Bahçeşehir Üniversitesi’nde gerçekleştirilen “Kurumlarda Yapay Zeka Güvenlik Entegrasyon ve Ekonomik Değer Zirvesi”nde konuşan Kacır, teknolojinin toplumların refahına ve ülkelerin kalkınmasına yön verdiğini belirtti. Üretimden bireysel yaşam pratiklerine kadar birçok alanda yapay zekanın merkezde yer aldığını ifade etti. Büyüyen veri hacmi ve gelişen analiz kabiliyetleri sayesinde yapay zekanın veriyi stratejik avantaja dönüştürebildiğini vurguladı.
YAPAY ZEKANIN EKONOMİK ETKİLERİ
Kacır, yapay zekanın dünya ekonomisine yıllık 4,4 trilyon dolara kadar katkı sağlayabileceğini söyledi. Ancak, yapay zekanın etkisini sadece ekonomik değer üzerinden değerlendirmek sınırlı bir yaklaşım olduğunu belirtti. Yapay zekanın sunduğu fırsatları değerlendirirken, beraberinde getirdiği riskleri de göz önünde bulundurmak gerektiğini ifade etti. Kritik altyapı ve küresel platformları kontrol etme kapasitesine sahip ülkelerle diğerleri arasında artan uçurumun göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.
GÜVENLİ VE ADİL KÜRESEL ZEMİN İHTİYACI
Yapay zekanın güvenli ve etik bir şekilde kullanımı konusunda henüz bağlayıcı bir küresel zeminin oluşmadığını dile getiren Kacır, boşluğun olumsuz etkilerini gösteren yeni vakalarla karşılaştıklarını aktardı. Gelişmiş yapay zeka sistemlerinin izole test ortamını aşarak internete sızdığına dikkat çekti. Derin sahtecilik teknolojilerinin gerçek ile yanılsama arasındaki çizgiyi belirsizleştirdiğini ifade etti.
AHLAKİ SORUMLULUK VURGUSU
Kacır, Gazze’deki yapay zeka kullanımının ahlaki pusulası olmayanların elinde nasıl bir yıkım aracına dönüştüğünü belirtti. Hiçbir algoritmanın insanın ahlaki ve hukuki sorumluluğunu ortadan kaldıramayacağını vurguladı. Adaleti gözetmeyen bir teknoloji geliştirilmesinin insanlık için fayda sağlamayacağını ifade etti.
TÜRKİYE’NİN YAPAY ZEKADA YENİ ADIMLARI
Kacır, KOSGEB Yapay Zeka Kredi Programı ile KOBİ’lere maliyet ve rekabet avantajı sağlamak için çalıştıklarını hatırlattı. Ayrıca, gençleri yapay zeka çağının gerektirdiği yetkinliklerle buluşturacak çeşitli programlar uyguladıklarını belirtti. Türkiye’nin yapay zeka ekosisteminin güçlendirilmesi gerektiğini ve bunun için ortak bir vizyonla hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.
GÜVENİ SAĞLAMANIN ÖNEMİ
Kacır, güven vermeyen yapay zeka uygulamalarının geniş kabul göremeyeceğini söyledi. Sağlık, eğitim ve istihdam gibi alanlarda sistemlerin etkilerinin önceden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, oluşturulacak Ulusal Yapay Zeka Etik Kurulu’nun önemli roller üstleneceğini ifade etti. Hakların korunması ve sorumlulukların tanımlanması gerektiğini vurgulayarak, Türkiye’nin yapay zeka devriminden en üst düzeyde yararlanacağını belirtti.