Balkanlar üzerinden Türkiye’ye giriş yapan dev çekirgeler Marmara Bölgesi’nde etkisini sürdürürken İstanbul’un birçok ilçesinde görülmeleri vatandaşları tedirgin etti. Özellikle akşam saatlerinde binaların açık pencerelerinden giren çekirgeler paniğe yol açtı. Sosyal medyada çok sayıda paylaşım yapılırken uzmanlar sakin olunması gerektiğini vurguladı.
BÜYÜK BOYUTLARI ENDİŞE YARATSA DA TÜR ZARARSIZ
İstanbul Üniversitesi’nden Dr. Ergün Bacak, çekirgelerin beyaz yüzlü çalı çekirgesi olduğunu söyledi. Bu türün 5-6 santimetre uzunluğa ulaşabildiğini aktardı. İri yapısı ve güçlü bacakları dikkat çekse de istilacı olmadığını belirtti. Çöl çekirgeleri gibi tarıma zarar vermediğini ifade etti. Türün bitkilerle ve diğer böceklerle beslendiğini anlattı. Ekosistemde dengeleyici bir rol üstlendiğini vurguladı.
YAPAY IŞIKLAR ÇEKİRGELERİ EVLERE ÇEKİYOR
Bacak, çekirgenin gece aktif bir tür olduğunu belirtti. Normalde yıldızlar ve ay ışığını takip ederek hareket ettiğini söyledi. Evlerdeki yapay ışıkların onları kendine çektiğini ifade etti. Evlere girmelerinin besin arayışından kaynaklanmadığını vurguladı. Bu durumun ışığa yönelme davranışından kaynaklandığını anlattı.
ÇEKİRGE YOĞUNLUĞU BİRKAÇ HAFTA İÇİNDE AZALACAK
Bacak, görülen yoğunluğun geçici olduğunu belirtti. Sıcaklıkların artmasıyla erişkin bireylerin ortaya çıktığını söyledi. Yumurtaların ilkbahar sonu ve yaz başında çatladığını anlattı. Genç bireylerin kabuk değiştirerek erişkin hale geldiğini ifade etti. Bazı çekirge türlerinde popülasyon yoğunluğunun 5-6 yılda bir zirve yaptığını aktardı. Bu dönemin böyle bir döngüye denk geldiğini tahmin etti. Birkaç hafta içinde yoğunluğun azalacağını söyledi. Gelecek yıl aynı tablonun görülmeyebileceğini ifade etti.
ÇEKİRGELERE ÇIPLAK ELLE DOKUNULMAMALI
Bacak, vatandaşların panik yapmaması gerektiğini söyledi. Çekirgelerin çıplak elle tutulmaması gerektiğini ifade etti. Yanlış tutulduğunda kendini savunmak için ısırabileceğini belirtti. Bu durumun yetişkinler için ciddi sorun oluşturmadığını aktardı. Ancak çocukların elini acıtabileceği uyarısında bulundu. En doğru yöntemin kavanoz veya plastik kapla yakalayarak yeşil alana bırakmak olduğunu ifade etti.
ŞEHİRLEŞME YABAN HAYATI İLE KARŞILAŞMALARI ARTIRIYOR
Bacak, şehirleşmenin doğal yaşam alanlarını daralttığını belirtti. Bu durumun insan ve yaban hayatı karşılaşmalarını artırdığını ifade etti. Tarım ve doğal alanların yerleşimlerle iç içe geçtiği bölgelerde bu karşılaşmaların daha fazla olduğunu kaydetti. Benzer karşılaşmaların gelecekte daha sık yaşanabileceğine dikkat çekti. Bu tür canlıların doğal yaşamın bir parçası olduğunu vurguladı. Gereksiz yere öldürülmemeleri gerektiğini sözlerine ekledi.