NÜFUS DENGESİNDE CİDDİ RİSKLER
Türkiye, nüfus açısından önemli bir eşikten geçiyor. Doğum oranlarında tarihi bir düşüş gözlemleniyor. Avrupa’nın en genç ve dinamik nüfusuna sahip olduğu iddia edilirken, bu durum tehlike sinyalleri vermeye başladı. Doğurganlık oranının 1.48’e düşmesi, ülke nüfusunun yaşlanmasına zemin hazırlıyor. Bu bağlamda, devlet politikaları aracılığıyla doğumların artırılması amaçlanıyor.
AİLE POLİTİKALARINDA YENİ DÖNEM
Bu amaçla harekete geçen AK Parti, ardı ardına projeler hazırlıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da gerçekleştirilen Uluslararası Aile Forumu’na katılmış ve 2026-2035 döneminin “Aile ve Nüfus 10 Yılı” olarak ilan edildiğini duyurmuştu. Çalışmalar devam ederken, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Sabah gazetesi yazarı Okan Müderrisoğlu’na konu hakkında açıklamalarda bulundu.
Göktaş, 1.48 seviyesine inen doğurganlık oranının tarihin en düşük seviyesi olduğunu belirtti. Nüfusun kendini yenileyebilmesi için gerekli 2.1 oranının altına düşen il sayısının 2014’te 52 iken günümüzde 71’e yükseldiğini ifade etti.
Göktaş, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından paylaşılan nüfus projeksiyonlarını da aktardı. TÜİK’in düşük ihtimalli senaryosuna göre Türkiye’nin nüfusunun 2100 yılında 54 milyona gerilemesi bekleniyor. BM’nin düşük ihtimalli senaryosunda ise bu sayının 38 milyona, çok düşük ihtimalli senaryoda ise 25 milyona kadar düşmesi öngörülüyor.