Trump yönetimi, Suudi Arabistan ile imzaladığı nükleer iş birliği anlaşmasını Kongre’ye gönderdi. Anlaşmanın, 90 gün içinde her iki Kongre kanadı tarafından onaylanmadığı takdirde yürürlüğe gireceği belirtildi. Ancak Beyaz Saray, bu anlaşmanın Riyad, Başkan Donald Trump’ın İsrail ile diplomatik ilişkiler kurma girişimi Abraham Accords’a katılmadığı sürece geçerli olmayacağını açıkladı.
ANLAŞMANIN DETAYLARI
Anlaşmanın içeriğine göre, Suudi Arabistan’ın topraklarında uranyum zenginleştirme yapabilmesi mümkün hale gelecek. Enerji Bakanı Chris Wright, nükleer anlaşma ile Abraham Accords müzakerelerinin paralel olarak yürütüleceğini duyurdu. Suudi bir yetkili, Suudi-ABD ilişkilerinin sürekli geliştiğini ve derinleştiğini ifade ederek, Suudi Arabistan’ın ABD yönetimi ve Kongre ile iş birliğini güçlendirmeyi hedeflediğini belirtti.
GİZLİ BELGE SORUNU
Kongre’ye gönderilen metnin gizli olduğu ve bunun alışılmadık bir durum olduğu vurgulandı. Anlaşmanın metni ve paketteki diğer unsurların kamuya açık olup olmayacağı belirsizliğini koruyor. Daha önce yapılan açıklamalarda, anlaşmanın bazı “ticari veya diğer hassas” yan mektuplar içerdiği ifade edilmişti. Uzmanlar, sivil nükleer iş birliği anlaşmalarının genelde sadece küçük bir kısmının gizli olduğunu belirtiyor.
URANYUM ZENGİNLEŞTİRME YOLU
Wright, Riyad’a uranyum zenginleştirme imkanı sağlayacak anlaşmanın, ancak yıllar sonra hayata geçeceğini söyledi. Anlaşmanın, Suudi Arabistan’ın kendi sivil reaktörleri için uranyum yakıtı zenginleştirmesine olanak tanıyan bir ortak çalışma mekanizması içerdiği ifade edildi. Ancak, bu tür bir zenginleştirmenin ticari akılla örtüşmesi ve ulusal güvenlik çerçevesine uyması gerektiği vurgulandı.
ABRAHAM ACCORDS KOŞULU
Kongre’nin, Abraham Accords koşulunu dikkate alarak anlaşmayı nasıl ele alacağı belirsizliğini koruyor. Bu koşul, Trump’ın ilk döneminde birkaç Arap ülkesinin İsrail ile diplomatik ilişkiler kurmasına yol açmıştı. Anlaşmanın ardından ortaya çıkan bu şart, yönetimin nükleer müzakerecilerini de şaşkına uğrattı.
TARİHİ ÖRNEKLER
Eski Başkan George W. Bush döneminde, 2008’de Rusya ile imzalanan bir 123 anlaşması, Gürcistan’a yapılan saldırının ardından Kongre gündeminden çekilmişti. Bush, bu saldırının anlaşmanın ABD’nin güvenliğine tehdit oluşturduğunu iddia etmişti. Trump ise 16 Temmuz’da bu anlaşmanın geçerliliği için gerekli onayı verdi.
SONUÇ VE DEĞERLENDİRME
Nükleer Tehdit İnisiyatifi’nden Scott Roecker, yönetimin anlaşmayı nihai hale getirmeyi reddedebileceğini öne sürdü. Bu durum, Suudi Arabistan’ın İsrail ile ilişkilerini normalleştirmesi şartıyla gerçekleşebilir. Bu gelişmeler, Suudi Arabistan ile ABD arasındaki ilişkilerin geleceği açısından kritik bir aşamayı temsil ediyor.