Başkan Donald Trump Pazartesi günü Kanada menşeli ithalata yüzde 50 oranında gümrük vergisi getirdiğini açıkladı. Bu karar, Yüksek Mahkeme’nin daha önce Trump’ın en kapsamlı tarifelerini iptal etmesinin ardından yürürlüğe giren en sert vergi oranlarından biri olarak kayıtlara geçti. Trump yönetimi bu adımı, Kanada’nın uzun süredir devam ettirdiği ticari engellere karşı bir yanıt olarak gerekçelendirirken, kararın ABD’nin diğer tüm ticaret ortaklarına da açık bir mesaj taşıdığı belirtiliyor. Yüksek Mahkeme’nin Trump’ın geniş tarife yetkisini bloke etmesinin ardından birçok hükümet ve iş dünyası temsilcisi yeni vergilerle karşılaşma riskinin azaldığını düşünüyordu. Ancak Trump’ın son hamlesi, bu yetkiyi yeniden canlandırmanın bir yolunu bulmuş olabileceğine işaret ediyor.
1930 YASASINA DAYANAN YENİ BİR STRATEJİ
Trump, bir ülkenin Amerikan mallarına karşı ayrımcılık yapması halinde başkana yüzde 50’ye kadar gümrük vergisi uygulama yetkisi veren 1930 tarihli bir ticaret yasasına dayanıyor. Ancak bu yasa daha önce hiç gümrük vergisi uygulamak için kullanılmadığı için yeni adımın hukuki itirazlarla karşılaşması bekleniyor. ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, söz konusu tarifelerin Kanada’nın daha önceki ABD vergilerine misilleme yapma kararına bir yanıt olduğunu söyledi. Greer, bu misilleme adımını daha önce yalnızca Çin’in attığını belirterek, “Bir tarifemiz var ve bu yine Kanada’nın misillemesinin doğal bir sonucu” ifadelerini kullandı.
DİĞER ÜLKELER İÇİN DE RİSK KAPIDA
Bu gerekçelendirme, Kanada’nın çok ötesinde bir etki alanına sahip olabilir. Yönetim, Amerikan mallarına yönelik ayrımcılığın ne olduğunu geniş bir şekilde tanımlayabilirse, politikalarına karşı çıktığı ülkelere yüksek gümrük vergileri uygulamak için yeni bir hukuki yol bulmuş olacak. Capital Economics başekonomisti Stephen Brown, yönetimin 1930 yasasını gelecekte diğer ülkelere de gümrük vergisi uygulamak için test ediyor olabileceğini yazdı. Cato Enstitüsü’ndeki ticaret uzmanları daha önce bu yasanın “korumacı bir yönetim tarafından kötüye kullanılmaya açık” olduğu uyarısında bulunmuştu. Foley & Lardner’dan ticaret avukatı Greg Husisian, diğer ülkelerin bu tehditleri ciddiye alması gerektiğini belirterek, “Bu, Başkan Trump’ın başkanlığının geri kalanında dış politika hedeflerine ulaşmak için tarife tehdidini kullanmaya devam edeceğinin bir teyididir” dedi.
TÜKETİCİ FİYATLARINA YANSIYACAK
Trump’ın son tehdidi, ABD-Meksika-Kanada Anlaşması’na uygun malların büyük ölçüde yeni vergilerden muaf tutulması nedeniyle yakın dönem uygulamalarından ayrışıyor. Diğer ülkeler için bu, mevcut ticaret anlaşmalarının aynı kolaylıkla bir kenara atılabileceği anlamına gelebilir. Nihai olarak, bu tarifelerin 19 Ağustos’ta planlandığı gibi yürürlüğe girmesi halinde, artan enerji maliyetleri ve diğer temel ihtiyaçlar nedeniyle zaten ekonomik baskı altında olan Amerikalı tüketiciler, yine daha yüksek fiyatlarla karşı karşıya kalabilir.