Türkiye ile Suriye Arasında Dış İlişkilerde Önemli Adım
Türkiye ve Suriye arasında uzun bir aradan sonra dikkat çekici bir ilişki gelişimi daha ortaya çıktı. Esad rejiminin çöküşünden sonra normalleşme sürecine giren Suriye’ye birçok alanda destek sunan Türkiye, işbirliklerini eğitim alanında genişletmek için yeni bir adım atıyor. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, beraberindeki heyetle birlikte başkent Şam’da Yükseköğretim ve Bilimsel Araştırma Bakanı Halabi ile yükseköğretim alanında çeşitli anlaşmalar imzalamak üzere bir araya geldi.
Önemli Bir Protokol İmzalandı
Görüşmeye, Türkiye’nin Şam Büyükelçiliği Geçici Maslahatgüzarı Burhan Köroğlu, Türkiye’den bazı üniversitelerin rektörleri, YÖK başkan vekilleri, başkan danışmanı ve bilgi işlem ile dijitalleşme dairesi başkanları katıldı. İmzalanan protokol sonrası AA muhabirine konuşan Özvar, Suriye Yükseköğretim ve Bilimsel Araştırma Bakanlığı ile gerçekleştirilen görüşmeler sonucu önemli bir protokol imzalandığını ifade etti.
Türkiye-Suriye Üniversitesi Kurulacak
Özvar, imzalanan protokole dair, “Şam’da Türkiye-Suriye Üniversitesi kurulacak” dedi. Üniversitenin bu protokol kapsamında dikkat çeken bir madde olduğunu vurgulayan Özvar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iradesi doğrultusunda başlatılan girişimin iki ülkenin ortak vizyonu olduğunu belirtti. Özvar, “Suriyeli muhataplarımız da bu projeye tam destek veriyor. Üniversitenin kuruluş çalışmalarının çok yakında başlayacağını” ifade etti.
Diploma Tanıma Süreci Resmen Başladı
YÖK başkanı Özvar, iki ülke arasında yükseköğretim alanında kapsamlı işbirliği sürecinin resmen başladığını belirtti. “Diploma tanıma konusunda anlaşma sağlandı, Türkiye’deki üniversitelerden mezun olan Suriyeli öğrencilerin diplomaları Suriye tarafından tanınacak” diye konuştu. Özvar, Suriye’deki üniversitelerin dijital dönüşüm sürecine Türkiye’nin sağlayacağı katkıları da dile getirdi. Türk üniversiteleri, Suriyeli yükseköğretim kurumlarının bilişim altyapısını güçlendirmek için destek verecek. Özvar, “Yükseköğretim bilgi sistemimiz, Suriye’deki üniversiteler tarafından da kullanılacak. Bu sayede Suriyeli üniversiteler dijital altyapıdan faydalanabilecek” şeklinde konuştu.
Kalite Güvencesi ve Akreditasyon İş Birliği
Protokolde dikkat çeken bir diğer maddenin akademik değişim programları olduğunu belirten Özvar, “Öğrenci ve öğretim üyeleri arasında karşılıklı mübadele programlarının uygulanması konusunda iki taraf mutabık kaldı” ifadesini kullandı. Tıp, mühendislik, ziraat, kuraklık ve gıda güvenliği gibi pek çok alanda ortak bilimsel projelerin hayata geçirilmesi kararlaştırıldı. Ayrıca, üniversiteler arasında işbirliklerini geliştirmek amacıyla yakında ortak toplantılar düzenleneceği ve iki ülke üniversiteleri arasında akreditasyon ile kalite güvencesi alanında ortak çalışmalar yapılacağı belirtildi.
Yeni Bir Dönemin Başlangıcı
Suriye Yükseköğretim ve Bilimsel Araştırma Bakanı Halabi de YÖK ile imzalanan işbirliği protokolünün, Suriye’nin yükseköğretim sistemi açısından “yeniden doğuş ve tarihi bir adım” olduğunu ifade etti. Halabi, protokolün Suriye yükseköğretim sisteminde önemli bir gelişim ve kalkınma sürecinin zeminini hazırlayacağını vurguladı. “Özellikle Suriye’ye uygulanan haksız yaptırımların kaldırılmasının ardından bu anlaşmanın büyük bir önemi var” dedi.
Öğrenci Emaneti
“Bugün yaklaşık 16 bin Suriyeli öğrenci Türkiye üniversitelerinde eğitim görüyor. Bu öğrenciler bizim omuzlarımızdaki bir emanettir” diyen Halabi, Türkiye ile üniversiteler arası işbirliğini içeren bir yol haritasının çizildiğini belirtti. Ayrıca, Şam’da kurulması düşünülen ortak bir üniversitenin de ele alındığını açıkladı. Bu üniversitenin hem Suriye’ye hem de bölgeye yönelik seçkin bir yükseköğretim kurumu olacağı kaydedildi.
İnsani Duruşun Önemi
Eğitim kalitesinin artırılması ve akademik sıralamaların yükseltilmesi gibi alanlarda Türkiye ile ortak çalışmaların yapılacağına dikkat çeken Halabi, bilimsel atölyeler, ortak konferanslar, öğretim üyesi ve öğrenci değişim programlarının anlaşmanın önemli bileşenlerinden biri olduğunu belirtti. Konuşmasını, “Türkiye, yerinden edilenleri okullarını ve üniversitelerini açarak büyük bir insani duruş sergilemiştir. Diplomasi sürecindeki yapıcı rolü de takdire şayandır. Bu anlaşma, yükseköğretimde yeni bir başlangıç ve yeniden doğuş anlamı taşımaktadır” diyerek tamamladı.