Türkiye, 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’nda, küresel elektrifikasyon oranının 2035’e kadar yüzde 35’e çıkarılması için uluslararası bir taahhüt sunacak. Bu önemli gündem maddesi, Türkiye’nin COP31 Başkanlığı kapsamında açıklanacak. Enerji düşünce kuruluşu Ember, Türkiye’nin mevcut elektrifikasyon seviyesini ve yüzde 35 hedefine ulaşmak için atılabilecek adımları içeren bir analiz yayımladı.
ELEKTRİFİKASYONDA MEVCUT DURUM
Analize göre, Türkiye’de elektriğin nihai enerji tüketimindeki payı yüzde 22 seviyesinde. Bu oran, küresel ortalamanın ve Avrupa Birliği ortalamasının yakınında. Türkiye’nin elektrifikasyon oranı, Orta Doğu ve Afrika’nın ortalamalarından yüksek olsa da Asya’nın yüzde 28 ortalamasının gerisinde kalıyor. Sektörel dağılımda, binalardaki elektriğin payı yüzde 32, sanayide ise yüzde 30 civarında. Ulaşımda ise bu oran henüz yüzde 1’in altında.
HEDEFİ ULAŞMAK İÇİN GEREKEN HIZ
Türkiye, son 10 yılda güneş ve rüzgarın elektrik üretimindeki payını önemli ölçüde artırdı. Ancak bu artışın tüketim tarafına yansıması için elektrifikasyonun hız kazanması gerekiyor. Elektrifikasyon son 11 yılda sadece 1,3 puan yükseldi. 2035’te yüzde 35 hedefine ulaşmak için bu oranının 10 kat daha hızlı artması gerekiyor. Mevcut eğilim devam ederse, Türkiye’nin elektrifikasyon oranı 2035’te sadece yüzde 24’e yükselebilir.
TEKNOLOJİLERİN ROLÜ VE FIRSATLAR
Rüzgar ve güneş enerjisi kurulu gücünün artırılması, elektrifikasyon hedefinin ulaşılabilirliğini artırıyor. Elektrikli araçlar ve ısı pompaları gibi teknolojilerin verimlilik avantajları, ulusal elektrifikasyon oranını olumlu yönde etkileyebilir. Her 1 puanlık artış, 5,7 milyon yeni elektrikli araca ya da 2,5 milyon hanenin fosil yakıtlardan ısı pompasına geçmesine denk geliyor.
BİNALARDAKİ ELEKTRİFİKASYONUN ETKİSİ
Konutlarda ısı pompasına geçiş, ulusal elektrifikasyon oranına önemli katkı sağlayacak. Bu dönüşüm, sektörel yol haritalarının oluşturulmasıyla daha da güçlendirilebilir. Ember Kıdemli Enerji Analisti Bahadır Sercan Gümüş, Türkiye’nin yenilenebilir enerji üretiminde önemli mesafeler katettiğini vurguladı. Gümüş, 2035’e kadar yüzde 35 hedefinin ulaşılabilir olduğunu ifade etti. Ancak bu hedefe ulaşmak için elektriğin binalarda, ulaşıma ve sanayiye yayılması gerekiyor.