Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, ILO’nun Cenevre’de devam eden 114. konferansında genel kurula seslendi. Konuşmasında savaşlar ve krizler karşısında uluslararası hukukun etkisiz kaldığını vurguladı. Atalay, hukukun güçlüler için bir araç haline geldiğini söyledi.
SAVAŞ VE KRİZLER DERİNLEŞİYOR
Atalay, dünyanın insanlık adına zorlu bir dönemden geçtiğini belirtti. Savaşlar, çatışmalar ve yoksulluğun derinleştiğini ifade etti. Teknoloji konuşulurken çocukların bombalar altında yaşadığını kaydetti. Uluslararası kuruluşların büyük felaketlerde etkisiz kaldığını söyledi. Hukukun artık güçlülerin çıkarlarına hizmet ettiğini vurguladı. Adaletin evrensel bir güvence olması gerektiğini dile getirdi.
DİJİTAL DÖNÜŞÜM GÜVENCESİZLİĞİ ARTIRIYOR
Adaletin kişilere ve ülkelere göre uygulanmasının güveni tükettiğini anlattı. Orta Doğu’daki savaşları bu duruma örnek gösterdi. Silah tüccarlarının kazanç sağladığını, kadın ve çocukların öldüğünü söyledi. Gazze’deki yaşamların insanlık vicdanını yaraladığını belirtti. Dünyanın sessiz kalmasının üzücü olduğunu ifade etti. Büyük krizlerin beklendiğini kaydetti. Dijital dönüşümün güvencesizlik sorunlarını beraberinde getirdiğini vurguladı. Geçici ve güvencesiz çalışma modellerinin sona ermesi gerektiğini söyledi.
EMEKÇİLER İÇİN ADİL PAY ÇAĞRISI
Gelir dağılımındaki adaletsizliğin derinleştiğini ifade etti. Emeğin milli gelirden aldığı payın gerilediğini belirtti. Savaşlar ve krizler nedeniyle enflasyonun yükseldiğini söyledi. Türkiye’de emekçilerin geçim zorluğu çektiğini kaydetti. Enflasyonun alım gücünü düşürdüğünü vurguladı. Kayıpların telafi edilmesi gerektiğini ifade etti. Kayıt dışı çalışmanın milyonlarca işçiyi mağdur ettiğini söyledi. Staj ve çıraklık mağdurlarının sorunlarının çözülmediğini belirtti. Taşeron sistemin iş güvencesini zayıflattığını kaydetti. Uzun çalışma saatleri ve iş kazalarının ağır sorunlar olduğunu ifade etti. Sendikal örgütlenme baskısının sürdüğünü vurguladı.
ULUSLARARASI HUKUK VE DAYANIŞMA VURGUSU
Sendikal hakların etkin korunması gerektiğini söyledi. Grev hakkının kamu çalışanları için sağlanmasını istedi. 4688 sayılı Kanun’un ILO sözleşmeleriyle uyumlu olması gerektiğini belirtti. Toplu sözleşme önündeki engellerin kaldırılmasını talep etti. Emeğin korunmadığı yerde toplumsal barış olmayacağını kaydetti. Uluslararası hukuk ve dayanışmanın önemli olduğunu vurguladı. Barış ve adalet için ses yükseltilmesi gerektiğini ifade etti. İran’da ölen kız çocuklarının vicdanda yara olduğunu söyledi. Ukrayna ve Filistin’deki dram karşısında harekete geçilmesini istedi. Atalay, soruyu yöneltti: “Bugün harekete geçmezsek ne zaman geçeceğiz?”