Trump yönetimi, Kaliforniya’daki denetlenmemiş yabancı seçmen iddialarıyla ilgili dava açma tehdidini gerçekleştirdi. Los Angeles’ta Perşembe günü açılan dava, yönetimin yabancı olabileceğini düşündüğü yaklaşık 20.000 kişinin oy pusulalarının sayılmasını engellemeyi amaçlıyor. Başkan Donald Trump, yıllardır asılsız toplu seçmen sahtekarlığı iddialarında bulunarak seçimlerin nasıl yürütüleceğine müdahil olma çabasını sürdürüyor; oysa bu görev Anayasa gereği eyaletlere aittir.
DAVA DETAYLARI
Adalet Bakanlığı, daha önce Los Angeles County Seçim Ofisi’nde kayıtlı olabileceğini düşündüğü kişilerin bilgilerini içeren bir USB bellek bıraktı. Ancak ofis, “kurumsal veri gizliliği ve bilgi güvenliği protokolleri” nedeniyle Çarşamba gününe kadar bu cihazı erişmediğini açıkladı. Kaliforniya Eyalet Sekreteri Shirley Weber, dava dosyasında diğer bir sanık olarak, Adalet Bakanlığı’nın kendisine talep içeren mektubu gönderdiğinde bir liste bile sağlamadığını söyledi. Kaliforniya, kayıtlı tüm seçmenlerine posta yoluyla oy pusulası göndermeye 5 Ekim’de başladı.
HUKUKİ GEREKÇELER
Adalet Bakanlığı, açtığı davada ABD’nin yasadışı oylama olaylarını aktif olarak araştırdığını ve kovuşturduğunu belirtti. Ancak, 2026 seçimleri tamamlanmadan önce yüzlerce, hatta binlerce kişinin araştırılmasının pratikte mümkün olmadığını vurguladı. Notre Dame Hukuk Fakültesi Profesörü Derek Muller, davayı en iyi ihtimalle “uzun bir ihtimal” olarak nitelendirdi. Adalet Bakanlığı, Anayasa’nın Üstünlük Maddesi’nin kendisine Kaliforniya’nın federal yasakları uygulama yetkisini engellemesine karşı mahkemeye gitme hakkı tanıdığını öne sürdü. Ancak Muller’e göre, federal yasaların eyaletlerin seçmenlerin vatandaşlık durumunu doğrulama yöntemlerini belirlemediği için bu iddia geçerliliğini yitiriyor.
SEÇMEN KAYITLARI ÜZERİNDEKİ İDDİALAR
Kaliforniya’daki seçmen listelerinde 20.000 potansiyel yabancı olduğuna dair iddialar, federal hükümetin elde ettiği kamuya açık seçmen kayıt bilgilerinden türetilmiş. Dava, “Eyalet, yabancıların oy kullanabileceğini biliyor ve bu kişilerin isimlerini biliyor. Ancak, seçmenin vatandaşlığını doğrulamadan oylarını saymayı planlıyor.” ifadelerini içeriyor. Loyola Marymount Üniversitesi Hukuk Fakültesi Profesörü Justin Levitt, bu davanın “yasal teorinin ne olduğunu bilmenin çok zor” olduğunu belirterek, davayı “bir basın bülteni gibi” tanımladı.
VERİ ANALİZİ VE SONUÇLAR
Yönetim, Kaliforniya’ya sunduğu verilerin, diğer eyaletlerde yapılan incelemeler sonucu çok sayıda yanlış bulgu içerdiğini biliyor. Örneğin, Nevada’da, İç Güvenlik Bakanlığı Temmuz’da 15.903 yabancı olduğunu iddia ederken, daha sonra bu sayının yalnızca 6.218 yüksek güven düzeyine sahip eşleşme olduğunu bildirdi. Nevada, yönetimin sunduğu 185 kişinin tamamının vatandaş gibi göründüğünü belirtti. Hasen, Kaliforniya’ya verilen verilerin daha iyi olacağına dair bir neden bulunmadığını söyledi.
Weber, Perşembe günü Adalet Bakanlığı’na gönderdiği mektupta, yönetimin sağladığı bilgilerin “herhangi bir araştırma için gerekli detay ve işlevden yoksun” olduğunu vurguladı. “Ancak, bazı seçmenlerin ‘muhtemelen’ yabancı oldukları yönündeki desteklenmemiş ve muhtemelen hatalı ‘inanç’ temelinde binlerce Kaliforniyalıyı seçmenlikten mahrum bırakamam” ifadesini kullandı.