Başkan Donald Trump, pazartesi günü Oval Ofis’te hem petrol şirketlerine hem de kendi atadığı başsavcıya yüklenerek, seçim zaferinin ardından kurduğu yeni dönemin gerçeklerle ilk kez bu kadar sert bir biçimde yüzleştiğinin sinyalini verdi. Trump’ın İran’a yönelik savaş politikasını fırsata çeviren petrol yöneticilerinin “çok fazla para kazandığını” söylemesi ve kendi atadığı savcı için “şemsiye gibi katlandı” ifadesini kullanması, ikinci Trump döneminin eski enerjisini yitirmeye başladığı yorumlarını güçlendirdi. Öte yandan Trump’ın kişisel avukatı Todd Blanche’ın başsavcılık onay süreci, Cumhuriyetçi senatörlerin dayattığı şartla birlikte hem zafer hem de kayıp olarak değerlendiriliyor.
BAŞKAN'DAN PETROL ŞİRKETLERİNE BENZİN UYARISI
Trump, Oval Ofis’te yaptığı açıklamada Chevron’u hedef alarak benzin fiyatlarını düşürmesi konusunda uyarıda bulundu. “Çok büyük bir serbest girişim adamı olduğunu, kimseden aşağı kalır yanı olmadığını” söyleyen Trump, buna rağmen petrol şirketlerinin İran’a karşı yürüttüğü savaştan “fazla para kazandığını” öne sürdü. Başkan, uzun süredir üzerinde çalıştığı Reflecting Pool havuzunun restorasyonunda yaşanan aksaklıkların vandalizm değil, İçişleri Bakanlığı’nın hatalı uygulamasından kaynaklandığını kabul eden başsavcısı için de sert sözler kullandı.
BAŞSAVCI PİRRO'NUN GÖZDEN DÜŞÜŞÜ
Trump’ın uzun süredir desteklediği isimlerden biri olan Washington DC Başsavcısı Jeanine Pirro, mahkeme belgelerinde Reflecting Pool restorasyonundaki aksaklıkların vandalizm değil, İçişleri Bakanlığı’nın hatalı restorasyon uygulamasından kaynaklandığını kabul etmek zorunda kalmıştı. Trump, “katlandı” diyerek eleştirdiği Pirro’yu görevden almayı değerlendirdiğini duyurdu. CNN’in aktardığı bilgiye göre Trump, 100 yılı aşkın geçmişe sahip havuzun restorasyonunda havuz malzemesi kullanılması fikrinin kendisine ait olduğunu da sözlerine ekledi.
BLANCHE ONAY SÜRECİNDE PİS KELİME
Trump’ın eski kişisel avukatı Todd Blanche, başsavcılık görevi için yeterli desteği alarak haftaya zaferle başladı. Ancak bu zaferin ince ayrıntılarında bir kayıp da yer alıyor. Geçici başsavcı olarak görev yapan Blanche, Trump’ın siyasi destekçilerini ödüllendirmek için kurulduğu düşünülen 1,8 milyar dolarlık fonun kullanımını resmi olarak ve kalıcı şekilde durdurma sözü vermek zorunda kaldı. Senatörler John Cornyn ve Thom Tillis, fonun iptal edilmesinin yazılı olarak garanti altına alınmasını talep etti.
FONUN GERİ ÇEKİLMESİ HUKUKEN TARTIŞMALI
Beyaz Saray’ın fon kararının iptalinde doğrudan rol oynadığı belirtilirken, hukuk uzmanlarına göre Blanche’ın yazılı taahhüdü hukuki açıdan neredeyse hiçbir şey ifade etmiyor. Trump’ın bu belgeye imza atmamış olması, kendisinin veya avukatlarının ilerleyen dönemde fonun yeniden yürürlüğe girmesi için dava açabilmesine olanak tanıyor. Bu durum, Cumhuriyetçi senatörlerin fonun tamamen ortadan kaldırılması konusundaki ısrarına rağmen belirsizliğin sürdüğüne işaret ediyor.
EYALET SEÇİM YASALARI KONUSUNDA TIKANMA
Aynı iki Cumhuriyetçi senatör, Trump’ın eyaletlerde uygulanan kimlik kontrolüne ek olarak vatandaşlık kanıtı zorunluluğu getirmeyi öngören seçim yasasından şimdilik vazgeçilmesi gerektiğini de savunuyor. Trump’ın aylardır “büyük seçim sahtekarlığı tehdidi” iddiasıyla desteklediği yasa tasarısı, bu yönde bir kanıt bulunmamasına rağmen başkanlığının temel politikalarından biri olmaya devam ediyor. Ancak gelen siyasi baskılar, yasanın oylanması için yeterli desteği sağlayamadı ve ara seçimlerden önce uygulanmasına yetecek süre de kalmadı.
EKİM'DE SANDIĞA GİTMEYECEK İKİ İSİM
Tillis ve Cornyn, kasım ayında yapılacak seçimlerde oy pusulasında yer almayacak. Uzun süredir Trump’ı kısmen eleştiren Tillis yeniden aday olmazken, Kuzey Karolina koltuğu siyasi analistler tarafından Demokratlar için güçlü bir kazanım fırsatı olarak görülüyor. Cornyn ise Trump’ın son anda destek verdiği daha MAGA çizgisindeki bir rakibe karşı ön seçimi kaybetti. Demokratlar, Teksas’ı bu yıl rekabetçi bir eyalet haline getirme beklentisiyle harekete geçmeye hazırlanıyor.
FON KESİNTİSİYLE GELEN EK DİRENÇ
Maine Senatörü Susan Collins, Cumhuriyetçi liderlerin açıkladığı harcama tasarısına, Trump’ın yönetimindeki bütçe ofisinin federal hibelere ilişkin kuralını geçici olarak engelleyen bir madde eklemeyi ihmal etmedi. Bu kural, uzmanlar yerine siyasi atamalara federal hibelere ilişkin daha fazla yetki vermeyi öngörüyor. Collins, 2024’te Trump’ın kazandığı bir eyalette yeniden seçim yarışı veren tek Cumhuriyetçi senatör olarak zorlu bir mücadele yürütüyor.
TRUMP'IN ONAY ORANI DİP YAPIYOR
Trump’ın onay oranı, son dönemde rekor düşük seviyelere indi. Geçtiğimiz hafta açıklanan ankete göre Amerikalıların yalnızca üçte biri Trump’ın başkanlık performansını onaylıyor. Bu oran, son olarak Trump’ın ilk döneminin sonunda, destekçilerinin Kongre baskını sonrasında görülmüştü. Ekonomi yönetimi ve İran’a başlattığı savaş, Trump’ın popülaritesindeki düşüşün iki ana nedeni olarak öne çıkıyor.
İRAN BEKLENTİLERI BOŞA ÇIKTI
Trump, İran’la savaşın en fazla birkaç ay süreceğini ve ABD’nin dünya petrol piyasalarında daha fazla kontrol sahibi olacağını öne sürmüştü. Ancak gelişmeler bu beklentiyi boşa çıkardı. Trump’ın İran’ın savaşı sona erdirmek için görüşmelere hazır olduğu yönündeki tekrarlanan açıklamalarına rağmen, Hürmüz Boğazı fiilen kapandı ve müzakerelerin durumu belirsizliğini koruyor. Orta Doğu’daki petrol arzındaki kesintiler ve Venezuela’da yönetimi devirerek Maduro’yu ülkeden çıkarma operasyonu, ABD’li petrol şirketlerinin 2022 enflasyon krizinden bu yana en yüksek kârları elde etmesine yol açtı. Biden yönetiminin bu dönemdeki ekonomik sıkıntıyı görmezden gelmesi, onun başkanlık gücünü büyük ölçüde tüketmişti.