Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlediği basın bilgilendirme toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.
SDG’NİN TEHDİTİ VE ULUSAL GÜVENLİK
Haftalık basın bilgilendirme toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, Suriye’deki güncel duruma dair bilgi verdi. “SDG terör örgütünün silahsızlanma ve Suriye devletine entegrasyon taahhütlerini yerine getirmemesi, Suriye’nin birlik ve bütünlüğü ile ulusal güvenliğimize tehdit oluşturuyor” şeklinde bilgi aktardı. Türkiye, bu konudaki hassasiyetlerin net olduğunu belirtiyor ve SDG terör örgütünün süreci sabote eden tutumlarına geçit vermeyeceklerini vurguluyor. Aynı zamanda, “Suriye’nin yeni yönetimiyle iş birliği içinde terörle mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğiz” ifadesinde bulundu.
DESTEK SÜRECEK
SDG terör örgütünün Suriye ordusuna entegrasyon sürecine riayet etmesi ve Suriye’nin siyasi birliği ile toprak bütünlüğüne zarar verecek her türlü hareketten uzak durması gerektiği ifade edildi. Türkiye, bu sürecin takipçisidir ve gerektiğinde hem kendi güvenliği hem de Suriye’nin istikrarına katkı sağlamak için Suriye’ye her türlü desteği verecektir.
YUNANİSTAN’LA TAHKİKAYA İHTİYAÇ VAR
Bakanlık kaynakları, ayrıca Türkiye’ye ait iki adet F-16 savaş uçağının, Rodos ile Meis arasında uçuş planı sunmaksızın hareket ederek Atina FIR hattını ihlal ettiği iddialarına yanıt verdi. “Ege ve Doğu Akdeniz’in uluslararası hava sahasında Deniz Kuvvetleri Komutanlığına ait uçaklar, yıllardır düzensiz göçle mücadele ve tanımlanmış deniz resminin oluşturulması çerçevesinde karakol uçuşları yapıyor. Bu uçuşlar hem milli hem de NATO kapsamında gerçekleşiyor” dediler.
Yine, Yunanistan tarafından Girit/Kastellion meydanından silahlı iki adet F-16 ile Türk uçağına reaksiyon gösterilerek önleme yapıldığı kaydedildi. Ayrıca, Silahsız Deniz Karakol Uçağının uçuş emniyetinin ihlal edildiği ve uçağın tehlikeye sokularak taciz edildiği belirtildi. Bu duruma karşılık, Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait Ani Reaksiyon uçakları, ihtiyatlı duruşu koruyarak istenmeyen olayların yaşanmaması için gerekli ayrım sağladı.
Bu olayın, Yunanistan’ın son dönemde gerçekleştirdiği gergin artırıcı adımların yeni bir örneği olduğu ifade edilerek, 2023 tarihli Atina Bildirgesinin hem lafzı hem de ruhuna aykırı olduğu değerlendirildi. Türkiye olarak uzlaşmadan yana ve yapıcı yaklaşım ile olumlu atmosferi korumaya devam edeceklerini belirtti.