Yanlışlıkla TÜRKSAT yoluna girmişler

Darbe girişimi gecesinde binaya girmeye hazırlanırken yakalananlar, ifadelerinde panikle Konya yolundan sapıp TÜRKSAT'a döndüklerini söyledi. Şüphelilerden biri, "Polis bizi durdurduğu esnada ben panikle 'Bizi çağırdılar' dedim" ifadesini verdi.

15 Temmuz gecesi Fethullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında yayınları kesmek amacıyla TÜRKSAT'a girmeye çalışırken yakalanan dört şüpheli, ifadelerinde cuntaya karşı duranlara desteğe gittiklerini söyledi.

TÜRKSAT'a giren darbeciler tarafından yayınları kesmeleri için çağrılan, içeri girmeye çalıştıkları sırada yakalanarak tutuklanan Salih Mehmet Dağköy, Burhan Güneş, Aydın Yavuz ve Birol Baki, ifadelerinde yayınları kesmek için TÜRKSAT'a gittiklerini inkar etti.

İzmir'de yaşayan Dağköy, darbe girişiminin olduğu gün İstanbul'a gittiğini, diğer şüpheliler Baki ve Güneş ile buluştuktan sonra Ankara'ya geçtiklerini söyledi.

Diğer şüpheli Yavuz ile Ankara Şehirlerarası Otobüs Terminali'nde bir araya geldikten sonra araç kiraladıklarını aktaran Dağköy, şehir içinde dolaşmaya başladıklarını anlattı.

Arabada bulundukları sırada radyodan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın darbeye karşı 'Meydanlara çıkın' çağrısını duyduklarını ve bunun üzerine konvoya katıldıklarını savunan Dağköy, TÜRKSAT'a saldırı olduğunu duyduklarını savundu.

TÜRKSAT'ın bulunduğu bölgede polis tarafından durdurulduklarını anlatan Dağköy, kendilerini durduranların polis mi, darbeci mi olduklarını bilmediklerini, bu sırada araçtaki bir arkadaşının 'İçeriden bizi çağırdılar' şeklinde sözler söylediğini, kendilerinin TÜRKSAT'taki darbecilerle herhangi bir bağlantılarının olmadığını öne sürdü.

Darbeye karşı duranlara destek vermek için oluşturulan konvoya katıldıklarını, daha sonra konvoydakileri beklemek amacıyla TÜRKSAT'ın bulunduğu bölgeye gittiklerini iddia eden Dağköy, "O anki panikle farkından olmadan Konya yolundan TÜRKSAT'a dönmüş bulunduk. Konvoyu beklemek için uygun yer ararken polisler bizi durdurdu. Bizim oraya geliş amacımız tamamen destek olmaktır" ifadelerini kullandı.

Bilgisayar mühendisi olduğunu, Samanyolu TV'de 5 yıl çalıştığını söyleyen Dağköy, çocuklarının Fetullah Gülen'e ait cemaat okullarında eğitim gördüğünü ve Şifa Üniversitesinde Bilgi İşlem Daire Başkanı olarak görev yaptığını anlattı.

Diğer şüpheliler ile şehir içinde gezdikleri sırada darbe karşıtı konvoya katıldıklarını, daha sonra TÜRKSAT kavşağında hareketlilik gördüklerini, kullandığı aracı o tarafa doğru sürdüğünü savunan Burhan Güneş de radyodan duydukları darbe haberlerinin ardından yalnız kalmamak için konvoya katılmak istediklerini bildirdi.

Polislerin kendilerini durdurduğunu aktaran Güneş, "Polis olduklarını sonradan öğrendiğimiz şahıslar bizi durdurduğu esnada ben panikle 'Bizi çağırdılar' dedim ancak beni buradan arayan da çağıran da olmadı. TÜRKSAT içerisinde hiç kimseyi tanımam. Benim bir anlık panik ve korkuyla söylediğim bir ifadedir" diye konuştu.

Güneş, cep telefonundaki verileri silmeye çalıştığının hatırlatılması üzerine, o sırada telefonunun ışığını açmaya çalıştığını savundu.

TÜRKSAT'ın bulunduğu noktaya giden yola panikle girdiklerini savunan Güneş, yayınları kesmek için herhangi bir müdahalede bulunabilecek teknik bilgiye sahip olmadığını öne sürdü.

Darbe girişiminin ardından demokrasiye destek olmak için konvoya katıldıklarını savunan elektrik mühendisi Aydın Yavuz da daha sonra konvoydan koptuklarını ve tekrar konvoya katılmak için TÜRKSAT'ın bulunduğu yere gittiklerini iddia etti.

TÜRKSAT'ın bulunduğu bölgede polis tarafından durdurulduklarını, ardından kendisine kelepçe takıldığını kaydeden Yavuz, bugüne kadar TÜRKSAT'a sadece bir kez, iki yıl önce bir ürünün tanıtımı için gittiğini savundu.

Yavuz, kendisini götürecek ekip aracı beklendiği sırada bombalama olacağı söylentilerinin ardından korkarak arazide saklanmaya başladığını anlatarak, "Polisten kaçma gibi bir niyetim yoktu. Can güvenliğim açısından orada beklemeye başladım. Uçak bombalaması, ardından helikopter halkın içerisine doğru ateş etmeye başlayınca ben de ateş altında kaldım" dedi.

Şokun etkisiyle baygınlık geçirdiğini öne süren Yavuz, itfaiyenin çıkan yangını söndürmeye çalıştığını hatırladığını, daha sonra akaryakıt istasyonuna giderek emniyeti ve ambulansı aramalarını istediğini aktardı.

Elektrik mühendisi Birol Baki de TÜRKSAT'ta yayınları kapatabilme kabiliyetinin bulunmadığını ileri sürdü.

Savunmalarında iş görüşmeleri için Ankara'da buluştuklarını iddia eden şüphelilerin üzerinde daha önce bazı FETÖ mensuplarında bulunan bir dolarlık banknotlar ele geçirildiği öğrenildi.

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Aziz Yıldırım’dan Hakan Safi’ye Merih Demiral Eleştirisi

Fenerbahçe'de başkanlık seçimi 7 Haziran'da yapılacak. Aziz Yıldırım ve Hakan Safi arasındaki yarış öncesi, iddialı açıklamalar sürüyor.

Erdoğan: Sahadaki gücümüzü masada da kabul ettiriyoruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEİK 39. Genel Kurulu'nda Türkiye'nin marka değerini artırdığını söyledi. Kronik sorunların çözülmesiyle ülkenin marka değerinin yükseldiğini vurguladı.

Rahmi Koç’a Soruşturma ve Özür

Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "Halkın Bir Kesimini Alenen Aşağılama" suçundan resen soruşturma başlatıldı. Soruşturmaya gerekçe olarak, Rahmi Koç'un bir açılış programında sarf ettiği ifadeler gösterildi.

Hakan Safi, Greenwood İçin 4 Yıllık Anlaşma Duyurdu

Fenerbahçe Başkan Adayı Hakan Safi, seçim öncesi son büyük buluşmasını Faruk Ilgaz Tesisleri'nde gerçekleştirdi. Tekneyle meşaleler eşliğinde alana gelen Safi, taraftarlara seslendi.

Beşiktaş, Italiano ile 2 Yıllık Sözleşme İmzaladı

Beşiktaş Kulübü, İtalyan teknik adam Vincenzo Italiano ile 2027-2028 sezonu sonuna kadar sürecek iki yıllık bir sözleşme imzalandığını Kamuyu Aydınlatma Platformu'na bildirdi. Kulüp başkanı Serdal Adalı imza töreninde yaptığı açıklamada sportif başarıdan uzak olduklarını üzülerek belirtti.