Tupac Shakur’un ölümü, ünlü rapçi ve aktörün vurulmasının üzerinden neredeyse otuz yıl geçtikten sonra hala gündemde. Şu anda, bu cinayetle ilgili olarak bir kişi yargılanıyor. Shakur, yaşamı boyunca kendi ölümü üzerine sıkça düşünmüş ve bu konuda açıkça konuşmuştu. Ölümünden bir yıl önce, 25 yaşında verdiği bir röportajda “Ölümden korkmuyorum. Tek korkum, yeniden doğmak,” demişti.
DAVIS'İN YARGILANMASI
63 yaşındaki Duane “Keffe D” Davis, bu cinayetin planlayıcısı olmakla suçlanıyor. Savcılar, onun tetiği çektiğini iddia etmiyor; ancak, Shakur’un BMW’sinin yanına yaklaşan beyaz bir Cadillac’tan saldırıyı organize ettiğini öne sürüyorlar. Bu saldırının, yeğeni Orlando Anderson’a yapılan bir saldırının intikamı olduğu belirtiliyor. Davanın temelinde, Davis’in kendi sözleri yer alıyor. Davis, suçlamalarla ilgili olarak geçmişteki röportajlarında, VladTV podcast’inde ve yazdığı bir anı kitabında bu olaydaki rolünü açıkça ifade etti.
MEYVE VEREN ANILAR
Davis’in 2019 tarihli anı kitabı, cinayet davasında önemli bir delil haline geldi. Savcılar, onun bu kitaptaki açıklamalarına ve diğer kamuya açık beyanatlarına büyük ölçüde dayanıyor. Davis, suçlamaları reddetti ve o gece Las Vegas’ta bulunmadığını iddia etti. Avukatı, jüriye müvekkilinin beyanlarına inanmamalarını söyledi ve “Keffe D bunu yapmaya alışkındı,” diyerek “saçmalık” kelimesini büyük bir ekranla gösterdi.
ŞAKUR'UN MÜZİK KARIŞIMI
Tupac, yaşamı boyunca müziğiyle hayat ve ölüm üzerine düşüncelerini ifade etti. “Smile” adlı parçasında kendi cenazesinin bir partiye dönüşmesini istediğini, “Thugz Mansion”da ise annesine ağlamaması gerektiğini, çünkü cennette iyi olduğunu hayal ettiğini rapledi. Ölümünden sonra müzik bırakmış olması, onun çalışkanlığını gösteriyor. Üvey kardeşi Mopreme Shakur, Tupac’ın müziklerinde sürekli bir “ölüm chant”i olduğunu ve bunun genç Siyah erkekler için sıradan bir gerçeklik olduğunu belirtti.
ŞAKUR'UN HAYATI VE CEZA HUKUKU
Shakur, 1994 yılında yaşadığı bir soygun sırasında vurulmuştu ve bu olay, Doğu-Batı rap çatışmasının alevlenmesine yol açtı. Daha sonra, bir cinsel saldırı davasında mahkum oldu ve hapis cezası aldı. Cezaevindeyken, Death Row Records ile anlaştı ve bu durum, Doğu-Batı çatışmasını daha da derinleştirdi. Shakur, cezaevinde geçirdiği süreyi, dünyadan uzak bir “komada” gibi tanımladı.
DEVAM EDEN DAVANIN SONUCU
Yaklaşık 30 yıl sonra, dava hala çözülmüş değil. Bir mahkumiyet, cinayeti kimin organize ettiğini ortaya çıkarabilir, ancak kimin ateş ettiği sorusunu yanıtsız bırakabilir. Shakur’un ailesi, süreci izlemekten oldukça yoruldu. Üvey kardeşi, davanın kendileri için zorlu geçtiğini ve temkinli bir iyimserlikle davaya yaklaştıklarını ifade etti. Ailenin mahkemeyi terk etmesi, Shakur’un cenaze görüntülerinin gösterilmesi sırasında yaşandı.
ŞAKUR'UN MİRASI
Davanın sonucu ne olursa olsun, Tupac Shakur’un müziği ve düşünceleri, yaşamı boyunca ölüm hakkında yaptığı yorumlarla hala ilgi çekiyor. Her dizesinde son derece acil bir hisle, her anın son olabilir olduğu düşüncesini barındırıyordu. Üzerinden üç on yıl geçmesine rağmen, dinleyicileri, onun ruhuna dair düşünceleriyle kalmaya devam ediyor. “Karma, yaptığımız her şeyin geri döneceği gerçeğidir,” demişti.