Dartmouth College’da ikinci sınıf öğrencisi olan Mary Frances Ruskell, üniversite öğrencilerinin anne babaları için kurulan Facebook gruplarını kaleme aldı. Abisi dört yıl önce üniversite tercihi yaparken annesinin bir arkadaşı, ailede kimsenin varlığından haberdar olmadığı bir sayfanın bağlantısını paylaşmıştı: Öğrencileri kabul edilenlerin oluşturduğu Facebook sayfası. Bu sayfa öğrenciler için değil, onların ebeveynleri içindi. Sayfa, stresli ebeveynlerin dertleştiği, sitem ettiği ve oldukça spesifik, müdahaleci sorular sorduğu gönderilerle doluydu: Belli bir yurt odasının özellikleri neydi? Çocuğumun notlarına nasıl erişebilirim? Tıbbi kayıtlarına ulaşmak için çocuğuma bir şey imzalatmam gerekiyor mu?
EBEVEYNLER İÇİN KURULAN YÜZLERCE GRUP MEVCUT
Facebook’ta yalnızca üniversite öğrencilerinin anne babalarına özel kurulmuş yüzlerce grup bulunuyor. Bu grupların çoğu gizli ve binlerce üyeye sahip. Gruba katılmak için gönüllü yöneticiler genellikle öğrencinin kabul edildiğine dair kabul mektubunun ekran görüntüsü veya taraması gibi kanıtlar istiyor ve bu belgeleri inceliyor. Sayfalar üniversiteler tarafından değil, bizzat ebeveynler tarafından yönetiliyor ve öğrenciler mezun oldukça ebeveyn yöneticiden ebeveyn yöneticiye devrediliyor.
Pek çok gönderi hangi cihazlara izin verildiği ve yatak koruyucu ihtiyacı gibi daha pratik konulara odaklansa da bazı ebeveynler çocuklarının arkadaş eksikliği, ruh sağlığı sorunları ve diğer mücadeleleri hakkında binlerce yabancıyla detaylı paylaşımlar yapıyor. Ayrıca çocuklarının evden ayrılması nedeniyle derin keder ve üzüntü yaşayan, bu yeni yaşam evresinin üstesinden gelemeyeceklerinden korkan ebeveynlerin gönderileri de bulunuyor.
UZMANLAR: SOSYAL MEDYA ABARTIYOR
Toronto merkezli psikoloji ve eğitim davranış bilimci Dr. Robyne Hanley-Dafoe, ebeveynlerin çocuklarını yurtlara bırakırken ağlama videolarını paylaştıklarını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Ebeveynler çocuklarını bırakırken ağladıkları videoları gösteriyorlar. Son derece çarpık bir uç perspektif sergiliyorlar. Gördüğümüzün büyük çoğunluğu şu: Evet, büyük duygular var ve evet, geçişler var ama bu, sosyal medyada sunulduğu kadar aşırı değil.”
Liseden üniversiteye geçişin hem öğrenciler hem de anne babalar için yorucu ve korkutucu bir dönem olduğu doğru. Ancak bu Facebook grupları, bazı sorulara yanıt verse de evladını üniversiteye gönderme deneyimini gereğinden fazla dramatize ediyor. Annemin birkaç arkadaşı, grupların zaman zaman yararlı bilgiler sağladığını ancak büyük değişim konusunda gereksiz stres yarattığını söyledi.
EBEVEYNLERİN MÜDAHALESİ ÖZGÜVENİ SARSIYOR
Sınıf düzeninin ve ders dışı etkinliklerin olmadığı bir ortamda evden uzakta yaşayan genç yetişkinlerin hatalar yapması kaçınılmaz. Yeni profesörler, dersler, arkadaşlar ve sosyal beklentiler varken işlerin her zaman planlandığı gibi gitmemesi olağan. İşte tam bu noktada bazı ebeveynler bu mücadelelerle ilgili gönderiler paylaşarak sorunları kendileri çözmeye çalışıyor.
Hanley-Dafoe’ye göre ebeveynler kendi çözümlerini dayattıklarında çocuklarına sorunları kendi başlarına çözmeyi öğrenemeyecekleri mesajını veriyor. “Bu, kişinin özgüvenini ve bir şeyleri yapabileceğine dair inancını sarsıyor” diyen uzman, bu inancın öğrencinin üniversitede ve hayatının geri kalanında başarılı olması için hayati önem taşıdığını vurguluyor.
Annem, bir partide pahalı ceketini kaybeden bir çocuğun endişeli babasının yüzlerce diğer ebeveyne kendi çocuklarına dolaplarını kontrol ettirip yanlışlıkla alıp almadıklarını sormasını içeren bir gönderiyi okuduğunda gülmüştüm. Sonra biraz irkildim çünkü o oğul, babasının özel hayatını tüm internete yaydığından haberi bile olmayan gerçek bir insan. Abimin üniversiteye gitmeden önce söylediği gibi, biraz gizem iyi bir şey olabilir.
BEŞ BİN KİŞİYE TEŞHİR EDİLEN ÖZEL HAYAT
Endişeli anne babalarınız kaybettiğiniz eldivenleri ya da geçemediğiniz ara sınavı Facebook sayfasında beş bin kişiye duyurduğunda ne gizem ne de temel mahremiyet kalıyor. Üniversite öğrencilerinin, anne babalarının binlerce kişilik bir izleyici kitlesi önünde kendilerini utandırmasından endişe etmemesi gerekiyor. Bir öğrencinin kişisel mücadelelerini, o öğrencinin ebeveyninin paylaşımından öğrenmek de doğru değil.
Üniversiteye geçiş, özellikle ilk yıl, hem öğrenciler hem de ebeveynler için inanılmaz derecede zor olabiliyor. Yazar da bunu bizzat deneyimlediğini belirtiyor. Her şey yolunda gitmesine rağmen ilk yıl boyunca yoğun bir ev özlemi çektiğini, yüzlerce kilometre uzaktaki anne babasının yapabileceği şeylerin sınırlı olduğunu ancak telefonla aramak gibi küçük desteklerle kendi mücadelelerini kendisinin hafifletmenin yollarını bulduğunu anlatıyor.
AŞIRI İLGİLİ ANNE BABALARIN YANILGISI
New Hampshire merkezli psikoterapist Dr. Lynn Lyons, Facebook ebeveyn gruplarının takıntılı düzeyde ilgili ebeveynler için bir tatmin aracı olduğunu söylüyor. “Aşırı ilgili bir ebeveynseniz bu gruplar sizi tatmin eder. Değilseniz ve bu dünyaya adım atarsanız, yeterince şey yapmadığınıza, çocuğunuzu izlemeniz gerektiğine, kızınızın yurt odasını dekore etmeniz gerektiğine kolayca ikna olabilirsiniz” diyen Lyons, “The Anxiety Audit: 7 Sneaky Ways Anxiety Takes Hold and How To Escape Them” kitabının da yazarı.
Uzmanlara göre ebeveynlerin yakından ebeveynlikten uzaktan ebeveynliğe geçmesi gerekiyor ancak bazıları bu gerekli değişimi yapamıyor. Hanley-Dafoe, “Birçok genç yetişkin için karar alma ve eleştirel düşünme süreçlerine aşırı derecede dahil olan ebeveynler görmeye başladık. Bazen öğrencilerimize kendi başlarına bir şeyleri çözmelerine izin vermeyerek kötülük yapıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
KENDİ BAŞINA BAŞARMANIN ÖNEMİ
Yazar, geçen sonbahardaki yurt yerleşim gününde ebeveynlerin saat 15.00’te çocuklarından ayrıldığını, öğrencilerin futbol sahasındaki törene gittiğini ve anne babaların kampüsten ayrılmalarının istendiğini anlatıyor. Yarısı kurulmuş tek kişilik odasına dönen yazar, yerleşimi kendi başına tamamlamış. Hiçbir planı ve birlikte etkinliklere gideceği bir oda arkadaşı yokmuş. Bir gün sonra oryantasyon için sırt çantalı bir geziye çıkmış. “O an çok zor olsa da kendi başıma bir şeyleri çözmek zorunda kalmam beni memnun etti” diyor.
Lyons, birçok ebeveynin çocuklarının sıkıntısına katlanmakta zorlandığını ve bu nedenle çocuklarına kendi sıkıntılarına katlanma fırsatı vermediğini belirtiyor. “Zorlu şeylerin üstesinden kendi başına gelme yeteneği son derece önemli bir beceridir. Zorlu bir geçişin üstesinden gelebileceğinizi bilmenin yolu, bir öncekinin üstesinden gelmiş olmanızdır” diyor.
Bu, ebeveynlerin gelip yararlı tavsiyeler veremeyeceği anlamına gelmiyor. Yazarın annesi, aileler hafta sonu ve koro konserleri için birkaç kez ziyarete gelmiş. Belirli tarihlerin varlığı, ev özleminin en yoğun olduğu anlarda yazarı rahatlatmış. Yazar ayrıca sorun giderme ve tavsiye için anne babasını aramış. Onlar, ders seçimi için danışmanla randevu almanın, ofis saatlerine gitmenin ve ilk hafta içinde en iyi arkadaşları bulma konusunda endişelenmemenin iyi bir fikir olduğunu söyleyenler olmuş.
Pek çok sorunu yazar yine kendi başına çözmüş ve zaman zaman gerçekten zorlanmış. Ancak bu sürecin üstesinden gelmiş ve artık yine yapabileceğini biliyor. Diğer gençler de anne babalarının Facebook gruplarına müdahalesi olmadan bunu başarabilir.