Pandemi döneminde canlı etkinlikler sektörünün çökmesiyle birlikte konser ışık ve ses sistemleri kurulumcusu Joe Allen, “tekerlekli bir hayatta kalma sığınağı” hazırlayıp yeni bir kariyer yoluna girdi. İş bulmakta zorlanan Allen, bu süreçte yapay zekâ ve yeni teknolojilerin tehlikelerini yazmaya başladı ve sonunda eski Beyaz Saray Baş Stratejisti Steve Bannon’un “War Room” podcast’inde yer aldı. Allen’ın yapay zekâya yönelik şüpheciliği birkaç yıl önce niş bir görüşken, bugün işsizlik, elektrik faturaları, ruh sağlığı ve çevre konularında endişelenen Amerikalılar arasında giderek daha fazla karşılık buluyor.
YAPAY ZEKÂ KARŞITI SÖYLEM ANA AKIMA YERLEŞTİ
Boston Üniversitesi din ve bilim programı mezunu olan ve kendini “teknoloji karşıtı” olarak tanımlayan Allen’ın yapay zekâ karşıtı duruşu artık ana akımda kendine sağlam bir yer edindi. Şubat ayında Time dergisi, yapay zekâ karşıtı tepkileri konu alan kapak haberinde Allen’a yer verdi. “Artık daha az deli görünüyorum,” diyen Allen, Mart ayında Dallas’taki First Baptist Kilisesi’nde yaptığı konuşma öncesinde bu değişime dikkat çekti.
AMERİKAN SAĞINDA YAPAY ZEKÂ ÇATLAĞI BÜYÜYOR
Allen’ın konuşmaları, yazıları ve medya görüşmeleri, Amerikan sağ kanadı içinde yapay zekâ konusunda derinleşen bir ayrışmayı körüklüyor. Bu durum, Başkan Donald Trump ve Cumhuriyetçiler için yaklaşan ara seçimlerde sorun yaratabilir. Allen’ın dinleyicilerinin çoğu MAGA destekçisi olsa da, Trump yönetiminin yapay zekâyı düzenleme konusundaki büyük ölçüde müdahalesiz yaklaşımına katılmıyor. “Bu kırgınlıkla dolu bir kültürel matris var. İnsanlar teknolojinin dayatılmasından dehşete düşüyor,” diyen Allen, “Öfkeli ve bunu istemiyorlar” ifadelerini kullandı.
BANNON’IN DESTEĞİYLE ULUSAL SES HALİNE GELDİ
“War Room” podcast’i ile Allen’ı ulusal bir izleyici kitlesine taşıyan Bannon, Allen’ın sözlerinin işçi sınıfı ve alt-orta sınıf Amerikalılarda yankı bulacağını erken fark ettiğini söyledi. Bannon, Allen’ın ilahiyat geçmişi, Güneyli tavırları ve kalabalıkla bağ kurma yeteneğinin onu bu kitle için “mükemmel” kıldığını belirtti. Teknoloji devleri yapay zekânın yeni işler yaratacağını ve verimliliği artıracağını savunurken, Allen First Baptist Kilisesi’ndeki konuşmasında “teknoloji elitlerinin” Tanrı’yı “yapay zekâ diniyle” değiştirmeyi hedeflediğini öne sürdü.
TRUMP DESTEKÇİLERİ YAPAY ZEKÂDA HIZLI GELİŞİME KARŞI
Dallas’taki First Baptist Kilisesi, ülkenin en büyük mega kiliselerinden biri ve 16 bin cemaat üyesine hizmet veriyor. Kilisenin lideri Robert Jeffries, Trump’ın uzun süreli müttefiki ve birçok cemaat üyesi Trump destekçisi. Ancak Allen’ın Mart ayındaki ziyaretinde, bu destekçilerin birçoğunun Trump’ın yapay zekâya yönelik başlangıçtaki yaklaşımından memnun olmadığı görüldü. Trump, Çin’in önünde kalmak için daha gevşek düzenlemelerden yana olsa da, bazı destekçiler teknolojinin çok hızlı ilerlediğinden endişeli. Kendini “TrumPçı” olarak tanımlayan Elizabeth Gomez Crocker, yapay zekânın işleri ortadan kaldırmasından endişe duyduğunu ve geliştirmenin yavaşlaması gerektiğini söyledi.
ANKETLER PARTİLER ÜSTÜ YAPAY ZEKÂ ENDİŞESİNİ GÖSTERİYOR
Pew Araştırma Merkezi’nin anketine göre, iki partili çoğunluk hükümetin yapay zekâyı düzenlemesini isterken, Cumhuriyetçilerin yüzde 61’i hükümetin bunu etkili bir şekilde yapabileceğine güvenmiyor. Pew Direktörü Jeff Gottfried, “Amerikalılar zamanla yapay zekâya karşı daha olumsuz hale geliyor” derken, gençlerin yapay zekânın toplum ve gelecek üzerindeki etkileri konusunda en olumsuz hislere sahip olduğunu ekledi. CBS News/YouGov anketi ise liberaller, ılımlılar ve muhafazakârların çoğunluğunun ABD hükümet politikasının yapay zekânın “doğru şekilde” kullanılmasını sağlayacağına inanmadığını ortaya koydu. Allen, kendisini yapay zekâya karşı ideolojik ayrımları aşan “bütün bir ağın” sadece bir parçası olarak gördüğünü belirterek, Trump’ın yapay zekâ konusunda “doğru seçimi” yapmasını umduğunu ve mirasının buna bağlı olduğunu söyledi.