Türkiye’ye Avrupa Birliği ve Serbest Ticaret Anlaşması kapsamındaki ülkeler dışında yer alan ülkelerden ithal edilen otomobillere yönelik yeni gümrük tarifesi, 22 Kasım itibarıyla yürürlüğe girdi. Bu düzenleme ile ek gümrük vergisine tabi tutulan otomobillerden biri de Türkiye’de en çok tercih edilen Volkswagen modellerinden olan Polo. Oto Ekonomi programına katılan Volkswagen Binek Araç Genel Müdürü Giovanni Gino Bottaro, Polo’nun Türkiye’deki durumu hakkında detaylı bilgi verdi.
POLO’NUN GELECEĞİ BELİRSİZLİK İÇERİYOR
Bottaro, Volkswagen’in Türkiye pazarındaki konumuyla ilgili, “Üreticiyle çok yakın temas halindeyiz. Türkiye, hem pazar büyüklüğü hem de performans açısından Avrupa’da 5. büyük Volkswagen pazarı konumunda. Polo’daki bu kayıp, üretici için de olumlu bir durum değil. Fakat üretici karar verirken, potansiyel sorunları kendilerine ilettik. Çözüm arayışındayız ancak artan ek yükümlülükler ve lojistik maliyetleri, bu otomobili rekabetçi olmaktan uzaklaştırıyor. Eğer bir çözüm bulamazsak, 50 yıllık bu ikonik modelin satışını durdurmak zorunda kalacağız. Bu ek yükümlülükler Polo’nun fiyatını neredeyse Tiguan seviyesine yükseltiyor. Bu araçla rekabet etmek artık mümkün değil” şeklinde konuştu.
ELEKTRİKLİ POLLER YOLDA
Polo’nun elektrikli versiyonlarının geleceğini de değerlendiren Bottaro, “Elektrikli modellerde isim değişiklikleri oluyor. Bunlara ID Polo ve ID Cross adını vermiş olacağız. Polo’yu kaybediyor olabiliriz ancak 2026 yılının sonuna doğru bu iki modelin dünya genelinde satışı başlayacak ve muhtemelen Türkiye’de de aynı dönemde piyasaya sürilecek. Bir yıl veda edecek, ardından Polo elektrikli versiyonuyla daha dinamik bir şekilde geri dönecek. ID Polo, Polo’nun yerine geçebilecek bir otomobil. Şu anda fiyat çalışmalarımız sürüyor” dedi.
PASSAT VE JETTA’DA YENİ ÜRETİM GÜNDEMDE DEĞİL
Bottaro, Passat ve Jetta modelleri hakkında ise, “Volkswagen, Çin’de 30 yıldır faaliyet gösteren büyük bir marka ve 29 yıldır bu pazarda lider konumda. Ancak Passat ve Jetta’nın Türkiye’de yeniden üretilmesi gündemde değil. Asya pazarlarına yönelik bir üretim açılması düşünülüyor. Ancak Türkiye’de bir otomobilin ithalatı için Avrupa homologue olması şart. Bu süreç çözümlenmeden bu iki modelin Türkiye’ye girişi mümkün değil” ifadelerini kullandı.