Donald Trump’ın pazartesi günkü hamleleri ve sert açıklamaları, herhangi bir başkanın yapabileceği en tartışmalı eylemler arasında yer alacak nitelikteydi. Trump, gün sonunda her zaman istediği başkanlık vizyonuna önemli adımlar attı: başkanlık kaleminden akan sınırsız otorite, geleneksel kurumların parçalanması ve demagojiye platform sağlanması. Beyaz Saray’dan gelen kesintisiz kaos, ülkeyi ve dünyayı geri dönülemez şekilde değiştirmeyi hedefleyen bu eylemlerin her birinin kamuoyunca anlaşılmasını engellemek için tasarlanmış gibi görünüyor.
TRUMP'IN AVUKATI ADALET BAKANLIĞI KOLTUĞUNDA
Gün, Trump’ın eski özel avukatı ve şu anda Temyiz Mahkemesi yargıcı olan Emil Bove’un, başkanın bir diğer eski özel avukatı Todd Blanche’ı Adalet Bakanı olarak yemin ettirmesiyle başladı. Bu, Trump’ın zirve yaptığı anlardan biriydi. Başkanın dokuz yıl önce görevden aldığı eski FBI Direktörü James Comey’den sadakat istemesinden bu yana, en sadık isimlerinden biri pazartesi günü Senato onaylı bir pozisyonla ABD adalet sisteminin zirvesine yerleştirildi. Blanche, Trump’ın Beyaz Saray’ı yeniden kazanmadan önce karşı karşıya kaldığı çok sayıda ceza ve hukuk davasının en karanlık anlarında yanındaydı.
Trump’ın bazı yardımcıları, sadakatlerini kanıtlama çabası içinde tökezledi. Ancak Blanche, sadakatini şimdiden gösterdi; eleştirmenlerinin ondan korkmasının ve Trump’ın McCarthyci avukatı Roy Cohn’un manevi halefi gibi davranıp davranmayacağını sorgulamasının nedeni de bu.
AŞI POLİTİKASINDA BİLİM DIŞI AÇIKLAMALAR
Blanche, çalışanların alkışları arasında kuruma dönerken, başkanın diğer adamları Resolute Masası’nın etrafında toplanmıştı. Trump, Adalet Bakanlığı’nı kendi özel hukuk bürosu haline getirme hedefinden bile daha uzun süredir taşıdığı bir isteğini hayata geçirmek üzereydi. Çocukluk aşılarının sayısını azaltmayı hedefleyen bir başkanlık kararnamesine imza attı. Ardından bilim dışı iddialarına yenilerini ekleyerek aşıların otizme yol açtığını ve küçük çocuklara soda şişesi boyutunda aşılar enjekte edildiğini öne sürdü.
Trump bir noktada kızamık, kabakulak ve kızamıkçık aşısının “oldukça ölümcül” olabileceğini söyledi. Bu açıklama, ABD’nin çeyrek asırdan uzun süredir en yüksek kızamık vakasının kaydedildiği bir yıla denk geldi. Salgın dönemindeki öngörülemez basın toplantılarını hatırlatan bu anlarda, ülkenin en güçlü halk sağlığı yetkilisi ve aşı karşıtı isim Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanı Robert F. Kennedy Jr., “Bu, altın standart bilimin ne demek olduğudur” diyerek Trump’ı savundu.
MERKEZ BANKASI VE İRAN AÇIKLAMALARI
Trump, yeni Fed Başkanı Kevin Warsh ile yakın zamanda görüştüğünü doğruladı ancak aralarında birden fazla görüşme yapıldığına dair haberleri reddetti. Başkan, Warsh’ın faiz oranlarını düşürmesini istediğini açıkça ortaya koydu. “Eğer ona kalsaydı farklı olurdu ama bir yönetim kurulu var” diyen Trump, merkez bankasının bağımsızlığı konusunda soru işaretleri yarattı.
Başkan ayrıca ara seçimler öncesinde Demokrat parti ön seçimlerinde ilerici ve demokratik sosyalist adayların kazandığı zaferlerle ilgili değerlendirmelerde bulundu: “Her yere cihatçılar seçiliyor.” Müslüman adaylara yönelik bu son kışkırtıcı yorum, sonbahar seçim kampanyasının son derece sert geçeceğinin işareti olarak yorumlandı. Trump kimden bahsettiğini belirtmedi ancak bu sözler, Abdul El-Sayed’in Michigan Demokrat Senato ön seçimini kazanmasından bir hafta sonra geldi.
İran konusunda Trump, ABD dış politika sürecinin ne kadar basitleştiğini bir kez daha gösterdi. Birkaç gün içinde kazanıldığını ilan ettiği ancak altıncı ayına giren savaşla ilgili olarak, İran’ın fiilen kontrol ettiği petrol ihracat noktası Hürmüz Boğazı’nın “artık açık olduğunu” iddia etti. Ancak Windward Denizcilik İstihbarat Operasyonları Merkezi son 24 saatte boğazdan yalnızca yedi geminin geçtiğini bildirdi. Savaş öncesinde bu su yolundan günde 100’den fazla gemi geçiyordu.
KURUMLARIN ZAYIFLATILMASI VE ANKETLER
Bu örneklerin her biri, Trump’ın ABD hükümet kurumlarını nasıl zayıflattığını ve kendi dünya görüşünü paylaşmayan uzmanları, bürokratları ve yetkilileri nasıl tasfiye ettiğini gösteriyor. Trump destekçilerinin bir kısmı, onun uzun süredir muhafazakar başkanları engelleyen yozlaşmış idari devleti dağıtma vaadini yerine getirdiğini savunuyor. Bir diğer kesim ise her devlet kurumunun baş yöneticinin vizyonuna boyun eğmesi gerektiğini öngören hukuk teorilerini benimseyerek her şeye gücü yeten bir başkanlık fikrini destekliyor.
Trump’ın pazartesi günü Oval Ofis’teki masasında yaşanan kaos, bir bakıma geleceğin başkanının Trump Organization’da yıllarca geliştirdiği son derece merkeziyetçi karar alma sürecini yansıtıyordu; tek otorite kaynağı kendisiydi. Eleştirmenler ise Trump’ın bu tarzını müstakbel bir otoriter lider davranışı olarak görüyor ve sezgilerine dayalı liderlik anlayışının felakete davetiye çıkardığını savunuyor.
Trump geçen hafta bir görüşmede “Birçok kişi tarihin en büyük başkanlarından biri olduğumu söylüyor” demişti. Ancak son anketler bu iddiayı desteklemiyor. Bir anket çalışmasına göre Amerikalıların yalnızca yüzde 21’i Trump’ın İran’daki askeri harekatının ABD’ye fayda sağladığını düşünüyor. Analistler, başkanın ülkeyi çok daha zayıf bir ulusa karşı bir çıkmaza sürüklediği görüşünde. Aynı ankette rekor düzeyde yüzde 73’lük bir kesim, Trump’ın ülkenin en önemli sorunlarına yeterince önem vermediğini belirtti. Sağlık politikası kuruluşunun araştırmasında ise yetişkinlerin yüzde 81’i kızamık, kabakulak ve kızamıkçık aşılarının çocuklar için güvenli olduğuna güvendiğini ifade etti.
UZMANLARDAN SERT UYARILAR
Trump’ın hor gördüğü kurumsalcı isimler, pazartesi akşamı giderek denetimsiz hale gelen başkanlık yönetiminin tehlikeli olduğu uyarısında bulundu. Robert Wood Johnson Vakfı Başkanı ve eski CDC yöneticisi Dr. Richard Besser, “Bu yönetimin devam eden kızamık salgınlarına ve diğer aşıyla önlenebilir hastalıkların geri dönüşüne çocukların hayatıyla siyaset oynayarak yanıt vermesi gerçekten şaşırtıcı” dedi.
Barack Obama’nın eski danışmanı David Axelrod ise bir başkanın sözlerinin “orduları yürütebileceğini ve piyasaları alt üst edebileceğini” ancak “insanların sağlığını da tehlikeye atabileceğini çünkü başkanın muazzam bir nüfuza sahip olduğunu” söyledi. Axelrod, “Bu gerçekten çok tehlikeli” diye ekledi.
Trump ise dinleyecek gibi görünmüyor. Aşı politikasını açıklarken hem sınırsız güce karşı tavrını özetledi hem de kadere meydan okudu: “Yaptığımız şeyden kötü bir şey çıkamaz. Hiçbir kötü şey olamaz.”