Demokratlar, Başkan Donald Trump’ın önümüzdeki kasım ayında yapılacak seçimlere müdahale etme çabaları karşısında giderek alarm seviyesini yükseltiyor. Demokrat stratejist David Axelrod, sosyal medyadan yaptığı açıklamada “Tüm uyarı ışıkları kırmızı yanıyor” dedi. Axelrod, Cumhuriyetçilerin bu sonbaharda Trump’ın popüler olmaması nedeniyle büyük bir darbe yiyeceğini, bu yüzden Trump’ın Plan B’yi devreye soktuğunu belirtti: “Kazanmak için ne gerekiyorsa yapmak, her şeyi. ‘Trump bunu yapmaz’ diyenler dikkat etmemiş demektir.” Florida Temsilcisi Debbie Wasserman Schultz, bölgesindeki seçmenlerin ilk kez başkanın seçimleri iptal edeceğinden ve sıkıyönetim ilan edeceğinden korktuklarını söyledi. Wasserman Schultz, kariyerinde ilk kez seçmenlerinin kasım ayında seçim yapılamayacağı endişesi taşıdığını, kendisinin bu aşırı korkuları gidermeye çalıştığını ifade etti. Schultz’un temsil ettiği bölge, Cumhuriyetçilerin seçim haritasını kendi lehlerine çevirme çabaları kapsamında yeniden çizildi. Demokratlar da Kaliforniya gibi eyaletlerde kendi haritalarını çıkardı, ancak Cumhuriyetçiler mahkemelerde daha başarılı oldu ve yeniden bölgelendirme savaşı sonucunda kasım ayında on kadar sandalye kazanabilir.
AXELROD TRUMP'IN SEÇİM HAMLELERİNİ SIRALADI
Axelrod, Trump yönetiminin seçimlere müdahale amacıyla attığı adımları tek tek sıraladı. Bunların en son örneği, Başkan Trump’ın geçen hafta Seçim Yardım Komisyonu’nun (EAC) dört üyesinden üçünü görevden alması oldu. EAC, 2002 yılında Kongre tarafından eyaletlere güvenli seçimler için federal para dağıtan bağımsız iki partili bir kurum olarak kurulmuştu. Aynı şekilde Federal Seçim Komisyonu da (FEC) karar yeter sayısı olmadan çalışamıyor. Axelrod ayrıca Trump’ın seçim güvenliği konularına odaklanması için geleneksel olmayan bir yetkiyle zengin iş adamı Bill Pulte’yi Ulusal İstihbarat Direktörlüğü’ne geçici olarak atadığını hatırlattı. Pulte’nin istihbarat deneyimi yok ancak Cumhuriyetçilerle güçlü bağları var. Trump, Pulte’nin seçim güvenliği konularına odaklanmasını istiyor.
POSTA YOLUYLA OY KULLANMAYA VE SEÇİM YASALARINA MÜDAHALE
Trump, eyaletlerden posta yoluyla oy kullanma sürecini kontrol altına almaya çalıştı. Ulusal bir seçmen kayıt veri tabanı oluşturma girişimi hem sağcı hem solcu eyaletlerin direnişiyle karşılaştı. Bir mahkeme bu ay Trump’ın posta oylarının sadece talimatlarına uyan eyaletlere gönderilmesi yönündeki emrini reddetti. Dava süreci seçim gününe kadar devam edecek. Trump ayrıca seçim güvenliği yasası olarak adlandırdığı SAVE America Yasası’nın geçmemesine öfkeyle tepki gösterdi. Senatörlerin filibuster’ı kaldırmasını talep etti ancak Cumhuriyetçi senatörler bunu reddetti. Trump, bu yasa geçmediği için iki partili bir konut yasasını imzalamayı reddetti, yasa imzasız yürürlüğe girecek.
SEÇİM GÜVENLİĞİ VE HUKUKİ ENGELLER
Yaygın seçim sahtekarlığına dair kanıt bulunmamakla birlikte, Trump’ın sahtekarlık iddialarını kullanarak kasım ayı öncesinde olağanüstü bir adım atmasından korkuluyor. Ulusal İstihbarat Direktörü adayı Pulte’nin onay duruşmasında, seçim yerlerine ICE ajanları gönderme olasılığı sorulduğunda bunu reddetmediği görüldü. Ancak kamuoyuna açıklanmış somut bir plan yok. Geçen yıl Trump yönetiminin, federal hükümetin eyaletlere yardım ettiği seçim güvenliği ağlarını verimsizlik bahanesiyle zayıflattığı bildirilmişti. EAC’deki görevden almaların seçime doğrudan etkisi olmayabilir ancak bu, seçim yönetimini merkezileştirme ve oyun alanını değiştirme çabalarının bir parçası olarak görülüyor.
MAHKEME KARARLARI VE EYALET DİRENİŞİ
Trump’ın seçimlere müdahale çabalarına rağmen hukuki engeller de var. Yüksek Mahkeme, zamanında postalanan ancak seçim gününden sonra ulaşan posta oylarının sayılmasına izin veren eyaletler lehine karar verdi. Alt mahkemeler de Trump’ın önüne çeşitli engeller koydu. Mavi eyaletler, seçmen kayıt verilerinin paylaşılmasını yasaklayarak veya federal kolluk kuvvetlerinin varlığını engelleyerek seçimlerini federal müdahaleye karşı korumak için yasalar çıkarıyor. Seçim Yeniliği ve Araştırma Merkezi kurucusu David Becker, Trump’ın tüm çabalarına rağmen Amerikalıların seçimlerin güvenli olacağından emin olması gerektiğini söyledi. Becker, insanların oy kullanabileceğini ve oyların doğru sayılacağını belirtti. EAC’deki görevden almaların seçim üzerinde büyük bir etkisi olmayacağını, asıl önemli olanın eyaletlerin seçimleri anayasal görevleri gereği başarıyla yürütmesi olduğunu vurguladı.