Yeni bir analiz, Roma İmparatorluğu’nun yol ağının, tüm yolların Roma’ya çıktığı efsanesini çürüttüğünü gösterdi. Bu çalışma, İstanbul olarak bilinen Konstantinopolis’in, ağın merkezinde yer aldığını ortaya koydu. Danimarka’nın Aarhus Üniversitesi’nde Kültür ve Toplum Okulu’nda doçent olan Tom Brughmans, “Roma İmparatorluğu’ndaki kara taşımacılığına baktığımızda, imparatorluğun içinden geçen en merkezi yolun Roma’dan geçmediğini görüyoruz,” dedi.
YOL AĞI ANALİZİ
Brughmans ve ekibi, Nature Communications dergisinde yayımlanan analizlerinde, Roma İmparatorluğu’nun en geniş sınırlarına ulaştığı M.S. 117 yılında, imparatorluğun Britanya’dan Sahra’nın kenarına kadar uzandığını belirtti. Roma, politik ve ekonomik olarak imparatorluğun kalbinde yer alıyordu ancak coğrafya, onu Akdeniz taşımacılığında daha merkezi hale getiriyordu. Brughmans, “İtalya yarımadası, Akdeniz’e uzanan bir kara ek appendiksidir,” diyerek, en merkezi yolun Kuzey Afrika kıyısından başlayıp, modern Türkiye üzerinden Antakya ve Ankara gibi şehirlerden geçerek, Roma’nın kuzeyinden Milano’ya kadar devam ettiğini vurguladı.
KONSTANTİNOPLE'İN ROLÜ
M.S. 324’te Roma İmparatoru I. Konstantinos, stratejik ve ekonomik nedenlerle imparatorluğun başkentini Roma’dan Konstantinopolis’e taşıdı. Bu durum, şehrin yol ağında önemli bir yer edinmesini sağladı. Brughmans ve ekibinin analizi, geçen yıl yayımlanan ve çevrimiçi erişime açık olan Itiner-e adlı dijital atlası temel alıyor. Bu atlas, tarihi kaynaklar, kazı raporları, uydu görüntüleri ve önceki veri setleri kullanılarak derlendi.
ROMA YOLLARININ DOĞASI
Analizde, yolların yüksekliği, yönü ve eğimi gibi parametreler de dikkate alındı. Araştırmacılar, Roma yollarının genellikle sanıldığı kadar düz olmadığını da gösterdi. Bazı modern yolların antik Roma yollarıyla aynı güzergahı izlediğini, ancak çoğunun Roma’ya ait olmadığını belirttiler. Brughmans, “Eğer topoğrafya düz yollar inşa etmeye izin veriyorsa, o zaman düz yollar yaparlardı. Ancak topoğrafya zorlaştırıyorsa, yollar da kıvrımlı olurdu,” diye ekledi.
MITİN KAYNAĞI
“Her yollar Roma’ya çıkar,” deyimi, Orta Çağ’a aittir ve ilk kez 1175 yılında Fransız şair Alain de Lille tarafından yazılmıştır. Bu özdeyişin, Roma’nın merkezi konumunu simgelediği düşünülse de, Brughmans, bu efsanenin yanlış olduğunu belirtti. Roma’nın büyük bir deniz yolu kesişim noktasında bulunduğunu ve hükümetin merkezi olduğunu ifade etti.
SONUÇLARIN ÖNEMİ
Araştırmanın sonuçları, Roma yol sisteminin daha derin bir anlayışını sağlıyor ve gelecekteki modelleri geliştirmek için kullanılabilir veriler sunuyor. Bristol Üniversitesi’nden antropoloji ve arkeoloji bölümünde kıdemli araştırma görevlisi olan Francesca Fulminante, analizlerin daha önce sadece genel terimlerle tanımlanan bir durumu matematiksel olarak kanıtladığını belirtti. Brughmans, Roma’nın birçok yol inşa ettiğini ancak fethettikleri bölgelerden bazı yolları da devraldıklarını vurguladı.
Bu analiz, Roma yollarının doğası hakkında bazı efsaneleri çürütme fırsatı sunuyor. Brughmans, antik altyapının günümüzde hala belirleyici olduğunu ve bu çalışmanın antik dünyanın daha doğru bir şekilde yeniden inşa edilmesine katkı sağladığını ifade etti.