Donald Trump’ın bu hafta Washington’daki en büyük sorusu, bazı üst düzey sektör yöneticilerinin kıyamet senaryolarını ortaya koymasının ardından, neden yapay zeka yavaşlatma karşısında bu kadar öfkeli olduğu. Cevap, kullandığı “sahtelik” kelimesinde gizli; bu kelimeyle, bilgisayarlı ajanların bir gün insanlığı yok etme potansiyeline dair korkuları alay konusu ediyor. Trump, bu kelimeyi kullandığında genellikle iki şey oluyor: Bir tartışmayla karşı karşıya ve siyasi ya da kişisel öncelikleri tehlikede.
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE YAPAY ZEKAYA YAKLAŞIMI
Trump, iklim değişikliğini uzun zamandır “sahtelik” olarak nitelendiriyor. Bu bağlamda, sosyal medyada, kendi inkârlarına rağmen ısınan bir gezegenle yapay zeka kontrolü çağrıları arasında bir analoji kurması dikkat çekici. Gerçekliği değiştirdiğinde, eyleme geçme yükümlülüğünden kurtulmuş oluyor. Enerji politikası açısından bu, “delik aç, bebek, delik aç” anlamına geliyor. Yönetimi, düzenlemeleri azaltarak petrol endüstrisi bağışçılarının hoşuna gidecek adımlar attı. Rüzgar çiftliklerine yönelik eleştirileri, 20. yüzyılda karbonla çalışan bir ekonomiyi arzuladığını gösteriyor.
KAPİTOL İSYANI VE TRUMP'IN TUTUMU
Trump, 6 Ocak 2021’deki Capitol isyanı ile ilgili soruşturmaları da “Demokratik sahtelik” olarak tanımlıyor. Suçlanan cinsel saldırganın mağdurlarının çarpıcı ifadeleri, bu iddianın ne kadar gülünç olduğunu ortaya koyuyor. Ancak Trump, bir zamanlar dostu olan kişinin etrafındaki fırtınayı sona erdirmek istiyor.
YAPAY ZEKANIN TEHDİDİ
Başkan, yapay zekanın hızla gelişmesi konusundaki korkuları “sahtelik” olarak nitelendirerek bunların ortadan kalkacağını umuyor. Ancak, bir başkanın görevi korkan bir ulusa danışmak, tehditleri incelemek ve ulusal bir çabanın gerekip gerekmediğini belirlemektir. Franklin Roosevelt, Büyük Buhran’ın derinliklerinde “Korkmamız gereken tek şey, kendimizden duyduğumuz korkudur” demişti. Trump’ın yaklaşımı ise bu gelenekten oldukça uzak.
SEÇİM GÜNDEMİ VE YATIRIMCILAR
Amerikalılar, yapay zeka ile ilgili iş kaybı korkusu yaşıyor. Bu nedenle, Trump’ın seçmenlerin veri merkezleri ile ilgili endişelerini dikkate almaması, Cumhuriyetçi Parti’nin zor geçen ara seçimler öncesinde başka bir sorunla karşılaşmasına yol açabilir. Trump’ın yapay zeka konusundaki kayıtsız tutumu, siyasi, ekonomik ve kişisel özelliklerin bir sonucu olarak iki başkanlığı boyunca yaşanan karmaşayı yansıtıyor.
EKONOMİK RİSKLER VE TRUMP'IN STRATEJİSİ
Yapay zeka gelişiminin yavaşlaması, piyasalarda olumsuz bir tepki doğurabilir. İran ile yürütülen savaş, Amerikalıları yüksek benzin fiyatları ve rekor dizel maliyetleri ile baş başa bırakırken, Trump’ın Wall Street’teki dalgalanmalara tahammülü yok. Ayrıca, iş dünyasını serbest bırakma konusundaki felsefi itirazları da dikkat çekici.
GELECEKTEKI YENİ TEKNOLOJİLER VE TRUMP'IN GÖRÜŞLERİ
Trump, yapay zekanın potansiyel zararları konusundaki endişeleri dile getiren sanayi devlerinin, kendi “tercih ettikleri” düzenleme sistemini oluşturmak için politikacılara ve kamuoyuna baskı yaptığını öne sürdü. Ancak, Trump’ın yönetim tarzı bu karmaşık mesele için uygun görünmüyor. Yapay zeka konusundaki tartışmalar, başkanlık görevi sona erdiğinde dahi etkisini sürdürecek bir mesele olarak duruyor.
ETİK SORUNLAR VE KİŞİSEL ÇIKARLAR
Trump’ın, kişisel çıkarları doğrultusunda şekillenen görüşleri, yapay zeka ile ilgili hislerini etkiliyor olabilir. Son finansal beyanında yapay zekaya maruz kalan hisse senetleri sahibi olduğu belirtilmişti. Beyaz Saray, hesaplarının üçüncü şahıslar tarafından bağımsız bir şekilde yönetildiğini savunsa da, etik sorunlar, ikinci döneminin sürekli gölgesi oldu.
SONUÇ VE GELECEK
Eğer Trump, seçmenlerin sesine kulak vermezse, Cumhuriyetçi Parti’nin zor bir duruma düşmesi muhtemel. Trump, “Ben sahtekarlıkla mücadele eden biriyim ve şu anda başka bir sahtekarlığı çürüteceğim — Yapay zeka dünyayı ele geçirip, yok edecek!” diyerek bu durumu yansıttı.