OECD verileri, Orta Doğu’daki çatışmalar, jeopolitik gerilimler, değişen seyahat alışkanlıkları ve aşırı hava olaylarının küresel turizmi şekillendirdiğini gösteriyor. Özellikle Orta Doğu’daki çatışmalar seyahat akışını sekteye uğrattı. Maliyetleri artırdı ve yolcu güvenini olumsuz etkiledi. Hava yoluyla ulaşılabilen destinasyonlar daha fazla etkilendi. Güvenlik, fiyat ve iptal endişeleri seyahat tercihlerini değiştirdi. Turistler tanıdık ve uygun maliyetli yerlere yöneliyor. Daha kısa tatiller ve düşük maliyetli seçenekler öne çıkıyor. Hava yolu şirketleri planlarını bu doğrultuda gözden geçiriyor.
TÜRKİYE ULUSLARARASI TURİST SAYISINI YÜZDE 21 ARTIRDI
Türkiye 2019-2025 döneminde turist sayısını yüzde 21 artırdı. Japonya bu alanda yüzde 34 ile ilk sırada yer aldı. Norveç yüzde 28, Danimarka ise yüzde 22 ile takip etti. Türkiye dördüncü sıraya yerleşerek öne çıktı. OECD ülkelerinin üçte biri 2026 sonunda yeni rekor bekliyor. Ancak jeopolitik ve ekonomik belirsizlikler sektörü etkilemeye devam ediyor. İklim kaynaklı riskler de görünümü şekillendiriyor.
SEYAHAT ACENTELERİ KRİZ YÖNETİMİNDE KRİTİK ROL OYNUYOR
Firuz Bağlıkaya turizmin krizlerden en hızlı etkilenen sektör olduğunu belirtti. Jeopolitik gerilimler, salgınlar ve doğal afetler seyahatleri hızla değiştirebiliyor. Krizlere hazırlıklı olmak turizm başarısının temel ölçütü haline geldi. Türkiye güçlü bir turizm ekosistemine sahip. Seyahat acenteleri kriz yönetiminde kritik rol oynuyor. Sektör paydaşlarının deneyimi bu başarının arkasındaki en önemli unsur. Acenteler pazar çeşitlendirmesi ve yeni ürünler geliştiriyor. TÜRSAB bu birikimin politikalara yansımasını istiyor.
NİTELİK ODAKLI BÜYÜMEYLE 100 MİLYAR DOLAR HEDEFİ
Bağlıkaya turizmde yeni bir aşamaya geçilmesi gerektiğini söyledi. Kitle turizmi başarısı korunurken nitelik artırılmalı. Turizm 12 aya ve ülke geneline yayılmalı. Alternatif turizm ürünleri geliştirilmeli. Kruvaziyer turizmi yüksek katma değer sağlıyor. İstanbul Havalimanı bu alanda rekabet avantajı sunuyor. Kişi başına harcama ve konaklama süresi önemli göstergeler. Nitelikli insan kaynağı sektörde tutulmalı. SGK prim desteği gibi uygulamalar acenteleri kapsamalı. Kamu ve özel sektör ortak akılla hareket etmeli.