Yüksek Mahkeme’nin 5-4 oylamasıyla Başkanı Donald Trump’ın Beyaz Saray’daki dev balo salonunu desteklemesi, diğer projeleriyle ilgili davalarda zorluklar yaratmaya başladı. Mahkeme, tarihi koruma uzmanının, 400 milyon dolarlık balo salonu için “estetik” nedenlerle dava açmasını engelledi. Bu karar, Trump yönetiminin başkentteki diğer inşaat planlarına karşı açılan davaların kapatılması için hızla kullanılmasına olanak tanıdı.
BAŞKANLIĞA YENİ ZORLUKLAR
Bazı davaların merkezinde “estetik duruş” kavramı bulunuyor. Bu kavram, Amerikalıların belirli durumlarda, bir manzaranın ya da nesli tükenmekte olan bir hayvanın keyfini alma hakkının kaybedilmesi durumunda dava açma hakkına sahip olduğunu öne sürüyor. Trump, projelerine karşı dava açan eleştirmenlerin bu öznel standardı karşılamadığını savunuyor. Beyaz Saray kampüsündeki balo salonu için beş yargıç, Trump’ın yanındaydı. Mahkeme, “Bu mahkeme daha önce bu tür koşullarda duruş bulmamıştır” ifadelerini kullandı.
ADLİ SÜREÇTE YENİ GELİŞMELER
Kararın ardından Adalet Bakanlığı, Yüksek Mahkeme kararını, Trump’ın Potomac Nehri kıyısındaki 250 feet yüksekliğindeki kemeri ve Washington DC’deki bir kamu golf sahasının yeniden düzenlenmesi gibi projelerin incelendiği alt mahkemelere ekledi. Lincoln Anıtı Yansıma Havuzu’nun yenilenmesi ve Beyaz Saray yakınlarındaki tarihi bir hükümet binasının boyanması gibi diğer davalar da duruşla ilgili soruları gündeme getirdi. Cuma günü, Yansıma Havuzu davasını inceleyen federal mahkeme, balo salonu kararını dikkate alarak yeni bir brifing süreci başlattı.
ESTETİK DURUŞUN ZORLUKLARI
Pepperdine Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Profesör Robert Pushaw, estetik duruşun “bir içgüdü kararı” olduğunu belirtti. Aestetik değerlerin kişisel bir zevk meselesi olduğunu ve bu nedenle öznel olduğunu vurguladı. Yüksek Mahkeme’nin kararı acil bir dava kapsamında olduğu için teknik olarak sınırlı bir emsal değeri taşıyor. Ancak bu durum, beş muhafazakâr yargıcın nerede durduğunu gösteriyor ve gelecekteki davalarda estetik yaraları reddetme veya onları çevresel yasaları sorgulayan davalarla sınırlama eğiliminde olabilecekleri anlamına geliyor.
TARİHİ DAVALARIN ETKİLERİ
Yüksek Mahkeme, 1970’lerde federal mahkemelerde duruş kurallarını sıkılaştırırken, estetik duruş fikrini Sequoia Ulusal Parkı’ndaki bir Disney kayak merkezi davasında tanıtmıştı. Sierra Club v. Morton davasında, Yargıç Potter Stewart, “estetik ve çevresel iyilik halinin, yaşam kalitesinin önemli bileşenleri” olduğunu ifade etmişti. Ancak mahkeme, davacının dava açma hakkının bulunmadığına karar vermişti.
Roberts, dissentinde, Nil timsahı habitatını etkileyeceğinden endişe eden çevre gruplarının da bulunduğu bir projeye karşı 1992’de verilen bir kararı hatırlattı. Mahkeme, “bir hayvan türünü kullanma veya gözlemleme arzusunun, estetik amaçlar için bile, duruş açısından kesinlikle tanınabilir bir çıkar olduğunu” belirtmişti.
KORUMA GRUPLARININ HAKLARI
Eğer tarihi koruma grupları ve üyeleri dava açma hakkına sahip değilse, kimin dava açabileceği ve Trump’ın projelerinin federal mahkemeler tarafından durdurulup durdurulamayacağı belirsizliğini koruyor. Ancak Trump’ın projeleri üzerindeki artan anlaşmazlıkları yakından takip eden gruplar ve uzmanlar, Yüksek Mahkeme’nin balo salonu kararına rağmen bu tür itirazların devam etmesi için hala yeterince alan olduğunu belirtiyorlar.
George Washington Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden profesör Sara Bronin, mahkemenin balo salonu kararının “korumacıların federal hükümeti kendi kurallarına uymaya zorlamak için dava açmasını zorlaştırdığını, ancak imkânsız kılmadığını” ifade etti. Dava açanların, itiraz ettikleri eylemin kendilerine nasıl zarar verdiğini daha iyi açıklamaları gerektiğini vurguladı.
Trump ve destekçileri, balo salonu davasında Ulusal Tarih Koruma Derneği’nin öne sürdüğü duruş teorisinin, neredeyse herkesin bir hükümet proje inşaatını durdurmasına izin verebileceğini ileri sürdüler. Idaho Başsavcısı Raúl Labrador, “Aktivistlerin kişisel hoşnutsuzluklarından duruş yaratmalarına izin verilemez” dedi. Trump da benzer şekilde, “Beyaz Saray çevresinde köpeğini yürütmeye çıkan bir kadının, böyle acil bir milli güvenlik yapısını durdurma hakkına sahip olduğu iddiasına kesinlikle katılmıyorum” şeklinde görüş bildirdi.