvenini artırdığını, bunu da çocuklar ve ebeveynler için korkutucu olabilen toplam enjeksiyon sayısını azaltarak başardığını tutarlı şekilde gösteriyor. Orijinal KKK kombineli aşısını geliştiren Merck şirketi, 2008 yılında ABD’de tek doz kızamık, kabakulak ve kızamıkçık aşılarının tedarikini durdurmuştu. Şirket, doktorlara yazdığı açıklama mektubunda birleşik aşının “üç ayrı enjeksiyon ihtiyacını ortadan kaldırdığı ve bu potansiyel olarak ciddi hastalıklardan korunmada gecikme riskini azalttığı için tercih edildiğini” belirtmişti. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) de aynı görüşte. Ajans web sitesinde, “Kombine KKK aşısının üç ayrı enjeksiyona bölünmesinin herhangi bir faydası olduğunu gösteren yayınlanmış hiçbir bilimsel kanıt yoktur” ifadesine yer veriyor.

UZMANLARDAN SERT ELEŞTİRİLER

Trump, Oval Ofis’te yaptığı konuşmada önerilen değişiklikler için ebeveyn yetkisini vurgulamak, aşılara güveni artırmak ve diğer ülkelerin aşı takvimleriyle uyum sağlamak gibi gerekçeler sıraladı. Pazartesi günü yaptığı açıklamada aşıların bölünmesinin “otizm üzerinde büyük etkisi olacağını” iddia eden Trump, aşı ile otizm arasında bağlantı olmadığını gösteren onlarca yıllık araştırmalara rağmen bu görüşünü tekrarladı. Trump, “şu anda çocuğunuzun vücuduna fıçılar dolusu aşı pompalandığını” ileri sürdü ve aşı karşıtı grupların hazırladığı, etrafı iğnelerle çevrili bir bebeği gösteren bir grafik gösterdi. Aşı karşıtı grupların oluşturduğu bu görselde, bebeğe uygulanan sıvı hacminin “bir şişe soda boyutunda” olduğunu ve bunun tehlikeli olduğunu savundu. Oysa 12 aylık çocuklara uygulanan standart KKK aşısı dozu, yaklaşık çay kaşığının onda biri olan 0,5 mililitredir. Emory Üniversitesi emeritus profesörü ve Emory Aşı Merkezi müdür yardımcısı Dr. Walter Orenstein, “KKK otizme neden olmaz ve bu uygulama insanların aşı olmasını çok daha zahmetli hale getirir, büyük olasılıkla aşı kapsamında düşüşe yol açar” dedi. Philadelphia Üniversitesi emeritus profesörü ve aşı geliştiricisi Dr. Stanley Plotkin ise daha sert konuştu: “Bu tavsiyeler aptalca. Bilim dışılar ve bu ülkede daha önce görülmemiş şekilde hastalık artışına neden olacaklar.”

ABD AŞI TAKVİMİ CİDDİ BİLİMSEL SÜREÇTEN GEÇİYOR

ABD aşı takvimi titizlikle hazırlanıyor, sürekli inceleniyor ve iyileştiriliyor. Kanada Saskatchewan Üniversitesi’ndeki Aşı ve Enfeksiyon Hastalıkları Örgütü’nde virolog olan Dr. Angela Rasmussen, her aşının programa eklenmeden önce CDC’nin Bağışıklama Uygulamaları Danışma Komitesi tarafından aylar sürebilen kapsamlı bir kanıt incelemesinden geçirildiğini söyledi. CDC ve Gıda ve İlaç Dairesi’nin (FDA) sürekli olarak güvenlik sinyallerini izleyen birden fazla sistemi olduğunu belirten Rasmussen, bir güvenlik sinyali ortaya çıktığında veya yeni bir aşı ya da yeni bir popülasyona genişletilen aşı söz konusu olduğunda konunun derinlemesine incelendiğini ifade etti. Rasmussen, aşıların zamana yayılmasının daha güvenli görünse bile risk taşıdığına dikkat çekti: “İnsanların çok insani duygularıyla oynuyorlar ve bunu bilerek yapıyorlar. Çoğu insan ‘çocuğumun sağlığı söz konusuysa temkinli olayım’ diye düşünecektir.” Ebeveynler geri dönmeyi planlasa bile yoğunluk nedeniyle unutmanın kolay olduğunu, aşıları yaymanın mutlaka daha güvenli olmadığını çünkü aşıların önlediği hastalıkların sonuçlarının, aşı sonrası görülen ateş veya kas ağrısından çok daha ciddi olabileceğini vurguladı. CDC verilerine göre geçen grip sezonunda 190’dan fazla çocuk gripten yaşamını yitirdi ve çoğu aşılanmamıştı. 2025’te doğrulanan üç kızamık kaynaklı ölümün tamamı aşısız kişilerde görüldü. Geçen yıl ABD’de kızamık teşhisi konan 5 yaş altı çocukların yaklaşık dörtte biri hastaneye kaldırıldı. Plotkin, ebeveynlere daha fazla seçenek verme söyleminin aslında herkesi daha az güvenli hale getirdiğini söyledi: “İnsanların kendi kararlarını vermesi kulağa makul geliyor, ancak mesele şu ki kararları herkesi etkiliyor. Aşı yapmazlarsa enfeksiyon, bağışıklığı baskılanmış veya aşıya yanıt veremeyen kişilere daha kolay yayılır. Bütün fikir saçma.”

TEKLİ AŞI ÜRETİMİ YILLAR ALABİLİR

Trump’ın kararnamesi, Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanı Robert F. Kennedy Jr.’a 90 gün içinde çocukluk aşılarının “KKK’dan başlayarak” tek doz halinde nasıl sunulacağına dair bir plan sunma görevi veriyor. Şu anda ABD’de kızamık, kabakulak ve kızamıkçık için tek tek aşılar bulunmuyor. Kennedy, bireysel aşıları hızlıca temin edeceklerini söylese de aşı üreticileri bu sürecin karmaşık ve maliyetli olacağını belirtiyor. ABD’de kullanılan üç lisanslı KKK aşısından ikisini üreten Merck, aşının bileşenlerine ayrılması için bilimsel bir gerekçe olmadığını açıkladı. Şirket, yeniden formülasyonun yeni geliştirme ve test süreçleri gerektireceğini, FDA onayı ve üretim için muhtemelen 10 yıla kadar sürebileceğini kaydetti. Diğer kombineli KKK aşısını üreten GSK da aşılarının güvenliğinin onlarca yıldır klinik olarak kanıtlandığını, bu aşıların kaçırılan dozları azaltarak ve ailelere yükü en aza indirerek halk sağlığı hedeflerini desteklediğini açıkladı. Tek değerlikli aşılar bazı ülkelerde, özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde yakalama aşıları veya salgınları bastırmak için kullanılıyor.

JAPONYA DENEYİMİ ÇARPICI SONUÇLAR ORTAYA KOYDU

Tekli aşıların yakın zamanda kullanıldığı nadir ülkelerden biri olan Japonya, bu tartışma için önemli bir örnek teşkil ediyor. Beyaz Saray’ın politika başkan yardımcısı Stephen Miller, Oval Ofis’teki etkinlikte Japonya’da ayrı kızamık, kabakulak ve kızamıkçık aşısı alınabilirken ABD’de neden paketlenmiş olarak sunulduğunu sormuştu. Japonya 1989’da kombineli KKK aşısını kullanmaya başladı ancak bu uygulama kısa sürdü. Aşının içerdiği Urabe adlı kabakulak suşu, aşıyı olan yaklaşık 900 kişiden birinde menenjit artışıyla ilişkilendirildi. ABD’de kullanılan aşıda her zaman menenjitle bağlantısı bulunmayan Jeryl Lynn adlı farklı bir kabakulak suşu kullanıldı. Japonya’da açılan davalar sonucunda mahkeme, Sağlık Bakanlığı’nın aşının kontrendikasyonları konusunda halkı yeterince uyarmadığına hükmetti ve ülkede aşı tereddüdü arttı. Japonya 1993’te kombineli KKK aşısını bırakıp tek bileşenli aşıları kullanmaya başladı ancak tekli aşılara geçişin ardından enfeksiyonlar artmaya başladı. 2001’deki kızamık salgınında çoğu bebek olmak üzere yaklaşık 265 bin vaka görüldü. Bu durum, ebeveynleri çocuklarına ilk doğum günlerinde kızamık aşısı hediye etmeye teşvik eden kampanyaya yol açtı ve çocuklarda aşı kapsamını yüzde 50’den yüzde 90’a çıkardı. Japonya salgınları durdurmak için 2006’da kızamık-kızamıkçık birleşik aşısına geri döndü; bu politika değişikliği 2015’te düzenli kızamık bulaşının ortadan kaldırılmasını sağladı. Ancak kabakulak sorun olmaya devam etti. Gönüllü olarak yapılan ve ebeveynlerin ücretini ödediği ayrı kabakulak aşısı nedeniyle aşılama oranları düşük kaldı ve ülkede her üç ila beş yılda bir büyük salgınlar yaşandı. 2000-2001 arasındaki en büyük salgında tahminen 2 milyon vaka görüldü, ağırlıklı olarak çocuklar etkilendi. Kabakulak çoğu çocukta tam iyileşmeyle sonuçlansa da sağırlık, omurilik ve beyin zarı iltihabı ile doğurganlık bozukluklarına yol açabiliyor. Mart ayında Japonya Sağlık Bakanı’na danışmanlık yapan panel, Daiichi Sankyo tarafından üretilen yeni bir KKK aşısına onay vererek ülkeyi üç değerlikli aşıya geri döndürmeyi planladı. Japonya’nın tekli aşı deneyiminde dikkat çeken bir bulgu daha var: Ülke tekli aşılara geçtikten sonra otizm oranları artmaya devam etti.

OTİZM İDDİASINI ÇÜRÜTEN ARAŞTIRMALAR

Trump’ın çocukluk aşıları kararnamesi otizmden doğrudan bahsetmese de başkan, kararnameyi imzalarken aşıların otizme neden olabileceği fikrini yineleyerek aşıların bölünmesinin bu konuda yardımcı olacağını öne sürdü. Hakemli tıp dergilerinde yayınlanan yüzlerce bilimsel çalışma, otizm ile aşılar arasında bağlantı olup olmadığını araştırdı ve ezici çoğunlukla hiçbir bağlantı bulunmadığı sonucuna vardı. Bu araştırma dalgası, İngiliz gastroenterolog Andrew Wakefield’ın 1998’de Lancet dergisinde yayınladığı ve daha sonra itibarsızlaştırılan çalışmasıyla başladı. Wakefield’ın 12 çocukta bağırsak iltihabını otizm gibi nörogelişimsel bozukluklarla ilişkilendiren çalışması, ebeveynlerin MMR aşısından sonra çocuklarının davranışlarının gerilediği iddialarına dayanıyordu. Çalışmanın yayınlanmasından sonra Wakefield aşıların tek tek yapılmasını önermeye başladı. Araştırma 2010’da geri çekildi, Wakefield’ın tıp lisansı iptal edildi ve kendisi Teksas’a taşınarak aşı karşıtı hareketin aktif destekçisi oldu. Kennedy’nin de müttefiki olan Wakefield, 2016’daki ilk başkanlık kampanyasında Trump ile görüşmüş ve 2017’deki açılış balosuna davet edilmişti. Surrey Üniversitesi’nden psikoloji ve genetik profesörü Angelica Ronald, aşı-otizm bağlantısının yeterince araştırılmadığı iddiasının bilim insanları için şaşırtıcı olduğunu belirterek dört farklı kanıt hattına dikkat çekti: Milyonlarca çocuğu kapsayan büyük nüfus çalışmaları otizmin KKK aşısıyla bağlantılı olmadığını gösteriyor; KKK aşısının durdurulduğu Japonya gibi ülkelerde otizm vakaları artmaya devam etti; genetik faktörler otizmin bilinen en büyük nedeni; otizmle ilgili bazı özellikler çocuklar KKK aşısını olmadan önce ortaya çıkıyor. Otizm Savunuculuk Vakfı bilim direktörü Dr. Alycia Halladay ise şu açıklamayı yaptı: “Otizmin potansiyel nedeni olarak aşılardan daha iyi araştırılmış hiçbir çevresel faktör yok. Bu araştırmalar aşılar ile otizm arasında bağlantı olmadığını belirledi. Bu sonuç, dünyanın farklı ülkelerinde tekrarlanan çok sayıda çalışmada tutarlı. Aşıları birden fazla ziyarete bölmenin otizmi önlediği de hiçbir zaman gösterilmedi.”

ÖNE ÇIKAN HABERLER

AK Parti’ye Üç Milletvekili Daha Katıldı

TBMM'de İzmir, Gaziantep ve Aydın'dan üç milletvekilinin AK Parti'ye katılmasıyla sandalye dağılımı yeniden şekillendi. AK Parti'nin vekil sayısı 280'e yükseldi.

Okan Buruk’tan Puan Kaybı ve Transfer Açıklaması: “Çok Karamsar Bir Hava Var

Galatasaray, Trendyol Süper Lig'in ilk haftasında Çorum FK ile 2-2 berabere kalırken teknik direktör Okan Buruk maç sonrası değerlendirmelerde bulundu. Sarı-kırmızılı ekip, 1-0 öne geçtiği karşılaşmada 2-1 geriye düştü ve beraberlik sayısını 90. dakikada buldu.

Trump: Hürmüz Boğazı’nı ABD Toprağı İlan Edeceğim

ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'na yönelik yeni bir tartışma başlattı. Trump, stratejik su yolunu çok yakında ABD toprağı ilan edeceğini söyledi.

Galatasaray, Batrakov İçin 25 Milyon Euro Önerecek

Yaz transfer döneminde ciddi bir hareketlilik yaşanırken, son şampiyon Galatasaray'da da sıcak gelişmeler var. 10 numara transferi için çalışmalarını sürdüren sarı-kırmızılılar, gündemine Lokomotiv Moskova'dan Aleksey Batrakov'u aldı.

Süper Lig’de Galatasaray Çorum FK’yı Ağırlıyor

Son şampiyon Galatasaray, Trendyol Süper Lig'in ilk haftasında bu akşam Arca Çorum FK'yi konuk ediyor. RAMS Park'ta yapılacak müsabaka, saat 21.30'da başlayacak.