Yüksek Mahkeme, Başkan Donald Trump’ın ülkeye yasa dışı olarak giren kişilerin tahliye duruşması olmadan zorunlu olarak gözaltına alınmasını öngören politikasını gözden geçirmeye karar verdi. Bu durum, göçmenlik konusunda yönetimin en tartışmalı ve agresif adımlarından birini ele alıyor. Yüksek Mahkeme, göçmenlik konusunu, önümüzdeki hafta başlayacak yeni döneminde yeniden gündeme taşıyarak, Göçmenlik ve Gümrük Uygulama Dairesi’nin (ICE) politikasına yapılan bir başvuruyu kabul etti.
TRUMP’IN POLİTİKASI
Trump, 2025’te iktidara döndükten sonra, önceki yönetimlerin yıllardır süregelen uygulamalarından ayrılarak, 1990’larda Kongre tarafından çıkarılan bir göçmenlik yasasını yeniden yorumladı. Bu yeni yorum, ülkede yasa dışı olarak bulunan kişilerin zorunlu olarak gözaltına alınması gerektiğini öne sürdü. Bu değişiklik sonucunda, göçmenlik yetkilileri, Biden yönetiminin sona erdiği dönemde 38,000 civarında olan gözaltındaki göçmen sayısını bu yaz 65,000’in üzerine çıkardı.
HUKUKİ SÜREÇ
Trump’ın politika değişikliği, ICE baskınlarında yakalanan binlerce göçmenin, gözaltına alınmalarının hukuka aykırı olduğunu savunarak federal mahkemelerde habeas corpus talepleriyle başvurmasına neden oldu. Georgetown Üniversitesi Hukuk Fakültesi profesörlerinden Steve Vladeck, “Yönetimin, on binlerce göçmeni belirsiz süreyle gözaltında tutma yetkisi, bu yasanın yeni yorumunun doğru olup olmamasına bağlıdır. Bu yorum, alt mahkemelerde 20,000’den fazla karara yol açtı ve bunların büyük çoğunluğu Trump yönetimine karşı sonuçlandı,” dedi.
YÜKSEK MAHKEME’NİN DEĞERLENDİRMESİ
Mahkeme, 2004 veya 2005 yıllarında yasa dışı olarak ABD’ye girmiş bir Brezilyalı hakkında açılan davayı ele alacak. Geçen yıl Massachusetts’teki bir trafik durdurmasında ICE ile temasa geçti. Adalet Bakanlığı, Yüksek Mahkeme’den daha önceki bir başvurusunu dikkate almasını istemişti. Adalet Bakanlığı, “Bu tür yasadışı şekilde bulunan göçmenlerin, tahliye işlemleri sürerken gözaltında tutulması, Kongre tarafından çıkarılan yasayı uygulamaktadır,” açıklamasında bulundu.
MUHALEFLERİN GÖRÜŞLERİ
Yönetimin muhalifleri, zorunlu gözaltında tutulan birçok göçmenin yıllardır ABD’de yaşadığını ve çoğunun ABD vatandaşı çocukları olduğunu belirtiyor. Yüksek Mahkeme’nin, Rhoney v. Barbosa Da Cunha davasında, önümüzdeki yılın başlarında tarafları dinlemesi ve Haziran ayı sonuna kadar bir karar vermesi bekleniyor.
HUKUKİ İKİ ANA MADDE
Dava, federal göçmenlik yasasında iki ana maddeye dayanıyor. Birinci madde, gözaltına alınan göçmenlerin, tahliye işlemleri sonuçlanana kadar gözaltında tutulabileceğini ve bu süreç boyunca teminatla serbest bırakılabileceklerini belirtiyor. Diğer madde ise, “bir göçmen kabul başvurusu yapıyorsa,” resmi makamların, göçmenin kabul edilme hakkının “açıkça ve kesin bir şekilde” olmadığını belirlemesi durumunda o kişiyi gözaltına alması gerektiğini ifade ediyor.
DEPORTASYON POLİTİKASI
Trump’ın muhalifleri, bu ikinci maddenin uzun zamandır sadece sınırda karşılaşılan göçmenlere uygulandığını, yıllardır ülkenin iç bölgelerinde yaşayanlara uygulanmadığını savunuyor. Geçtiğimiz yıl, Trump yönetimi, uzun süreli ikamet eden göçmenleri “kabul başvurusu yapıyor” olarak yorumlayarak, daha katı bir yaklaşım benimseyeceğini duyurdu. Yüksek Mahkeme, bu hafta, Trump yönetiminin bazı göçmenleri kendi vatanları dışındaki ülkelere deport etme politikasına dair başka bir önemli davayı da kabul etti.
Bu hikaye, ek detaylarla güncellenmiştir.