ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik planladığı saldırıyı iptal etmesi ve müzakere masasına dönüleceğini açıklamasıyla petrol fiyatları yüzde 5’in üzerinde geriledi. Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda İran’a yönelik “büyük saldırıyı” durdurduğunu duyururken müzakerelerin yeniden başlayacağını belirtti. Bu gelişme, son aylarda sıkça tekrarlanan bir senaryonun en yeni halkası olarak petrol piyasasında fiyatları aşağı çeken temel etken oldu.
TRUMP’UN AÇIKLAMALARI PETROLÜ VURUYOR
Söz konusu durum yalnızca bugüne özgü değil. Trump, 8 Nisan’da İran’a uygulanması planlanan bombardımanı askıya aldığını ve uzun süredir devam eden sorunun çözümüne yaklaşıldığını duyurduğunda petrol fiyatları o gün yüzde 13 düşmüştü. Aynı şekilde 5 Mayıs’ta Hürmüz Boğazı’na yönelik askeri müdahaleyi erteleyeceğini açıklayan Trump’ın bu paylaşımının ardından petrol, üç gün içinde yüzde 13 değer kaybetti. Geçtiğimiz hafta da Trump’ın İran’a saldırı planlarını askıya alması üç gün içinde petrol fiyatlarını yüzde 20 aşağı çekti.
PİYASANIN GÜVENİ SINIRDA
Petrol piyasası, Trump’ın barış yönündeki açıklamalarına rağmen her seferinde fiyat düşüşüyle yanıt veriyor. Mart ayı başından bu yana petrol fiyatları altı farklı dönemde yüzde 9 veya üzerinde yükseliş kaydetti. Ancak aynı süreçte piyasa barış beklentisine daha fazla odaklandı ve sekiz farklı dönemde yüzde 9 veya üzerinde düşüş yaşandı. Bu düşüşlerin büyük bölümü, Trump yönetiminin müzakerelerde ilerleme sağlandığı veya Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılacağı yönündeki açıklamalarından kaynaklandı. Enerji Bakanı Chris Wright’ın 10 Mart’ta bir ABD savaş gemisinin boğazdan petrol tankeri refakat ettiğine dair açıklaması da petrol fiyatlarını yüzde 11 aşağı çekti. Trump’ın 23 Mart’ta “İran ile son iki gündür çok iyi ve verimli görüşmeler yapıldı” paylaşımı da benzer bir düşüşe neden oldu.
PİYASANIN İYİMSERLİĞİNİN GEREKÇESİ NE?
Aylardır aynı senaryoyla sarsılan piyasanın iyimserliğini korumasının bir nedeni var. Savaştan önce piyasanın temel endişesi arz fazlasıydı. OPEC ülkeleri, nispeten düşük talebe rağmen üretimi artırıyordu ve dünyada tarihi miktarda ham petrol depoda bekliyordu. Capital Economics verilerine göre üreticiler, tüketimin 4 milyon varil üzerinde arz sağlıyordu. Savaş sırasında Hürmüz Boğazı’ndan geçen günlük 13 milyon varillik akış durdu ve dünya bu kayıpla yaşamayı öğrendi. Kpler verilerine göre bu varillerin önemli bir kısmı Suudi Arabistan üzerinden Kızıldeniz’e yönlendirildi. Ancak İran’ın bölgedeki destekçileri olan Husiler, Bab-el-Mendep Boğazı’nı abluka altına alarak alternatif güzergahı da tehdit etmeye başladı. Batılı ülkelerin acil durum stoklarından yapılan salınımlar ve Çin’in devasa rezervlerini kullanması da arzı dengeleyen diğer faktörler oldu.
HÜRMÜZ BOĞAZI’NIN KISA SÜRELİ AÇILIŞI PİYASAYI ŞAŞIRTTI
Hürmüz Boğazı’nın Haziran ayında yaklaşık üç hafta süreyle açılması ve 200 milyon varil petrolün Körfez’den dışarı akması, piyasayı adeta bollukla karşı karşıya bıraktı. Aylardır ilk kez bu hacimde arz gören piyasada fiyatlar sert düştü. Kırılgan ateşkes kalıcı olmasa da piyasa, Şubat ve Haziran aylarındaki tabloyu hafızasında tutuyor.
STOKLARDAKRİTİK EŞİK: TİPPİNG POİNT UYARISI
Ancak petrol fiyatları ile piyasanın gerçek sıkılığı arasındaki makas hiç bu kadar açılmamıştı. Ham petrol stokları hızla eriyor. ABD’nin boru hattı kavşağı olan Cushing, Oklahoma’daki stoklar son haftalarda 18,6 milyon varile geriledi. ABD Enerji Enformasyon İdaresi verilerine göre 20 milyon varilin altındaki seviyeler, dev tesisin operasyonlarında ek strese yol açıyor ve boru hatlarından petrol akışını zorlaştırıyor. Capital Economics kıdemli iklim ve emtia ekonomisti Kieran Tompkins, dünya genelinde ticari stokların operasyonel stres seviyelerine yaklaştığını ve yaklaşık 57 haftalık arz kaldığını belirtiyor. Küresel operasyonel stres seviyesi ise 55 hafta olarak kabul ediliyor. Tompkins, petrol rezervlerinin tarihsel olarak düşük olduğu dönemlerde fiyatların genellikle yüzde 20 daha yüksek işlem gördüğüne dikkat çekiyor.
Hürmüz Boğazı üzerinden enerji akışında önemli ve kalıcı bir artış sağlanamazsa petrol piyasası kaçınılmaz olarak bir “devrilme noktasına” ulaşacak. Stokların kaybolan arzı telafi etmek için daha fazla eritilemediği bu noktada tek çözüm, talebi yok edecek kadar yüksek fiyatların oluşması olacak. Petrol fiyatlarının bu dengeyi sağlamak için 150 doların üzerine çıkması gerekebilir ve bu durum göz açıp kapayıncaya kadar yaşanabilir. Ancak şimdilik piyasa, Trump’ın çözümün köşe başında olduğu yönündeki açıklamalarına inanmaya devam ediyor.