Türk İnsansız Hava Araçları’nın (İHA) Ege üzerindeki devriye faaliyetleri, Yunanistan’da geniş yankı buluyor. Yunan medya organı To Vima, Türk İHA’larının bölgedeki operasyonel yeteneklerini ve bunların Yunan ekonomisi ile savunması üzerindeki etkilerini ele alan bir haber yayımladı. Bu durum, Yunan halkında endişe yaratıyor.
HUKUKİ DURUM VE HAVA SAHASI İDDİALARI
1923 Lozan Barış Antlaşması’na göre, Ege Denizi’nde hem Türkiye hem de Yunanistan’ın karasuları 6 deniz mili olarak belirlenmiştir. Bu sınırın ötesindeki alanlar uluslararası sular statüsündedir. Türkiye, devriye uçuşlarını uluslararası hukuk çerçevesinde gerçekleştirirken, Yunanistan, 12 millik karasuyu iddiası ile bu uçuşları “hava sahası ihlali” olarak sunmakta. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 8 Haziran 1995’te aldığı ‘Casus Belli’ kararı geçerliliğini korurken, Yunanistan resmi adımlardan kaçınmasına rağmen medya üzerinden propaganda yapmaya devam ediyor.
GECE OPERASYONLARININ ENDİŞESİ
Yunan medyasında son zamanlarda en çok gündeme gelen konu, Türk İHA’larının gece operasyonları. To Vima’nın analizine göre, gelişmiş sensörler ve gece görüş sistemleriyle donatılmış Bayraktar TB2’ler, Ege üzerinde karanlıkta bile kesintisiz keşif ve gözetleme yapabiliyor.
EKONOMİK BOYUT VE MALİYET FARKLARI
Haberde dikkat çeken bir diğer nokta ise sürecin ekonomik boyutu. Yunan Hava Kuvvetleri, Türk İHA’larını önlemek için her seferinde insanlı F-16 savaş uçaklarını havalandırmak zorunda kalıyor. Resmi rakamlara göre bir F-16’nın saatlik uçuş maliyeti 25,000 ile 27,000 dolar arasında. Buna karşın, bir keşif İHA’sının saatlik bakım masrafı yaklaşık 2,500 dolar. Baykar, TB2’lerin saatlik uçuş masraflarını açıklamamış olsa da, yabancı forumlarda Türk İHA’larının maliyetinin 300 ile 500 dolar arasında olduğu iddia ediliyor. Bu durumda, bir F-16 ile İHA arasındaki saatlik maliyet farkı 10 kata kadar çıkabiliyor. To Vima, Yunanistan’ın her İHA devriyesi için çok daha pahalı bir operasyon yürütmek zorunda kaldığını vurguladı. Ayrıca, Yunanistan’ın anti-dron ve elektronik harp savunma sistemlerindeki yetersizlik, F-16’lara bağımlı olan bu modelin sürdürülebilir olmadığını ortaya koyuyor.