Trump’ın Serveti Ve Kripto Gelirleri Tartışılıyor

ABD Başkanı Donald Trump’ın 2025 yılı mali bildirim formları, göreve gelmesinin ardından 2 milyar doların üzerinde gelir elde ettiğini ortaya koydu. Bu rakamın büyük bir kısmı, ailesinin büyük ölçüde denetimsiz kripto para dünyasına girmesinden elde edilirken, aynı hafta Katar tarafından hediye edilen 400 milyon dolarlık yeni Air Force One ile uçmaya başladı. Pazar günü ise FIFA’nın, Trump’ın devreye girmesinin ardından ABD’li futbolcu Folarin Balogun’a verilen bir maçlık Dünya Kupası cezasını kaldırdığı öğrenildi.

TRUMP’IN KENDİNİ ZENGİNLEŞTİRMESİ

Bir devlet başkanının bu tür bir müdahalesi son derece alışılmadık bir durum olarak nitelendirilirken, Avrupa’dan kayırmacılık ve olası yolsuzluk suçlamaları yükseliyor. Trump’ın ikinci döneminde kendini zenginleştirmesi ve her şeyi bir alışverişe dönüştürmesi uzun süredir açıkça görülse de, her geçen gün yeni ve çarpıcı örnekler ortaya çıkıyor. Bu durum, anketlerin Amerikalıların Trump’ın nasıl iş yaptığına dair en kötü senaryolara inanmaya yatkın olduğunu göstermesiyle birlikte, Trump ve Cumhuriyetçi Parti için siyasi bir mayın tarlasına dönüşme potansiyeli taşıyor. Kişisel mali bildirim formundaki milyarlarca dolarlık yeni servet haberi, Trump’ın göreve döndüğünden bu yana ne kadar zenginleştiğine dair somut bir parasal değer ortaya koyması açısından büyük önem taşıyor. Bu rakamın en az 2,2 milyar dolar olduğu ancak daha da yüksek olabileceği belirtilirken, Beyaz Saray’a dönmeden önceki 2024 yılında elde ettiği en az 622 milyon dolarlık gelirin oldukça üzerinde olduğu görülüyor. Trump, işinden kâr ettiği yönündeki endişeleri reddederek kişisel servetinin yönetimine doğrudan dahil olmadığını ve artan servetini borsaya bağlıyor. Ancak yeni mali bildirime göre Trump, görevdeyken kripto para sektörünü desteklerken, Florida’daki iki tatil köyü de rekor düzeyde gelir artışı kaydetti. Bu durum, Trump’ın siyasi gücünü ne kadar etkili bir şekilde paraya çevirdiğini gözler önüne seriyor.

FIFA KARARINDA TRUMP’IN ROLÜ

FIFA konusu, Trump’ın kendini zenginleştirmesinden çok olası siyasi nüfuz kullanımıyla ilgili olması açısından farklılık gösteriyor. Trump’ın FIFA’ya ne kadar baskı yaptığı veya talebin ne kadar doğrudan olduğu henüz netlik kazanmış değil. Trump, inceleme talebinde bulunduğunu ancak FIFA Başkanı Gianni Infantino’ya ne yapması gerektiğini söylemediğini ifade etti. Infantino ise kararın bağımsız bir kurul tarafından alındığını savunurken Trump ile görüştüğünü doğruladı. Trump’ın daha önce de FIFA üzerinde nüfuzunu kullandığı ve Infantino’nun Trump’a yaranma gereği duyduğu açıkça görülüyor. Sadece sekiz ay önce FIFA, Trump’ın arzuladığı Nobel Barış Ödülü’nü kazanamamasının ardından “FIFA Barış Ödülü” adında yeni bir ödül yaratarak bunu Trump’a vermişti. Infantino’nun Trump’a yakınlaşmak için büyük çaba harcadığı, geçtiğimiz ay Trump Tower’da bir yıldır neredeyse boş duran bir ofis kiraladığı yönünde haberler de yer aldı. Bu geçmiş göz önüne alındığında, Trump doğrudan Balogun’un cezasının kaldırılmasını istememiş olsa bile, sadece konuya dahil olması kararın gölgelenmesine yol açtı. Avrupa futbolunun yönetim organı UEFA, kararı “eşi benzeri görülmemiş, anlaşılmaz ve savunulamaz” olarak nitelendirirken, “kırmızı çizginin aşıldığını” belirtti.

HALKIN GÖZÜNDE YOLSUZLUK ALGISI

Trump’ın eylemlerini yolsuzluk olarak değerlendirip değerlendirmediği sorusuna yanıt arayan anketler, Amerikalılar arasında bu algının giderek güçlendiğini gösteriyor. Geçtiğimiz Ekim ayında yapılan bir ankette Amerikalıların yüzde 61’i, Trump’ın “ofisini kendini, arkadaşlarını ve ailesini zenginleştirmek için usulsüzce kullandığına” en azından muhtemelen inandığını belirtti. Cumhuriyetçiler ve Cumhuriyetçi eğilimli bağımsızlar arasında bu oran yüzde 31’e ulaştı. Eylül ayında yapılan bir başka anket ise genel nüfusun yüzde 56’sının, bağımsız seçmenlerin ise yüzde 65’inin Trump’ın başkanlığı kendini zenginleştirmek için kullandığına inandığını ortaya koydu. Nisan ayında yapılan bir ankette Amerikalılar, Trump’ın göreve gelmesinden bu yana yolsuzluğun azaldığından çok arttığını (yüzde 49’a karşı yüzde 21) söyledi. Geçtiğimiz ay yapılan bir ankette ise Amerikalıların yüzde 53’ü, Trump’ı azletmek için gerekçeler bulunduğunu düşünürken, bu gerekçeler arasında en sık belirtilen nedenlerden biri yolsuzluk ve kendini zenginleştirme oldu. Trump için asıl tehlike, Amerikalıların onu birdenbire yozlaşmış olarak görmeye başlaması değil; bu algının başkanlığının baskın bir teması haline gelmesi. Ekonomi istikrarsızken ve Trump vatandaşların yaşam maliyeti endişelerini görmezden gelirken, halkın onu kendini zenginleştirirken görmesi siyasi açıdan giderek daha sorunlu hale geliyor. Trump, özel sektörde sistemi sömüren biri olarak seçime girmiş ve bu birikimini sıradan Amerikalılara yardım etmek için kullanacağını vaat etmişti. Ancak giderek daha çok kendi çıkarlarını kollayan bir lider görüntüsü çiziyor.

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Mihriban Yılmaz Cinayetinde İlk Duruşma: Domuzların Eşelediği Yere Gömdüm

İzmir'in Bornova ilçesinde cesedi toprağa gömülü bulunan Mihriban Yılmaz'ın (26) öldürülmesiyle ilgili iki tutuklu beş sanığın yargılanmasına bugün mahkemede başlandı. Duruşmaya tutuklu sanıklar Fatih ve Ömer İnan ile aile ve avukatlar katıldı.

Trump İran’a: Ya Anlaşma Ya İşi Bitiririz

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında Rusya-Ukrayna savaşı ve İran müzakereleri hakkındaki soruları yanıtladı. Trump, "NATO'ya gideceğiz, konuyu görüşeceğiz ve sanırım bunu başaracağız" dedi.

Nato Arşivi Adnan Menderes Görüntüleriyle Açıldı

Sinema Genel Müdürlüğü, Türkiye'nin NATO içerisindeki diplomatik, askeri ve siyasi faaliyetlerini belgeleyen çok sayıda tarihi kaydı erişime açtı. Arşivde Adnan Menderes'in Paris'teki NATO zirvesine katıldığı görüntüler var.

Ünlü Cerrahları Dolandıran Doktor Yurt Dışına Kaçtı

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde görev yapan doktor öğretim üyesi Fatih A, yüksek kazanç vaadiyle sağlık çalışanlarını dolandırarak yurt dışına kaçtı. Kendi geliştirdiği algoritma ile ABD borsasında yüksek kazanç yalanı söyledi.

İmamoğlu’nun Diploma Davası Ertelendi

23 Mart 2025'te tutuklanarak Silivri Cezaevi'ne gönderilen Ekrem İmamoğlu, İçişleri Bakanlığı tarafından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırıldı. İmamoğlu bugün yargılandığı üç ayrı davada hakim karşısına çıktı.