ABD Başkanı Donald Trump’ın yönetimi, seçim süreçlerine finansman ve güvenlik rehberliği sağlayan Seçim Yardım Komisyonu’nun (EAC) liderliğini Perşembe günü görevden aldı. Beyaz Saray’dan bir yetkili tarafından gönderilen e-postada, komiserlerden en az birine görevinin derhal sona erdirildiği bildirildi. Bu hamle, ara seçimler öncesinde federal müdahale endişelerini yeniden gündeme taşıdı.
EAC'NİN GÖREVLERİ VE SİBER GÜVENLİK AÇIĞI
Trump yönetiminin ABD Siber Güvenlik ve Altyapı Güvenliği Ajansı’nı (CISA) zayıflatmasının ardından EAC, eyaletlere seçim güvenliği desteği sağlamakla görevli birkaç federal kurumdan biri olarak kaldı. Kongre tarafından 2002 yılında iki partili yapıda kurulan ajans, oylama ekipmanlarını onaylıyor ve seçimler için yüz milyonlarca dolarlık federal desteği yönetiyor. EAC ayrıca bir yandan başkanın öfkesini çekmemeye çalışırken diğer yandan başkanın körüklediği komplo teorileri nedeniyle şiddet tehditleriyle karşı karşıya kalan seçim yetkililerini savunma gibi zor bir konumda bulunuyor.
SEÇİM YETKİLİLERİNDEN TEPKİLER
Bazı seçim yetkilileri, ajansın bu ikinci konuda yetersiz kaldığını düşünüyor. Arizona Demokrat Sekreteri Adrian Fontes, EAC’deki tasfiyeye tepki olarak yaptığı açıklamada, “Bu yönetimin ülke genelindeki seçim yetkililerimiz için kaos yaratmaya kararlı olması sorumsuzca ve tehlikeli. Bu hamle, partizan olmayan seçim yönetiminin bütünlüğünü zedeliyor” dedi.
YÜKSEK MAHKEME KARARI VE TRUMP'IN EAC HEDEFİ
Yüksek Mahkeme’nin başkanın bağımsız kurum liderlerini görevden alma yetkisini güçlendiren kararı, seçim camiasında EAC’nin geleceğine yönelik endişeleri artırmıştı. Komisyon, aynı zamanda Trump’ın 2025 yılında seçimleri elden geçirmek için imzaladığı ilk başkanlık kararnamesinin de hedefiydi. Kararname, EAC’ye federal seçmen kayıt formlarına vatandaşlık kanıtı şartı eklemesini ve eyaletleri Seçim Günü posta oylama son tarihlerini kabul etmeye zorlamasını emrediyordu. Ancak bu kararname büyük ölçüde mahkeme tarafından engellendi; birden fazla yargıç, Trump’ın komisyona seçmen kayıt şartlarını değiştirme yetkisinin olmadığına hükmetti. Buna rağmen Trump, ülke çapında vatandaşlık kanıtı şartı getirmeye odaklanmaya devam ederken, bu yöndeki imrenilen yasa tasarısı Kongre’de ilerleyemedi. Konuyla ilgili eski bir EAC yetkilisi, “EAC, Slaughter kararından beri ölü yürüyordu. Bugünkü işten çıkarmalar bunu daha da netleştirdi. Kongre, EAC’nin görev alanına sahip, Beyaz Saray yönlendirmesinden bağımsız ve yalıtılmış olmayan bir federal kurum asla yaratmazdı” ifadelerini kullandı.
BRENNAN MERKEZİ'NDEN ENDİŞE AÇIKLAMASI
Oy hakkını destekleyen sol eğilimli bir kuruluş olan New York Üniversitesi Hukuk Fakültesi Brennan Adalet Merkezi, işten çıkarmaları kınayarak ajansı “liderliksiz ve başlıca sorumluluklarını yerine getiremez durumda” bıraktığını belirtti. Merkezin başkanı Michael Waldman yaptığı açıklamada, “Bugünkü görevden almalar, Başkan Trump’ın seçimlere müdahale etmeye yönelik amansız çabaları ışığında derin endişe verici” dedi.